ANKARA — PKK yöneticisi ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı ve günlerdir kamuoyunu meşgul eden sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Medya Haber TV ekranlarında gündemi değerlendiren Hozat, sürecin mevcut aşamada bir donma ve kilitlenme halinde olduğunu savunarak, devlet kanadından somut adımların atılmadığını öne sürdü.
- KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, Medya Haber TV’ye yaptığı açıklamalarda ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin donma ve kilitlenme aşamasında olduğunu savundu.
- Hozat, PKK’nin silah bıraktığını öne sürerken, devletin süreç kapsamında herhangi bir somut adım atmadığını ve bu tutumun süreci tıkadığını iddia etti.
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un PKK lideri Abdullah Öcalan’a ilişkin sarf ettiği sözlere sert tepki gösteren Hozat, Uçum’u çözümsüzlükte ısrar etmekle suçladı.
- Öcalan’ın koşullarında hiçbir değişiklik olmadığını, tecridin devam ettiğini ve planlanan heyet ziyaretlerinin gerçekleşmediğini öne süren Hozat, ‘Bu süreç bu tarzda ne toplumsallaşır ne de gelişir’ mesajı verdi.
Sürecin Donma Halinde Olduğu İddiası ve Devletin Tutumu
İktidar kanadının ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonuyla ele aldığı ve Türkiye’nin en kritik iç politika gündem maddelerinden biri olan süreçle ilgili tartışmalar sürerken, PKK cephesinden yeni bir değerlendirme geldi. PKK yöneticisi ve KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, Medya Haber TV’ye konuk olarak merak edilen konular hakkında konuştu. Canlı yayın açıklamalarında PKK’nin üzerine düşeni yaparak silah bıraktığını iddia eden Hozat, buna karşın devlet ve iktidar kanadından süreç kapsamında hiçbir somut adım atılmadığını savundu. Sürecin ilerleyememesinin arkasındaki temel nedenin devletin ve iktidarın mevcut tutumu olduğunu öne süren Hozat, şu ifadeleri kullandı: ‘Buna karşı devlette ciddi bir adım yok. Tıkanma var mı dediniz. Tam olarak öyle ifade etmek şu aşamada belki erken olur. Ama gerçekten bir donma durumu vardır. Bir durma ve donma durumu vardır. Buna tıkanma da diyebilirsiniz ama bir kilitlenme hali var. Bunun nedeni nedir? Bunun nedeni devletin ve iktidarın tutumudur. O cephede yaşanan bir donma halidir.’ Hozat, sürecin gelişmesinin ve toplumsallaşmasının tek yolunun köklü bir demokratikleşme ve buna bağlı yasal düzenlemelerden geçtiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un Açıklamalarına Sert Yanıt
Bese Hozat, açıklamalarının devamında Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında yaptığı son dönemdeki açıklamalara da geniş yer ayırdı. Uçum’un ifadelerini hedef alan Hozat, Cumhurbaşkanı Danışmanı’nı devlet içerisindeki savaş politikalarını ve inkarcı çizgiyi savunan bir aktör olarak nitelendirdi. Mehmet Uçum’u ‘çözümsüzlükte ısrar eden, savaş politikalarında, inkarda ısrar eden eğilimin, çizginin devlet içerisindeki temsilcisi’ olarak tanımlayan Hozat, Öcalan’ın İmralı’daki mevcut tecrit ve tecrit koşullarında hiçbir esneme veya değişiklik yaşanmadığını öne sürdü. Abdullah Öcalan ile ilgili kamuoyuna yansıyan veya planlanan bazı görüşme ve ziyaret mekanizmalarının hayata geçirilmediğini iddia eden Hozat, şu detayları paylaştı: ‘Önder Apo’nun koşullarında hiçbir değişiklik yok mevcut durumda. Tecrit devam ediyor. Yanına basıncılar gidecekti, basıncılar gitmedi. Kurul gidecekti, kurul işleyecekti, çalışacaktı; olmadı. Statüsü resmileşecekti, olmadı. Danışmanlar olacaktı, akademisyenler, siyasetçiler gidecekti. Önderliğimizin istediği şartlar oluşturulmadı.’ Hozat, bu durumun sürecin samimiyetini zedelediğini ve mevcut metodolojiyle hedefe ulaşmanın imkansız olduğunu dile getirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren ve siyasi kulislerde ‘Terörsüz Türkiye’ başlığıyla tartışılan süreç, taraflardan gelen bu karşılıklı açıklamalarla yeni bir evreye evriliyor. BirGün manşetlerinde ve ulusal medyada geniş yankı bulan Bese Hozat’ın sözleri, çözüm ve demokratikleşme tartışmalarının önümüzdeki günlerde Meclis ve kamuoyu gündeminde daha da yoğunlaşacağının sinyalini veriyor. Uzmanlar, tarafların atacağı yeni adımların ve resmi makamlardan gelebilecek olası yanıtların sürecin seyrini belirlemede kritik rol oynayacağını belirtiyor.
Kaynak: BirGün Manşet