3 Kasım 2026, Salı
Haber

Aile Hekimlerinin Sözleşme Fesihleri Meclis Gündeminde: Hukuki Dayanak Soruldu

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

ANKARA — Sağlık sorunları nedeniyle 180 günden fazla görev yapamayan aile hekimlerinin sözleşmelerinin feshedilmesi uygulaması, DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Bozdağ, uygulamanın hukuki dayanağını öğrenmek üzere Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yazılı soru önergesi verdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Sağlık nedeniyle 180 günü aşan görev yapamama durumu, 29 Temmuz 2023 tarihli Resmî Gazete düzenlemesiyle sözleşmenin kendiliğinden sona erme nedenleri arasına eklendi.
  • Uygulamanın 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda yer almadığı, bunun kanunilik ilkesine ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğu savunuldu.
  • Türk Tabipleri Birliği (TTB), Bodrum’da trafik kazası geçiren Dr. Deniz Nalbantoğlu dahil olmak üzere tedavi süresi 180 günü aşan hekim ve hemşirelerin sözleşmelerinin feshedildiğini açıkladı.
  • Uzun süreli tedavi gerektiren sağlık sorunlarının mesleki yetersizlik olarak değerlendirilemeyeceği ve görevlerine dönüş hakkı tanınması gerektiği vurgulandı.

Yönetmelikle Gelen Tartışmalı Düzenleme ve Kanunilik İlkesi

DEM Parti Ağrı Milletvekili Dr. Heval Bozdağ’ın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yönelttiği yazılı soru önergesinde, sağlık sektöründe büyük yankı uyandıran düzenlemenin hukuki temelleri masaya yatırıldı. Bozdağ, 29 Temmuz 2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, uzun süreli hastalık, ameliyat veya kaza nedeniyle görev yapamamanın sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi nedenleri arasına eklendiğini belirtti. Söz konusu sürenin 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nda yer almadığına dikkat çeken Bozdağ, bu durumun kanunilik ilkesine ve normlar hiyerarşisine açıkça aykırı olduğunu ifade etti. Önergede ayrıca, Anayasa Mahkemesinin (AYM) 21 Haziran 2022 tarihli kararına atıfta bulunuldu. AYM’nin, sözleşmenin feshini gerektiren nedenlerin genel çerçevesinin kanunla belirlenmesi gerektiğine hükmettiğini hatırlatan Bozdağ, Danıştay 2. Dairesinin kararlarında da benzer değerlendirmelerin bulunduğunu kaydetti. Yönetmelikle getirilen 180 günlük katı sınırın, aile hekimlerinin çalışma güvencelerini tamamen ortadan kaldırdığı ve anayasal güvence altındaki sağlık ve çalışma haklarını ağır bir şekilde sınırlandırdığı savunuldu.

Sahadan Yansıyan Mağduriyetler ve TTB’nin Çarpıcı Açıklamaları

Uygulamanın sahada yol açtığı somut hak kayıpları ve mağduriyetler, Türk Tabipleri Birliğinin (TTB) 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla kamuoyunun gündemine gelmişti. Bozdağ’ın önergesinde de geniş yer bulan bu açıklamalara göre, Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Mumcular Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Dr. Deniz Nalbantoğlu’nun trafik kazası sonrasında tedavi süresinin 180 günü aşması gerekçesiyle sözleşmesi sona erdirilmişti. Benzer şekilde, beyin ameliyatı geçiren bir hekim, kanser tedavisi gören iki hekim ve bir hemşirenin de yine aynı gerekçeyle sözleşmelerinin feshedildiği aktarıldı. Uzun süreli tedavi gerektiren ağır sağlık sorunlarının tek başına mesleki yetersizlik veya kusur olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizen Bozdağ, tedavisi başarıyla tamamlanan sağlık emekçilerinin yeniden mesleklerine ve görevlerine dönebilmelerine hukuki ve idari olanak tanınması gerektiğini vurguladı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun konuya ilişkin vereceği yazılı yanıt beklenirken, meclis gündemine taşınan bu meselenin hem hukuki normlar hiyerarşisi hem de kamuda çalışan sağlık emekçilerinin iş güvencesi açısından nasıl bir yön tayin edeceği merakla takip ediliyor. Sürecin ilerleyen günlerde yargıya taşıınıp taşınmayacağı ve yönetmelik maddesinde olası bir revizyona gidilip gidilmeyeceği kamuoyunun odak noktasında yer alıyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın