ANKARA — Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerinde mahpuslara yönelik siyasi baskılar, eşyaların tahrip edilmesi ve hak ihlali iddialarını detaylı bir soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.
- DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, cezaevlerindeki hak ihlallerini Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sordu.
- Mehmet Can Yiğiten’in 21 Eylül 2026 tarihli mektubuyla cezaevlerindeki ihlal iddiaları ve oda aramalarında eşyaların tahrip edilmesi gündeme geldi.
- Uygulamaların, Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu’nun misyonu ve barış sürecinin ruhuyla bağdaşmadığı vurgulandı.
Barış Süreci ve Cezaevlerindeki Hukuk Dışı Uygulama İddiaları
DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü bakımından tarihsel bir imkân yaratan 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısıyla başlayan sürece rağmen cezaevlerinde hukuk dışı uygulamaların sürdüğü iddialarını Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Meclis’e taşıdı. Aslan, söz konusu uygulamaların barış süreciyle doğrudan bağdaşmadığını savunarak konunun vehametine dikkat çekti. Mehmet Can Yiğiten’in 21 Eylül 2026 tarihli mektubuna atıfta bulunan Aslan, cezaevi yöneticilerinin siyasi ve ideolojik yaklaşımları, oda aramalarında mahpusların eşyalarının tahrip edilmesi, itiraz edenler hakkında disiplin soruşturmaları açılması ve idareyle görüşme taleplerinin karşılıksız bırakılması gibi uygulamaların sürdüğünü belirtti. Mahpusların bu uygulamaları barış sürecinin ruhuyla bağdaşmayan provokatif yaklaşımlar olarak değerlendirdiğini ifade eden Aslan, Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunda yer alan Adalet Bakanlığının denetimi altındaki hapishanelerde bu uygulamaların sürmesinin ciddi bir çelişki oluşturduğunu vurguladı.
Meclis Gündemine Taşınan Kritik Sorular ve Bakanlığın Sorumlulukları
Milletvekili Nevroz Uysal Aslan’ın hazırladığı ve Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanması talep edilen önergede, cezaevindeki son duruma ilişkin şu somut başlıklar yer aldı: Birincisi, barış sürecinin yürütülmesinde sorumluluk üstlenen Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunda yer alan Adalet Bakanlığının, kendi yönetim ve denetimi altındaki hapishanelerde süreci sabote edebilecek provokatif uygulamaların önlenmesine yönelik aldığı somut tedbirler nelerdir? İkincisi, cezaevi yöneticilerinin mahpuslara siyasi ve ideolojik yaklaşımlarla baskı uyguladığı iddiaları hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Üçüncüsü, mahpusların eşyalarına zarar verildiği iddialarına rağmen, bu uygulamalara itiraz eden mahpuslar hakkında disiplin soruşturması açan sorumlu personel hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Dördüncüsü, mahpusların sorunlarını diyalog yoluyla çözme talepleri neden karşılanmamakta, cezaevi yönetimleri hangi gerekçeyle mahpuslarla görüşmekten kaçınmaktadır? Beşincisi ve son olarak, ceza infaz kurumuna son bir buçuk ay içerisinde atanan yöneticilerin ardından mahpuslara yönelik baskı ve hak ihlali iddialarının derinleşmesinin nedenleri nelerdir?
Gelişmeler ve Beklentiler
Adalet Bakanlığı ve ilgili cezaevi yönetimlerinin konuya ilişkin yapacağı resmi açıklamalar ile konunun Meclis denetim mekanizmaları çerçevesindeki seyri kamuoyu tarafından yakından takip edilmektedir. Sürecin ilerleyen günlerde nasıl bir hukuki ve idari boyut kazanacağı merakla bekleniyor.
Kaynak: Evrensel