TEL AVİV — İsrail’de gerçekleştirilen son genel seçimlerin ardından siyasi bloklar arasındaki kıyasıya yarış devam ederken, hükümet kurma hesaplarında Arap partilerinin parlamentodaki konumu kritik bir eşik olarak yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Netanyahu karşıtı partilerin çoğunluğu sağlayamaması ihtimali, Arap seçmenleri temsil eden siyasi oluşumların desteğini hayati kılarken; olası işbirliklerinin önünde derin ideolojik ayrılıklar, karmaşık güvenlik politikaları ve geçmişten gelen sert siyasi anlaşmazlıklar duruyor.
- İsrail’in 120 sandalyeli parlamentosu Knesset’te güvenoyu ve hükümet kurabilmek için asgari 61 milletvekilinin desteği şart koşuluyor.
- Ra’am Partisi lideri Mansur Abbas, Channel 16’ya yaptığı açıklamada, koalisyon şartlarından önce parlamento çoğunluğunun netleşmesi gerektiğini vurguladı.
- Televizyon kanallarının seçim gecesi yayımladığı tahminlerin çelişkili olması, olası koalisyon senaryolarındaki belirsizliği artırıyor.
- Netanyahu yanlısı blokun çoğunluğa ulaşıp ulaşamayacağı tartışılırken, Channel 14’ün güncellenmiş verileri farklı bir tabloya işaret ediyor.
Knesset’te Sayısal Çıkmaz ve Çelişkili Anket Tahminleri
İsrail siyasetinde seçim sandıklarının kapanmasının ardından başlayan hükümet kurma hesapları, ülkenin parlamenter yapısındaki kırılgan dengeleri bir kez daha gözler önüne serdi. İsrail’in 120 sandalyeli tek meclisli parlamentosu Knesset’te istikrarlı bir hükümet kurabilmek ve güvenoyu alabilmek için siyasi blokların en az 61 milletvekilinin desteğini arkasına alması gerekmektedir. Ancak seçim gecesi üç ayrı ana akım televizyon kanalının yayımladığı sandık çıkışı ve tahmin verileri, birbiriyle çelişen tablolar ortaya koydu. Bu çelişkili tahminler, siyasi aktörlerin hamlelerini planlamasını zorlaştırırken, özellikle Netanyahu yanlısı blokun bu sihirli 61 rakamına ulaşıp ulaşamayacağı hususunda kafalarda soru işaretleri yarattı. Nitekim seçim gecesi yayımlanan ilk üç kanalın tahminleri Netanyahu’nun çoğunluğa ulaşamayacağını öngörürken, ilerleyen saatlerde Channel 14’ün yayımladığı güncellenmiş tahminler dengeleri değiştirebilecek nitelikteydi ve Netanyahu’nun gerekli çoğunluğu sağlayabileceğine işaret etti. Yine de uzmanlar, bu verilerin kesin seçim sonuçlarını değil, yalnızca medyanın anlık tahminlerini yansıttığı gerçeğinin altını çizerek temkinli olunması gerektiğini belirtiyor.
Arap Partilerinin Rolü ve Mansur Abbas’ın Stratejik Hamlesi
Seçim sonuçlarının henüz kesinleşmediği ve televizyon tahminlerinin havada uçuştuğu bu belirsiz atmosferde, Arap seçmenleri temsil eden siyasi oluşumların yeni hükümetin kurulmasında nasıl bir rol oynayacağı en çok tartışılan konuların başında geliyor. Özellikle Netanyahu karşıtı partilerin tek başına çoğunluğu sağlayamaması senaryosunda, Arap partilerinin dışarıdan veya içeriden vereceği destek, koalisyonun kaderini belirleyebilir. Bu bağlamda, Ra’am Partisi lideri Mansur Abbas’ın seçim gecesi Channel 16 televizyonuna verdiği röportaj büyük bir stratejik önem taşıdı. Abbas, programda, Netanyahu’nun başlıca rakibi Gadi Eisenkot’un Arap partileriyle olası bir işbirliği için öne sürdüğü koşullara ilişkin soruları yanıtladı. Abbas’ın yaklaşımı, mevcut belirsizliğin ve stratejik mesafenin net bir özeti niteliğindeydi: Ra’am lideri, olası bir koalisyonun ya da ortaklığın katı şartlarını tartışmaya açmadan önce, ilk olarak hükümet kurmak için gerekli parlamento çoğunluğunun matematiksel olarak oluşup oluşmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Farklı televizyon kanallarının yayımladığı çelişkili seçim tahminleri de bizzat Abbas’ın bu temkinli ve gerçekçi yaklaşımının arkasındaki belirsizlik ortamını gözler önüne serdi.
İdeolojik Engeller ve Koalisyon Pazarlıklarının Geleceği
Arap partilerinin İsrail siyasetindeki kilit konumu, her seçim döneminde olduğu gibi bu dönemde de büyük bir ikilemi beraberinde getiriyor. Seçim sonuçlarının kesinleşmesine bağlı olarak Ra’am Partisi, yeni hükümetin kurulması sürecindeki koalisyon görüşmelerinde ülkenin kaderini belirleyecek kilit bir konuma gelebilir; ya da olası bloklaşmaların dışında kalarak koalisyon pazarlıklarında beklenen etkiyi gösterme şansını yitirebilir. Ancak her halükarda, İsrail ana akım siyaseti ile Arap siyasi partileri arasındaki olası işbirliklerinin önünde aşılması son derece güç devasa engeller bulunuyor. Bu engellerin başında derin ideolojik ayrılıklar, ülkenin hassas güvenlik politikaları ve geçmişten bugüne taşınan kronik siyasi anlaşmazlıklar yer alıyor. Siyonist partilerin çoğunluğu ile Arap azınlık haklarını savunan partiler arasındaki bu yapısal gerilim, olası bir ortaklığı hem iç politika hem de parti tabanları açısından son derece maliyetli kılıyor. Netanyahu karşıtı blokun sayısal yetersizliği Arap partilerinin kapısını çcalmaya zorlasa da, bu kapının aralanması için tarafların tarihin en sert siyasi ve ideolojik pazarlıklarından birini yürütmesi gerekecek.
Gelişmeler ve Beklentiler
İsrail’de seçimlerin ardından şekillenen parlamento aritmetiği, ülkeyi uzun ve yorucu bir koalisyon müzakereleri sürecine sürüklemektedir. Kesin seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilmesinin ardından, Cumhurbaşkanı’nın hükümeti kurma görevini hangi siyasi lidere vereceği ve bu liderin 61 çoğunluğa ulaşmak için Arap partileriyle nasıl bir temas kuracağı önümüzdeki günlerin en sıcak başlığı olmaya devam edecektir. Ra’am Partisi lideri Mansur Abbas’ın işaret ettiği gibi, sayısal çoğunluğun netleşmesiyle birlikte başlayacak olan pazarlıklar, İsrail’in yakın siyasi tarihinin en sıra dışı ittifaklarına ya da derin bir hükümet krizine sahne olabilir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika