İSTANBUL — Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML), dünya genelinde yükselen gençlik hareketleri ve protestolar hakkında kapsamlı bir açıklama yayımladı. ‘Gençlik, kapitalist politikalara karşı ayağa kalkıyor’ başlığıyla duyurulan metinde; son haftalarda 25’ten fazla ülkede gerçekleşen eylemlerin köklü toplumsal çelişkileri yansıttığı vurgulanarak, öğrenciler ile işçiler arasındaki bağların güçlendirilmesinin ve mücadelenin siyasi güce dönüştürülmesinin hayati önemi ele alındı.
- Son haftalarda 25’ten fazla ülkede kapitalist politikalara karşı devasa gençlik eylemleri ve protestolar gerçekleşti.
- Fransa’daki protestolarda öne çıkan ‘Silahlara değil, eğitime bütçe!’ sloganı askeri harcamalar ile halkın ihtiyaçları arasındaki çelişkiyi gözler önüne serdi.
- Yüksek yaşam maliyeti, işsizlik ve güvencesizlik gibi sorunların münferit hatalar değil, sermaye birikimini önceleyen sistemin kaçınılmaz sonuçları olduğu belirtildi.
- CIPOML, gençlerin mücadelesinin anlık taleplerin ötesine geçerek siyasi bir anlam taşıdığını ve işçi sınıfıyla bağ kurulması gerektiğini kaydetti.
Ne Oldu ve Hangi Ülkeleri Kapsıyor? 25’ten Fazla Ülkede Yükselen Eylemler
Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) tarafından yayımlanan uluslararası raporda, dünya genelinde gençliğin tepkisini çeken gelişmeler tüm hatlarıyla masaya yatırıldı. ‘Gençlik, kapitalist politikalara karşı ayağa kalkıyor’ başlıklı resmi açıklamada, son haftalarda 25’ten fazla ülkede gerçekleşen eylemlere dikkat çekildi. Bu eylemlerin ilk bakışta somut ve belirli taleplere dayandığı görülse de, aslında mevcut kapitalist-emperyalist sistemin doğasında var olan köklü toplumsal çelişkileri yansıtan derin bir hoşnutsuzluğun ifadesi olduğu ifade edildi. Özellikle Fransa’da eğitim sisteminin kötüleşmesi, öğretmen eksikliği ve bütçe kesintilerine karşı başlayan öğrenci protestoları; zaman kaybetmeden üniversite öğrencilerini, eğitimcileri, işçileri ve toplumun diğer katmanlarını da içine alan daha geniş çaplı eylemlere evrildi. Sürecin bizzat tanığı olan kitleler, ‘Silahlara değil, eğitime bütçe!’ sloganıyla sokakları doldurarak çarpıcı bir gerçeği haykırdı. Hükümetlerin askeri harcamaları devasa oranlarda artırırken, halkın temel eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kamu kaynaklarını kısıtlaması, küresel çapta büyük bir infial yarattı. Benzer taleplerin dünyanın dört bir yanındaki diğer ülkelerdeki gençler tarafından da yüksek sesle dile getirildiği raporda açıkça kaydedildi.
Neden Şimdi? Gençliği Sokağa Döken Ekonomik ve Sosyal Koşullar Nelerdir?
Gençliği sokağa çıkmaya ve haklarını aramaya iten yapısal koşullar, CIPOML raporunda derinlemesine tahlil edildi. Yüksek yaşam maliyeti, enflasyonun getirdiği yükler, düşük ücretler, yaygın işsizlik, güvencesiz çalışma koşulları ile birlikte barınma ve nitelikli kamu hizmetlerine erişimdeki devasa zorluklar, genç kuşakları orantısız bir biçimde ve çok ağır bir şekilde etkiliyor. Analizde, söz konusu kriz ve zorlukların sadece gençlerle sınırlı kalmadığı; gençlerin ailelerini ve bir bütün olarak uluslararası işçi sınıfını da derinden sarstığına dikkat çekildi. Karşılaşılan bu olumsuzlukların asla münferit sorunlar ya da hükümetlerin yaptığı basit, geçici politika hataları olmadığının altı çizildi. Tam aksine bu durumlar, insan ihtiyaçlarından ziyade sermaye birikimini, azami kârı ve sömürüyü önceleyecek şekilde tasarlanmış küresel kapitalist sistemin kaçınılmaz sonuçları olarak nitelendirildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor? Siyasi Bilinç ve İşçi Sınıfı İttifakı Gerekli Mi? Protestoların ölçeği ve militan, mücadeleci doğası, anlık ekonomik taleplerin çok ötesine geçen devasa bir siyasi anlam taşımaktadır. CIPOML açıklamasında, gençlerin sadece anlık hoşnutsuzluklarını dile getirmekle kalmadığı, bizzat yaşadıkları acı deneyimler aracılığıyla verdikleri mücadelenin hükümet politikaları ve kapitalizmin dayattığı vahşi toplumsal koşullarla kopmaz bir bağ içinde olduğunu fark ettiği vurgulandı. Önümüzdeki süreçte, öğrenciler ve işçiler arasındaki sarsılmaz bağların daha da güçlendirilmesi, dağınık eylemlerin ortak bir siyasi hatta buluşturulması ve gençliğin mücadelesinin sisteme karşı örgütlü bir siyasi güce dönüştürülmesi hedefleniyor.
Kaynak: Evrensel