2 Kasım 2026, Pazartesi
Haber

Prof. Dr. Kanadoğlu’ndan Soruşturma Açıklaması: İfade Özgürlüğü

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — İstanbul Barosu 128. Olağan Genel Kurulu’ndaki konuşmasında sarf ettiği sözler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, Cumhuriyet’e yaptığı özel açıklamada, sözlerinin tamamen ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve ortada herhangi bir suç unsuru bulunmadığını vurgularken, Türkiye genelindeki 79 baro ise ortak bir bildiri yayımlayarak bu soruşturmanın derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’ndaki konuşması nedeniyle soruşturma başlatıldı.
  • Kanadoğlu, soruşturmayı ilk kez sosyal medyada öğrendiğini belirterek açıklamalarının Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlara yönelik hatırlatmalar olduğunu ifade etti.
  • Türkiye genelindeki 79 baro ortak bir açıklama yaparak savunmanın bağımsızlığına ve ifade özgürlüğüne dikkat çekti ve soruşturmanın sonlandırılmasını istedi.

Ne Oldu ve Soruşturma Süreci Nasıl Başladı?

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nda kürsüye çıkarak dikkat çekici bir konuşma gerçekleştiren Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, yargı organlarının Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uymamasına ilişkin eleştirilerde bulunmuştu. Kanadoğlu genel kurul salonunda yaptığı bu konuşmada, “Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfi tutuklama kararı veren sulh ceza hâkimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz” demiş ve “İki elimiz yakalarında olacak” ifadelerini kullanmıştı. Bu çıkışın ardından hukuk camiasında geniş yankı uyandıran olay sonrasında, Kanadoğlu hakkında resmi soruşturma başlatıldı. Konuyla ilgili Cumhuriyet gazetesine konuşan Prof. Dr. Kanadoğlu, hakkındaki bu hukuki süreci ilk olarak sosyal medya mecraları üzerinden öğrendiğini belirtti. Açıklamalarının hiçbir noktasında suç unsuru barındırmadığının altını çizen Kanadoğlu, bu değerlendirmelerin tamamen yargı organlarının Anayasa Mahkemesi kararlarına riayet etmemesi durumuna karşı yapılan hukuki ve meşru hatırlatmalar niteliğinde olduğunu dile getirdi. Konuşmasının anayasal güvence altında bulunan ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını net bir şekilde vurgulayan deneyimli hukukçu, “Ortada herhangi bir suçtan söz edilemez” diyerek soruşturmanın hukuki dayanağının bulunmadığını savundu.

79 Barodan Ortak Tepki: Soruşturma Sonlandırılmalı

Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturma, Türkiye’deki baroların da tepkisini çekti. Yaşanan gelişmelerin ardından harekete geçen 79 baro, ortak bir yazılı açıklama yaparak söz konusu soruşturmanın bir an önce sonlandırılması talebinde bulundu. Barolar tarafından yayımlanan ortak bildiride, avukatlık mesleğinin ve savunmanın bağımsızlığının demokratik hukuk devletinin en temel yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çekildi. İfade özgürlüğünün mutlak surette koruma altında olması gerektiği vurgulanan açıklamada, hukukçuların ve akademisyenlerin yargı süreçlerine ilişkin eleştirel görüşlerini dile getirmelerinin doğal bir hak olduğu ifade edildi. 79 baro, bu tür soruşturmaların yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizerek sürecin takipçisi olacaklarını ima ettiler. Öte yandan BirGün’ün aktardığı bilgilere göre, bağımsız gazetecilik faaliyetleri kapsamında vatandaşların ve hukukçuların güncel gelişmeleri anlık olarak takip edebilmesi için dijital mecralar ile WhatsApp kanalının aktif olarak kullanıldığı, okuyucuların özel haberlere ve son dakika güncellemelerine hızlı bir şekilde ulaşabileceği hatırlatıldı. Hem akademik camiadan hem de barolardan gelen bu tepkiler, Türkiye’de yargı, ifade özgürlüğü ve anayasal düzen tartışmalarını yeniden ve en üst seviyeden gündemin merkezine taşıdı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte, Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın hukuki seyrinin nasıl şekilleneceği ve 79 baronun yaptığı çağrının yargı makamları nezdinde nasıl bir karşılık bulacağı merakla bekleniyor. İfade özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı ekseninde yaşanan bu tartışmaların, Türkiye’deki hukuk çevrelerinde ve demokratik kamuoyunda uzun süre konuşulmaya devam edeceği öngörülüyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın