WASHINGTON — ABD Başkanı Donald Trump, Texas’ta düzenlediği seçim mitinginde Venezuela ile ilişkilerden İran politikasına kadar dış politika gündemini değerlendirirken, Venezuela’nın ‘ABD’nin 51. eyaleti olabileceğini’ savunarak, ‘Devlet başkanı yerine vali seçimi yapalım’ ifadeleriyle dikkat çekti.
- Trump, Venezuela ile ‘harika’ ilişkilerimiz var diyerek bu ülkeden ciddi miktarda petrol aldıklarını belirtti.
- Venezuela’nın yakında müreffeh bir ülke olacağını ve ABD’nin 51. eyaleti haline gelebileceğini savundu.
- İran’la savaşı kendilerinin değil 1978’de İran’ın başlattığını öne sürdü ve İran operasyonunu ‘en iyi işlerden biri’ olarak nitelendirdi.
- Akaryakıt fiyatlarının yakında hızla düşeceği sözünü vererek, dış politikanın Kongre ara seçimlerini olumsuz etkilemeyeceğini ifade etti.
Texas Mitinginde Şaşırtan Venezuela Çıkışı: ‘Devlet Başkanı Değil Vali Seçelim’
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım’da yapılacak kritik Kongre ara seçimleri yaklaşırken sahaya indi ve Texas’ta büyük coşkuyla karşılanan bir seçim mitingine katıldı. Burada yaptığı kapsamlı dış politika değerlendirmelerinde, Latin Amerika’nın stratejik ve petrol zengini ülkesi Venezuela ile ilgili sıra dışı açıklamalara imza attı. Trump, Venezuela ile ‘harika’ bir ilişkiye sahip olduklarını, bu ülkeden yüksek miktarda petrol ithal ettiklerini vurguladı. Ayrıca, bazı Amerikan petrol şirketlerinin de bu ülkede ciddi ve stratejik yatırımlar yaptığını dile getirdi. Venezuela’nın yakında müreffeh bir ülke olacağına dair inancını belirten ABD Başkanı, işi bir adım daha ileri götürerek şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı: ‘Belki de yakın bir gelecekte burası 51. eyaletimiz haline gelir. Bu mümkün, bunu gerçekleştirelim, orayı 51. eyaletimiz yapalım. Devlet başkanı yerine vali seçimi yapalım.’ Bu açıklamalar, Washington ile Caracas arasındaki gerilim ve diplomasi hattında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
İran Politikası ve Askeri Operasyonlar: ‘Yaptığım En İyi İşlerden Biriydi’
Dış politika gündeminin bir diğer önemli maddesini ise Orta Doğu ve İran politikası oluşturdu. Konuşmasında İran’la yaşanan gerilimlere değinen Trump, savaşı kendilerinin başlatmadığını, aksine 1978 yılında İran’ın bu süreci başlattığını savundu. İran yönetimlerinin geçmişte birçok Amerikan askerinin ölümünden sorumlu olduğunu iddia eden Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması karşılığında petrol ve akaryakıt fiyatlarının yüksek olmasının ‘oldukça küçük bir bedel’ olduğunu savundu. Başkan Trump, ‘Yakında bu savaş bitecek, orduları, donanmaları ya da başka bir şeyleri kalmadı’ diyerek Tahran yönetimine yönelik sert tutumunu yineledi. Seçmenlerine ekonomik alanda da müjde veren Trump, ülkedeki akaryakıt fiyatlarının yakında hızla düşeceği sözünü verdi ve bu tartışmalı İran politikasının 3 Kasım’daki Kongre seçimlerini olumsuz etkilemesini beklemediğini kaydetti. Konuşmasının devamında yöneltilen bir soruyu yanıtlayan Trump, ‘Dün biri soruyordu; eğer yeniden yapmanız gerekse, İran’a yine de saldırır mıydınız? Ben de dedim ki; kesinlikle, bu yaptığım en iyi işlerden biriydi’ diyerek askeri hamlelerini savundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
ABD Başkanı Donald Trump’ın hem Latin Amerika’ya yönelik bu jeopolitik vizyonu hem de Orta Doğu’daki askeri operasyonları savunması, 3 Kasım Kongre ara seçimleri öncesinde iç ve dış politikada tansiyonu artırmaya devam ediyor. Önümüzdeki süreçte, özellikle enerji piyasaları, akaryakıt fiyatlarındaki olası düşüşler ve Venezuela ile İran eksenli dış politika söylemlerinin Amerikan seçmeninin sandık başına gitmesindeki etkileri yakından takip edilecek.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika