ANTALYA — Bu yıl 63’üncüsü düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, “ulusal uzun metraj film yarışması” heyecanıyla hız kesmeden devam ederken; “Tatlı Maya” ve “Taş ve Tüy” yapımlarının ardından sinemaseverlerin karşısına çıkan Yeşim Ustaoğlu imzalı “Artakalan” ile Erdi Işık’ın yönettiği “Düğün Şarkıcısı” filmleri, güçlü hikâye yapılarına karşın senaryolarında barındırdıkları yapısal sorunlarla festivalin en çok tartışı янık konularından biri haline geldi.
- 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ulusal uzun metraj kategorisinde yarışma heyecanı tüm hızıyla sürüyor.
- Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği ve Türkiye ilk gösterimini yapan ‘Artakalan’ filmi, güçlü oyuncu kadrosuna rağmen senaryo odağındaki orantısızlıkla dikkat çekti.
- Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul ve İlyas Salman’ın başrollerini paylaştığı yapım, orta sınıfın şehir bohemi atmosferinden kırsal hesaplaşmalara uzanan bir yolculuk sunuyor.
- Günün ikinci prömiyeri olan, Erdi Işık imzasını taşıyan ve Türkiye ilk gösterimini gerçekleştiren ‘Düğün Şarkıcısı’ ise 2001 yılında Ankara’dan İstanbul’a gelen genç caz müzisyenlerinin hikâyesini merkeze alıyor.
Artakalan Filmi ve Senaryodaki Odak Sorunları
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “ulusal uzun metraj film yarışması” heyecanı tüm hızıyla sürerken; “Tatlı Maya” ve “Taş ve Tüy” yapımlarının ardından festivalin en merakla beklenen iki iddialı filmi daha seyirci karşısına çıktı. Bunlardan ilki, festival kapsamında Türkiye ilk gösterimini önceki gün gerçekleştiren, usta sinemacı Yeşim Ustaoğlu’nun yazıp yönettiği “Artakalan” oldu. Öykü Karayel, Metin Akdülger, Ali Kayra Kul ve Türk sinemasının usta ismi İlyas Salman’ın başrollerini paylaştığı yapım; evliliklerinde derin sorunlar yaşayan şair Elif (Öykü Karayel) ve müzisyen Mehmet’in (Metin Akdülger) çalkantılı evlilik ekseninde ilerliyor. Film, geçmişle hesaplaşma, bireysel özgürlük arayışı, karmaşık aile ilişkileri ve içsel yüzleşme temalarını işliyor.
Evlilik kurumunun ve modern şehir yaşamının yarattığı boğucu sıkışmışlıkta bunalıma giren, aynı zamanda yazma sıkıntısı ile boğuşan Elif ile işinden haksız yere kovulan ve açtığı yeni stüdyonun ağır borçları altında ezilen Mehmet’in çarpıcı tartışma anına kadar, film seyirciye orta sınıfın “ipe sapa gelmez şehir bohemi” tadında akıcı bir anlatı sunuyor. Ancak Elif’in kendini aniden yollara bırakmasıyla ve Mehmet’in babasının ani hastalığı nedeniyle oğluyla birlikte köye gitmesiyle, filmin ana odağı bir anda farklı ve keskin yollara savruluyor. Elif’in yaşadığı modern sıkışmışlığın yarattığı tıkanıklık, kendi içinde son derece değerli ve anlatılmaya değer bir sinematografik hikâye sunuyor. Ancak filmin afişi, resmi sinopsisi ve ilk bölümü tamamen Elif karakteri üzerinden ilerlerken; Mehmet’in çocukluğundan beri omuzlarında sırtında taşıdığı ağır yük, seyirci açısından çok daha yoğun ve izlenilmesi daha kıymetli bir anlatıya evriliyor.
Sinematografik Başarı ve Senaryo Uyumsuzluğu
Yeşim Ustaoğlu’nun kısa zaman önce sinemaseverlerle buluşan dikkat çekici belgeseli “Kuru Taşın Başı”ndan güçlü referansları barındıran “Artakalan”, sinematografik dili ve üst düzey ses tasarımı açısından izleyicisine üst seviyelerde bir seyir zevki vadediyor. Ancak bu görsel ve işitsel estetik başarı, senaryodaki bu büyük orantısızlıkla ne yazık ki tam anlamıyla bağdaşmıyor. Türk edebiyatının usta ismi Birhan Keskin’in insan ruhuna ve aklına iğne gibi çakılan derin şiirleri ile filmin iki farklı kutbunu birbirine bağlamaya çalışan final sekansı bile, senaryonun genelindeki bu denge ve orantısızlık sorununu tamamen ortadan kaldırmaya yetmiyor.
Festival maratonunun günün ikinci önemli film gösterimi ise yine Türkiye ilk gösterimini başarıyla gerçekleştiren “Düğün Şarkıcısı” oldu. 2001 yılında Ankara’dan İstanbul’a umutla gelen genç caz müzisyeni Şahnaz (Yasemin Sakallıoğlu) ile gitarist arkadaşı Ulaş’ın (Mehmet Korhan Fırat) merkezinde şekillenen yapım, Türkiye’nin yakın tarihini müzikal bir perspektifle ele alarak izleyicinin dikkatine sunuluyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde sinemaseverlerin beğenisine sunulan “Artakalan” ve “Düğün Şarkıcısı” filmleri, Türk sinemasının güncel yönelimlerini ve yaratıcı reflekslerini gözler önüne sererken, senaryo dramaturjisi ve odak derinliği tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Festival kapsamında önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek diğer gösterimler ve jürinin yapacağı değerlendirmeler, Türk sinemasının geleceğine ışık tutacak ödüllerin sahibini bulması açısından sinema çevreleri tarafından büyük bir dikkatle takip ediliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika