ANKARA — Sağlık teknisyenleri, teknikerleri ve lisans mezunu sağlık meslek mensuplarının istihdam sorunları, branşlar arasındaki kadro dağılımı farklılıkları ile sağlık eğitimi ve istihdam politikaları arasındaki derin uyumsuzluklar, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından verilen Meclis araştırması önergesiyle Türkiye’nin yasama gündemine taşındı.
- Sağlık kuruluşlarında personel ihtiyacı sürerken yetişmiş sağlık emekçileri uzun yıllar atama bekliyor.
- KPSS-2025/4 yerleştirmelerinde toplam 15 bin 342 pozisyona karşılık 227 bin 700 aday başvurdu; rekabet 14,8 katına ulaştı.
- TÜİK 2025 verilerine göre sağlık alanında istihdam uyumu lisans mezunlarında yüzde 80,4 iken, ön lisans mezunlarında yüzde 44,3’e geriliyor.
Atama Bekleyen Sağlık Emekçileri ve Güvencesiz Çalışma Sarmalı
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren’in TBMM Başkanlığına sunduğu kapsamlı araştırma önergesinin gerekçesinde, ülkenin genelindeki sağlık kuruluşlarında personel ihtiyacının artarak devam ettiği vurgulandı. Buna karşın, yıllar boyunca büyük fedakarlıklarla eğitim alarak yetişen sağlık emekçilerinin uzun süreler boyunca atama beklemek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Mevcut sistemin getirdiği zorluklar nedeniyle mezunların kendi mesleklerini icra edemediği, alanları dışında çalışmak zorunda bırakıldığı ve güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Önergede, sağlık sektöründeki bu yapısal krizin çözülmesi adına acil stratejik adımların atılması gerektiğinin altı çizildi.
KPSS-2025/4 Verileri: 227 Bin Aday ve Sınırlı Kontenjan Çıkmazı
ÖSYM verilerine dayanarak hazırlanan raporda, Sağlık Bakanlığının KPSS-2025/4 yerleştirme sonuçlarındaki çarpıcı tablo gözler önüne serildi. İlgili dönemde 8 bin 634 lisans, 5 bin 199 ön lisans ve bin 509 ortaöğretim olmak üzere toplamda sadece 15 bin 342 pozisyona yerleştirme yapıldı. Buna karşılık söz konusu kadrolar için tam 227 bin 700 aday tercih başvurusunda bulundu. Aday sayısının açılan kontenjanın yaklaşık 14,8 katına ulaşması, istihdam alanındaki devasa açığı ve yaşanan rekabetin boyutlarını net bir şekilde ortaya koydu. Psikolog, fizyoterapist, diyetisyen, ergoterapist, odyolog ve radyoterapi teknikeri gibi kritik meslek gruplarında açılan kadroların toplam alımlar içinde son derece sınırlı kalması, kontenjan dağılımlarının gerçek ihtiyaçlarla ne derece örtüştüğü sorusunu yeniden tartışmaya açtı.
TÜİK İstatistikleri: Lisans ve Ön Lisans Mezunları Arasındaki 36 Puanlık Uçurum
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, eğitim ile istihdam arasındaki uyumsuzluğu rakamsal olarak gözler önüne serdi. Verilere göre, sağlık ve refah alanında ücretli çalışan lisans mezunlarının yüzde 80,4’ü doğrudan eğitim aldıkları alanlarla uyumlu mesleklerde istihdam edilirken, bu oran ön lisans mezunlarında yalnızca yüzde 44,3 düzeyinde kaldı. Ortaya çıkan 36,1 puanlık devasa fark, özellikle sağlık teknikerlerinin aldıkları mesleki eğitime uygun işlerde istihdam edilme olanaklarının acilen araştırılması ve iyileştirilmesi gerektiğini kanıtlıyor. Aynı dönem verilerine göre sağlık ve refah alanındaki lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 84,5 olarak kaydedilse de, bu oranın mezunların kendi mesleklerini yapıp yapmadığını veya kamuda güvenceli istihdam edilip edilmediğini tek başına yansıtmadığına dikkat çekildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sağlık meslek mensuplarının karşı karşıya kaldığı derin istihdam sorunlarının tüm boyutlarıyla incelenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla sunulan Meclis araştırması önergesinin, önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’nda ele alınması ve siyasi partilerin ortak gündemine girmesi bekleniyor. Konuyla ilgili resmi kurumların ve meslek örgütlerinin atacağı adımlar yakından takip ediliyor.
Kaynak: Evrensel