2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Cumhuriyetin 103. Yıldönümü Kutlanırken Bozuk Düzen ve Karşıdevrim Tartışması

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıldönümü yurdun dört bir yanında fener alayları ve coşkulu etkinliklerle kutlanmaya hazırlanırken, ülkede yaşanan siyasi ve hukuki dönüşümler ile Cumhuriyet Devrimi’nin kazanımlarının durumu, Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in değerlendirmeleriyle yeniden gündemin merkezine oturdu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıldönümü fener alayları ve yurttaşlık bilinciyle sokaklarda kutlanacak.
  • AKP iktidarının Türk tipi başkanlık sistemiyle anayasayı çiğneyen kararları ve artan baskıları eleştiriliyor.
  • Prof. Dr. Örsan K. Öymen, Atatürk ve Rousseau felsefesi ekseninde devrim süreçlerini karşılaştırdı.
  • Avrupa genelindeki kitlesel protestolar ile Türkiye’deki rejim tartışmaları arasındaki ince çizgi sorgulanıyor.

Ne Oldu ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Neden Buruk Kutlanıyor?

Yarın kutlanacak olan Cumhuriyetin 103. yıldönümünde milyonlarca insan fener alaylarıyla sokaklara çıkacak, yurttaş olmanın erdemlerini hatırlayacak. Ancak bu coşkunun arkasında derin bir kaygı da yer alıyor. Sonra yine AKP iktidarının kurduğu Türk tipi başkanlık sisteminde anayasayı çiğneyen kararlar, insanlık onuruna aykırı uygulamalar ve giderek artan baskı ortamı devam edecek. Artık ne laik ne de sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, Cumhuriyet Devrimi’nin tüm birikiminin neredeyse yok edildiği bir dönemde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, bir kez daha buruk bir şekilde kutlanacak. Bu tablo karşısında kamuoyunda yankı bulan en temel soru şudur: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, ne zaman gerçek anlamına yakışan bir ülkede kutlanabilecek?

Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in ‘Bozuk Düzen’ Değerlendirmesi Nedir?

Bu soruların yanıtı aranırken, Prof. Dr. Örsan K. Öymen, iki gün önce yayımlanan “Bozuk düzen” adlı köşe yazısında son derece dikkat çekici ve derinlemesine bir değerlendirme yaptı. Öymen, İsviçreli-Fransız filozof Jean-Jacques Rousseau’nun görüşlerinden etkilenen devrimci siyasetçilerin Fransa’da 1789 yılında monarşik, teokratik ve feodal düzeni yıkarak cumhuriyeti kurduklarını hatırlattı. Benzer şekilde, yine Rousseau’nun düşüncelerinden etkilenen Mustafa Kemal Atatürk’ün de 20. yüzyılın başlarında benzer bir devrimi gerçekleştirerek; monarşik, teokratik ve feodal düzeni yıktığını, saltanatı ve halifeliği kaldırdığını ve toprak reformunu başlatarak cumhuriyeti kurduğunu belirtti.

Avrupa’daki Protestolar ve Türkiye’deki Rejim Tartışmalarının Nedeni Ne?

Son dönemde Fransa ile birlikte Belçika, Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Arnavutluk gibi birçok ülkeye yayılan protesto eylemlerine dikkat çeken Prof. Dr. Öymen, çok önemli bir soru sorarak bu sorunun yanıtını da verdi. Soru açık ve netir: ‘Bu ülkelerde Türkiye’de olduğu gibi cumhuriyetin temel ilkelerine yönelik bir saldırı olmadığı halde, neden kitlesel protesto eylemleri gerçekleşmektedir?’ Öymen bu sorunun yanıtını şu sözlerle netleştirdi: ‘Çünkü monarşinin, teokrasinin ve feodalizmin yıkılması, ilerici adımların atılması…’ Bu bağlamda, küresel ölçekteki toplumsal hareketlilikler ile Türkiye’nin içerisinden geçmekte olduğu yapısal ve rejimsel dönüşümler arasındaki paralellikler ve zıtlıklar, ülkenin geleceğine dair ipuçları sunmaktadır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesine ve laik, sosyal hukuk devleti niteliklerine dönüş yapıp yapamayacağı, ülkenin siyasi ve toplumsal dinamiklerinin alacağı yönle belirlenecektir. Yurttaşların hak ve özgürlük talepleri ile resmi idarenin uygulamaları arasındaki gerilimin, önümüzdeki dönemde de hem hukuki hem de toplumsal platformlarda tartışılmaya devam etmesi beklenmektedir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın