İSTANBUL — Küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikası hamleleri ile tahvil faizlerindeki gerilemenin altın piyasasına yansımaları sürerken, Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk ons altında 4 bin dolar seviyesinin kritik bir destek noktası oluşturduğunu vurgulayarak orta ve uzun vadeli yükseliş beklentilerinin korunduğunu bildirdi.
- ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5,35’ten yüzde 4,96-4,97 bandına gerilemesi altın üzerindeki baskıyı hafifletti.
- Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, ons altında 4 bin dolar seviyesinin güçlü destek olarak öne çıktığını belirtti.
- Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 1.000 ton altın satın aldı.
- Türkiye’deki fon krizinde parası kalan bazı yatırımcılar, kısa vadeli yükümlülükleri nedeniyle altın satmak zorunda kaldı.
Küresel Tahvil Faizi Düşüşü ve Ons Altında Güçlü Destek Seviyeleri
Küresel finans ekosisteminin merkezinde yer alan ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararları ve yönelimlerinin yakından izlendiği bu kritik haftada, enstrümanlar arasındaki para akışı da yeniden şekilleniyor. Özellikle ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki belirgin gerileme, değerli metaller üzerindeki uzun süreli satış baskısını hafifleten ana etkenlerin başında geldi. Geçmiş dönemde yüzde 5,35 gibi yüksek seviyeleri test eden ABD 10 yıllık tahvil faizleri, yaşanan son gelişmelerle birlikte yüzde 4,96-4,97 bandına kadar geriledi. Bu faiz hareketi, yatırımcıların güvenli liman algısını yeniden gözden geçirmesine zemin hazırladı.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, ons altında 4 bin dolar seviyesinin piyasa tarafından güçlü bir destek noktası olarak kabul edildiğine dikkat çekti. Güçlenen doların zaman zaman altın fiyatlarını kısa vadeli olarak baskıladığını belirten Yıldırımtürk, bu kapsamda 4 bin doların altına yaşanan anlık sarkmaların kalıcı bir nitelik taşımadığını ifade etti. Teknik açıdan aşağı yönlü hareketlerin derinleşmesi durumunda 3 bin 850 dolar seviyesinin de önemli bir alt destek noktası olarak izlendiğini belirten uzman isim, orta ve uzun vadeli yatırımcılar açısından mevcut fiyat seviyelerinin cazip birer alım fırsatı oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.
Merkez Bankalarının Rezerv Hamleleri ve Çin’in Rekor Alımları
Altın piyasasının yönünü tayin eden en temel dinamiklerden biri olan merkez bankalarının rezerv politikaları, küresel çapta stratejik bir boyut kazanmaya devam ediyor. Merkez bankalarının altın alımlarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, Dünya Altın Konseyi verilerine işaret ederek Çin’in stratejik hamlelerine dikkat çekti. Buna göre Çin, yılın ilk sekiz aylık diliminde yaklaşık 1.000 ton altın alarak piyasadaki ana akışı domine eden aktörlerin başında geldi.
Diğer yandan, jeopolitik risklerin ve uluslararası yaptırımların getirdiği güvensizlik ortamı rezerv yönetiminde yeni trendleri tetikledi. Rusya’nın yurtdışındaki varlıklarına yönelik el koyma kararlarının ardından, küresel ölçekte bazı ülkelerin altın rezervlerini kendi ulusal sınırlarına taşıma eğiliminin giderek güçlendiğini belirten Yıldırımtürk, bu trendin somut örnekleri olarak Almanya ve Hollanda’nın da rezervlerinin bir bölümünü ülkelerine geri getirdiğini ifade etti. Bu durum, altının sadece finansal bir yatırım aracı değil, aynı zamanda jeopolitik bir güvence unsuru olarak konumunu da pekiştirdiğini ortaya koyuyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
İç piyasada yaşanan ekonomik gelişmeler ve fon krizinin altın hareketlerine etkisini de masaya yatıran Mehmet Ali Yıldırımtürk, fonlarda parası kilitlenen veya nakit akışı aksayan bazı yatırımcıların, kısa vadeli finansal yükümlülüklerini karşılamak amacıyla ellerindeki altınları satmak zorunda kaldığını aktardı. Tüm bu yerel ve küresel dinamiklerin ışığında; merkez bankalarının süregelen fiziki talebi, fon piyasalarından çözülerek altına yönelme potansiyeli taşıyan sermaye ve tahvil faizlerindeki gevşeme eğilimi göz önüne alındığında, orta ve uzun vadede altının yukarı yönlü güçlü rota beklentisini korumaya devam edeceği öngörülmektedir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika