İSTANBUL — “Siyasal casusluk” suçlamasıyla Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde bir yıldır tutuklu bulunan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, davanın “beşinci sınıf bir kumpas” olduğunu belirterek genç gazetecilere “Enseyi karartmaya gerek yok” mesajını iletti.
- TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, ‘siyasal casusluk’ iddiasıyla bir yıldır Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
- Yanardağ, bianet’ten Evrim Kepenek’e yaptığı açıklamalarda davayı ‘beşinci sınıf bir kumpas’ olarak nitelendirdi.
- Aynı dosyada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte yargılanıyor.
- Davanın asıl hedefinin TELE1’e kayyım atamak ve muhalif gazeteciliği baskı altına almak olduğu savunuluyor.
Bir Yıllık Yargı Süreci ve ‘Siyasal Casusluk’ Suçlamasının Perde Arkası
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Merdan Yanardağ’ın “siyasal casusluk” suçlamasıyla tutuklanmasının üzerinden tam bir yıl geçti. 24 Ekim 2025’te gözaltına alınan ve 27 Ekim’de çıkarıldığı mercilerce tutuklanan Yanardağ, o tarihten bu yana Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde özgürlüğünden mahrum bırakılmış durumda. Yargı sürecinin en dikkat çekici yönlerinden biri, Yanardağ’ın yalnız olmaması ve oldukça geniş bir dosya kapsamında yargılanması. Yanardağ, aynı dosya kapsamında tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ve Hüseyin Gün ile birlikte hâkim karşısına çıkıyor. Tutukluluğunun birinci yılında bianet’ten Evrim Kepenek’e kapsamlı açıklamalarda bulunan Merdan Yanardağ, yöneltilen suçlamaları tümüyle reddetti. Davanın hukuki bir temelden yoksun olduğunu vurgulayan Yanardağ, asıl amacın TELE1 televizyon kanalına el koymak ve Türkiye’deki muhalif gazeteciliği sistematik bir baskı altına almak olduğunu savundu.
‘Beşinci Sınıf Kumpas’ ve Darbe Hukuku Vurgusu
Merdan Yanardağ, hakkındaki iddiaları ve yürütülen yargı mekanizmasını sert bir dille eleştirerek süreci “beşinci sınıf bir kumpas” olarak nitelendirdi. İleri sürülen suçlamaların hiçbir somut, hukuki ve maddi delile dayanmadığını belirten deneyimli gazeteci, “Tam anlamıyla darbe hukuku uygulanıyor” tespitinde bulundu. Yanardağ’ın dikkat çektiği en kritik noktalardan biri, iddianamede yer alan unsurların mahiyetidir. Seçimlere katılmak, demokratik bir siyasi adayı desteklemek ve bu doğrultuda gazetecilik faaliyeti yürüterek yayın yapmak gibi tamamen anayasal ve demokratik haklar, bu dosyada doğrudan birer suç unsuru haline getirilmiş durumda. Yanardağ, bu durumun temel amacını şu sözlerle özetliyor: “Demokratik hak ve özgürlüklerin iktidara karşı muhalefet amacıyla kullanılması yasaklanmak isteniyor.” Öte yandan, dosyada kendisi açısından somut bir delil olarak gösterilen temel unsurun ise 22 Haziran 2023 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği canlı yayın programı olduğu bizzat Yanardağ tarafından ifade edildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
TELE1’e kayyım atanmasının operasyonun stratejik hedeflerinden biri olduğunun altını çizen Merdan Yanardağ, tüm bu baskı ortamına rağmen cezaevinden dışarıya umut aşılayan bir mesaj gönderdi. Genç gazetecilere seslenen Yanardağ, “Enseyi karartmaya, moralimizi bozmaya gerek yok” diyerek mesleki dayanışmanın ve inancın önemine vurgu yaptı. Önümüzdeki yargılamalarda davanın seyrinin nasıl şekilleneceği, basın özgürlüğü ve muhalif medya üzerindeki yansımaları kamuoyu tarafından yakından takip edilmeye devam edecektir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika