5 Kasım 2026, Perşembe
Haber

Eski OHAL Valisi Ünal Erkan’ın Ölümüne Cumartesi Anneleri’nden Sert Tepki: ‘İyi

🔴 FLAŞ HABER

İSTANBUL — 1992-1995 yılları arasında Olağanüstü Hal (OHAL) Bölgesi Valisi olarak görev yapan, eski Emniyet Müdürü ve Devlet Bakanı Ünal Erkan’ın hayatını kaybetmesinin ardından, gözaltında kayıpların akıbetini arayan Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları dikkat çekici bir açıklama yayımladı. Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri adalet arayışını sürdüren grup, Erkan’ın 1980’li ve 90’lı yıllardaki faili meçhul cinayetler, işkence süreçleri ve zorla kaybetme vakalarının devlet içindeki kilit aktörlerinden biri olduğunu vurgulayarak ‘Ünal Erkan’ı iyi bilmezdik’ dedi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Eski OHAL Bölgesi Valisi, Emniyet Genel Müdürü ve Devlet Bakanı Ünal Erkan vefat etti.
  • Cumartesi Anneleri X hesabından yaptığı açıklamada, Erkan’ın dönemin karanlık olaylarının devlet içindeki aktörlerinden biri olduğunu belirtti.
  • Kayıp yakını Aysel Ocak, Erkan’ın AİHM kararlarında ve Meclis raporlarında adının geçtiğini hatırlatarak tepki gösterdi.
  • Ünal Erkan, Musa Anter cinayeti ve JİTEM ana davasında 2019 yılında tanık olarak dinlenmişti.

Karanlık Dönemin Aktörüne Karşı ‘İyi Bilmezdik’ Çıkışı

Türkiye’nin yakın siyasi ve idari tarihinde kritik görevlerde bulunan, eski Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü, Olağanüstü Hal Bölge Valisi ve Devlet Bakanı unvanlarını taşıyan Ünal Erkan’ın ölüm haberi kamuoyunda yankı uyandırdı. Özellikle 1992-1995 yılları arasında OHAL Bölgesi’nin valisi olarak görev yaptığı dönem, bölgedeki ağır insan hakları ihlalleri, faili meçhul siyasi cinayetler, insan kaçırma vakaları ve sistematik işkence iddialarıyla hafızalara kazınmıştı. Bu dönemin enkazını omuzlayan ve gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak, faillerin yargılanmasını talep etmek için 1995 yılından bu yana İstanbul Galatasaray Meydanı’nda kararlılıkla oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, Ünal Erkan’ın ölümünün ardından sosyal medya hesabı üzerinden net bir tutum sergiledi. X (eski adıyla Twitter) platformundan paylaşılan resmi açıklamada şu keskin ifadelere yer verildi: ‘1980’lerin ve 1990’ların gözaltında kayıplar, işkenceler ve faili meçhul siyasi cinayetlerle hafızalara kazınan karanlık döneminin devlet içindeki aktörlerinden biriydi. Ünal Erkan’ı iyi bilmezdik.’ Bu açıklama, insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları arasında geniş yankı uyandırırken, geçmişle yüzleşme tartışmalarını bir kez daha Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Aysel Ocak’tan AİHM ve Meclis Raporları Vurgusu: ‘Ne Diyelim Allah Rahmet Etmesin’

Cumartesi Anneleri’nin mücadelesinin sembol isimlerinden biri olan kayıp yakını Aysel Ocak da Ünal Erkan’ın vefatının ardından sert bir açıklama yaparak, Erkan’ın idari sorumluluklarına dikkat çekti. Aysel Ocak, geçmişte yaşanan hak ihvallerine ve hukuki süreçlere atıfta bulunarak şu değerlendirmelerde bulundu: ‘O kadar ünlü ki, zorla kaybetmeler ile ilgili AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararlarında, Meclis raporlarında, bilumum hak ihlalleri ile ilgili suç duyurularında adı sanı yer alıyor. Ne diyelim Allah rahmet etmesin.’ Bu tepkiler, 9öklü yılların devlet yapılanması, güvenlik politikaları ve bu politikaların yarattığı ağır toplumsal sonuçların üzerindeki perdenin hala kalkmadığını ve mağdur ailelerin hafızasındaki yerini koruduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ünal Erkan’ın kariyeri boyunca üstlendiği Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Devlet Bakanlığı gibi en üst düzey bürokratik ve siyasi makamlar, onun adını Türkiye’nin en çalkantılı ve tartışmalı dönemlerinin merkezine yerleştirmişti.

JİTEM Ana Davası ve Musa Anter Cinayetinde Tanık Olarak Dinlenmişti

Ünal Erkan’ın ismi yalnızca idari kararlar ve siyasi pozisyonlarıyla değil, aynı zamanda yargı dosyalarıyla da anılıyordu. Gazeteci-yazar Musa Anter cinayeti ile JİTEM ana davasının birleştirilmesinin ardından, dönemin kritik isimlerinden biri olan Ünal Erkan, 25 Eylül 2019 tarihinde Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinde tanık sıfatıyla hakim karşısına çıkmış ve dinlenmişti. Söz konusu yargılama sürecinde gerçekleştirilen duruşmada Erkan’a, OHAL valisi olarak görev yaptığı hassas dönemde bölgede işlenen cinayetler, yargısız infaz iddiaları ve JİTEM’in (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) faaliyetleri hakkında detaylı sorular yöneltilmişti. Türkiye’nin yakın geçmişindeki karanlık noktaların aydınlatılması ve faillerin adalete hesap vermesi açısından büyük önem taşıyan bu hukuki süreçler, Erkan’ın adının anıldığı dönemsel sorumlulukların yargı önündeki yansımaları olarak kayıtlara geçmişti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Ünal Erkan’ın ölümü, Türkiye’de 1980’li ve 1990’lı yılların karanlık dönemi, faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler ve devlet-toplum ilişkileri bağlamında tartışmaları yeniden alevlendirdi. Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınlarının adalet mücadelesi ve geçmişle yüzleşme talepleri tüm hızıyla sürerken, bu dönemin aktörlerine dair yapılan hukuki, siyasi ve vicdani değerlendirmeler kamuoyundaki güncelliğini korumaya devam ediyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın