5 Kasım 2026, Perşembe
Haber

Özgür Sevgi Göral: Fransa’daki Toplumsal İkilemler Türkiye’de de Yaşanıyor

💡 HABERİN ANATOMİSİ

PARİS — Akademisyen Özgür Sevgi Göral, Paris’te eşitsizliğe karşı güçlü bir ses çıkarıldığını belirterek, Fransa’daki bütün ikilemlerin Türkiye’de de söz konusu olduğunu söyledi. Eylül ayında liselilerin öncülüğünde başlayan ve günbegün kitlesel bir harekete dönüşen Paris sokaklarındaki eylemlerin derin tarihsel birikimini, banliyö ayaklanmalarını ve Türkiye’ye yansımalarını değerlendiren Göral, mücadelenin önemine dikkat çekti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Fransa’daki köklü dönüşüm talep eden banliyö isyanlarını sadece başkanlık seçimlerine indirgemek hareketin öfkesini ve heyecanını seyreltir.
  • Eylemler ’68’den çok, ’70’ler ve ’80’lerden itibaren gelen ve 2000’ler boyunca güçlü bir biçimde devam eden politik mobilizasyonla, banliyö ayaklanmalarıyla birlikte düşünülmelidir.
  • Anti-faşist tavrın sadece Nisan 2027 başkanlık seçimlerine yönlendirilmesi, başta banliyö gençlerini hareketten uzaklaştırma riski taşımaktadır.
  • Kürt meselesinde eşit ve özgür bir ortak yaşam için zemin, devlet tarafından sunulmayacağına göre bu görev özgürlük hareketleri ve geniş ittifaklar tarafından inşa edilmelidir.

Fransa Sokaklarında Eşitsizliğe Karşı Yükselen Güçlü Ses Nedir?

Paris sokakları son dönemin en yoğun toplumsal hareketliliklerine sahne olmaya devam ediyor. Eylül ayında liselilerin öncülüğünde başlayan eylemler kısa süre içinde günbegün kitlesel bir harekete dönüştü. Paris’te bulunan ve eylemlere de bizzat katılan akademisyen Özgür Sevgi Göral ile bu eylemlerin hangi tarihsel birikime dayandığı ve geleceğe dair olasılıklar kapsamlı bir şekilde ele alındı. Akademisyen Özgür Sevgi Göral, eylemlerin köklü bir tarihsel birikime dayandığına dikkat çekerek, bu tarihi ‘ırksallaştırılmış kapitalizmin yarattığı eşitsizlikleri ve gündelik hayata yaydığı pek çok farklı şiddet biçimini içeriyor’ sözleriyle açıkladı. Mücadelenin önemini vurgulayan Özgür Sevgi Göral, ‘Mücadele gerçekten bitimsiz ve tüm zor koşullara rağmen dünyanın her yerinde milyonlarca insan sokakları bırakmıyor’ diyerek küresel direniş ruhuna vurgu yaptı.

Banliyö İsyanları ve Başkanlık Seçimleri Arasındaki Kritik İkilem Nedir?

Eylemleri geleneksel ’68 hareketinden çok, ’70’ler ve ’80’lerden itibaren gelen ve 2000’ler boyunca güçlü bir biçimde devam eden politik mobilizasyonla, banliyö ayaklanmalarıyla birlikte düşünmeyi daha doğru bulan Özgür Sevgi Göral, süreçteki stratejik risklere dikkat çekti. Akademisyen Özgür Sevgi Göral, ‘Köklü bir dönüşüm talep eden banliyölerin isyanını başkanlık seçimlerine indirgemek hareketin öfkesini ve heyecanını seyreltir’ diyerek uyarılarda bulundu. Anti-faşist tavrın sadece Nisan 2027 başkanlık seçimlerine yönlendirilmesinin, özellikle banliyö gençlerini bu siyasi hareketten uzaklaştırma riski taşıdığını belirtti. Özgür Sevgi Göral, Fransa’daki bu yapısal ve toplumsal bütün ikilemlerin aslında Türkiye’de de birebir söz konusu olduğunu ifade etti.

Kürt Meselesi ve Özgür Ortak Yaşam İçin Hangi Metodoloji Gerekli?

Geniş kitlelerin güncel siyasi süreçlerden eşit ve özgür bir ortak yaşam için zemin sunabileceğine inanmasının son derece önemli olduğunu belirten Özgür Sevgi Göral, Kürt meselesinde bugün nasıl bir zemin, dil ve metodoloji gerektiğini de ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi. Özgür Sevgi Göral, bu konudaki stratejik yaklaşımını şu sözlerle özetledi: ‘Bu zemini devlet sunmayacağına göre bu görev, başta Kürt özgürlük hareketi olmak üzere tüm eşitlik, özgürlük ve kurtuluş hareketlerinin kapasitelerini kullanarak ve olabildiğince geniş ittifaklar kurarak inşa edecektir.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Özgür Sevgi Göral’ın Paris’teki eylemler üzerinden yaptığı bu kapsamlı değerlendirmeler, hem Fransa’daki banliyö hareketlerinin geleceği hem de Türkiye’deki benzer toplumsal ve siyasi dinamikler açısından yol gösterici nitelik taşımaktadır. Resmi süreçler ve yaklaşan seçim takvimleri göz önüne alındığında, tabandan gelen eşitlik ve adalet taleplerinin kurumsal siyasetle nasıl ilişkileneceği önümüzdeki dönemin en kritik başlığı olmaya devam edecektir.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın