5 Kasım 2026, Perşembe
Haber

İspanya’da Tren Faciasında Can Kaybı 69’a Yükseldi, Makinistler Grevde

📰 KAPSAMLI RAPOR

MADRİD — İspanya’nın Toledo bölgesinde meydana gelen feci hızlı tren kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 69’a yükselirken, ülkenin demir yollarındaki özelleştirme politikaları ve güvenlik zafiyetleri bir kez daha en üst düzeyde tartışma konusu oldu. Hükümetin “insan hatası” açıklamasına tepki gösteren ve yıllardır yaptıkları güvenlik uyarılarının dikkate alınmadığını vurgulayan demir yolu makinistleri 24 saatlik iş bırakma eylemi gerçekleştirirken, yaşanan bu büyük felaket ülkenin ulaşım altyapısındaki derin krizleri gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Toledo’nun Urda bölgesinde devlete ait Renfe ve özel şirket Iryo’ya ait hızlı trenlerin çarpışması sonucu can kaybı 69’a ulaştı.
  • Makinistler sendikası Semaf, hükümetin güvenlik taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine planlanan grevi iptal etmeyerek 24 saat iş bıraktı.
  • Geçtiğimiz 18 Ocak’ta Adamuz bölgesinde meydana gelen ve 46 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından yapılan uyarıların dikkate alınmadığı ortaya çıktı.
  • Ulaştırma Bakanlığı kazayı “insan hatası” olarak nitelendirirken, sendikalar özelleştirme, azalan personel ve kesilen bakım bütçelerini işaret ediyor.

Toledo’daki Facia ve Özelleştirme Tartışmaları

İspanya’nın Toledo bölgesinde yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan iki hızlı trenin çarpışması sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 69’a yükseldi. Bu büyük trajedi, demir yollarının özelleştirilmesi sorununu ve beraberinde getirdiği yapısal riskleri yeniden en şiddetli şekilde gündeme taşıdı. Toledo’nın Urda bölgesindeki kazada, devlete ait Renfe şirketine ait bir AVE treni (hızlı tren), Madrid-Endülüs yüksek hızlı demir yolu hattının 118. kilometresinde durmakta olan Iryo şirketine ait trene arkadan çarptı. Çarpışmanın şiddeti ve kinetik etkisiyle Iryo treninin en arkadaki iki vagonu raydan çıkarak çevreye yuvarlandı. Kazanın hemen ardından İspanya Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada “insan hatası” ifadesine yer verilerek suçun doğrudan işçilere ve makinistlere yıkılmasının yolu açıldı. Buna karşın sendikalar ve uzmanlar, özelleştirme sonrasında ortaya çıkan arızalı sinyalizasyon sistemlerine, azaltılmış personele, taşeronlara devredilmiş ve finansmanı kesilmiş bakım hizmetlerine dikkat çekerek asıl sorunun sistemsel olduğunu savunuyor.

Grev Kararı ve Uyarıların Göz Ardı Edilmesi

Yaşanan bu son felaket, demir yolu çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği güvenlik kaygılarının ne kadar haklı olduğunu acı bir şekilde kanıtladı. Geçtiğimiz 18 Ocak’ta bir başka tren kazasında 46 kişi ölmüş, demir yolu işçileri özelleştirmeyi ve yarattığı güvenlik risklerini protesto etmek için grev kararı almıştı. O dönemde hükümetin verdiği taahhütler üzerine grev tamamlanmamış; ancak aradan geçen sürede vaatlerin yerine getirilmediği görülmüştü. Bunun üzerine makinist sendikası Semaf, “demir yollarında güvenlik” koşullarının acilen sağlanması talebiyle 29 Ekim için yeni bir grev kararı açıklamıştı. Trajik bir tesadüf olarak bu yeni kaza, planlanan grevden yalnızca bir gün önce gerçekleşti. Sanchez Hükümeti’nin kazanın hemen ardından makinistleri hedef göstermesine karşın Semaf grevi iptal etmedi ve İspanya genelindeki makinistler dün 24 saat süreyle iş bırakarak seslerini duyurmaya çalıştı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Geçmişte yaşanan acı tecrübelerin ışığında, özellikle Kasım 2022’de hizmet vermeye başlayan İspanya’nın ilk özel hızlı tren operatörü Iryo’nun karıştığı olaylar zinciri dikkat çekiyor. 18 Ocak 2026’da Adamuz bölgesinde yine bir Iryo treni raydan çıkarak yan hattın üzerine girmiş ve bu hattaki başka bir trenle çarpışarak 46 kişinin ölümüne, 126 kişinin de yaralanmasına yol açmıştı. İspanyol Lokomotif Makinistleri ve Demiryolu Yardımcıları Sendikasının (Semaf), Ağustos 2025’te demir yolu altyapısından sorumlu devlet kurumu Adif’e, sonradan felaketin yaşandığı bölgedeki rayların aşırı aşınması konusunda resmi uyarıda bulunduğu ancak hiçbir önlem alınmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Artan can kayıpları ve yükselen toplumsal tepkiler karşısında resmi süreçlerin nasıl şekilleneceği, hükümetin özelleştirme ve güvenlik politikalarında nasıl bir adım atacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilmektedir.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın