6 Kasım 2026, Cuma
Haber

Ali Babacan’dan ‘Fon Krizi’ Uyarısı: Kimse Yatırım Yapmaz

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İZMİR — DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında sermaye piyasalarında yaşanan ‘fon’ vurgununa ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, sorumluların gereken cezaları almaması durumunda Türkiye’ye bir daha asla yabancı veya yerli yatırımcının gelmeyeceğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Babacan, sermaye piyasalarındaki fon krizini ‘el yapımı bir deprem’ olarak nitelendirdi.
  • Olayın Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı olduğunu belirtti.
  • Mevcut hukuki ve teknik altyapının kusursuz olduğunu ancak insan faktörü ve ahlaki erozyon nedeniyle sistemin tıkandığını ifade etti.

Cumhuriyet Tarihinin En Büyük Piyasa Dolandırıcılığı ve ‘El Yapımı Deprem’ Teşhisi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nda gerçekleştirdiği kapsamlı basın toplantısında, Türkiye’nin son dönemde nabzını tutan ve sermaye piyasalarını sarsan ‘fon’ kriziyle ilgili çok sert uyarılarda bulundu. Yaşananları sıradan veya doğal bir piyasa dalgalanması olarak görmediğini belirten Babacan, krizi ‘deprem’ benzetmesiyle açıklarken bunun doğal bir afet olmadığının altını çizdi. ‘Deprem diyoruz ama bu el yapımı, ev yapımı bir hadise, bir doğal hadise değil’ diyen Babacan, Türkiye’nin Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Bu tanımın sadece siyasi bir söylem olmadığını, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde yer alan kanuni bir tabir olduğunu hatırlatan Babacan, yaşananların bütünüyle bir dolandırıcılık hadisesi olduğunu vurguladı.

Siyasi İktidar ve Bürokrasinin Rolü: Altyapı Sağlam Ama İnsan Faktörü Çöktü

Bu kadar büyük miktarda bir dolandırıcılık hadisesinin bu kadar uzun zaman boyunca kesintisiz bir şekilde devam etmesinin ancak ve ancak siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen destekle mümkün olabileceğini savunan Babacan, sistemin teknik kapasitesine dikkat çekti. Dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemiyle zamanında donatılmış olan Borsa İstanbul ile dünyanın en modern hukuki altyapısının kurulduğu sermaye piyasalarının bu tür büyük çaplı usulsüzlüklere karşı korumalı olduğunu belirtti. Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) bu tür hadiselere değil, en ufak dolandırıcılık girişimlerine bile hemen müdahale edip gereğinin yapılmasına izin veren bir yapıda tasarlandığını hatırlattı. Babacan, hukuki ve bilgi işlem altyapısında hiçbir eksik olmadığını belirterek şu çarpıcı tespiti yaptı: ‘Değil böyle 16 milyar dolar, yani 800 milyar TL, tek 16 bin liralık bir hadisenin bile anında yakalanıp gereğinin yapılabileceği bir altyapı kurulmuştur. Ama hangi kurum olursa olsun, hangi konu olursa olsun, insan faktörü tabii çok çok önemli. Hem işin ehli, dürüst hem de çalmayan, çaldırmayan insanlardan kadroların oluşması gerekiyor. Eğer kadrolar ahlaki erozyona uğradıysa, eğer kadrolar devlet imkânlarını, kamu imkânlarını maalesef birilerine peşkeş çekmekle meşgulse o zaman en sağlam hukuk altyapısı, en sağlam işlem altyapısı bile insan faktörü karşısında dayanmaz, işlemez.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Ali Babacan’ın açıklamaları, Türkiye’nin sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesi için acil ve tavizsiz bir hukuki sürecin işletilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Sorumluların yargı önünde hak ettikleri cezaları almaması durumunda, Türkiye’nin küresel yatırım ligindeki konumunun zedeleneceği ve uzun vadeli sermaye akışının durma noktasına geleceği yönündeki uyarılar, önümüzdeki dönemin ekonomi politikaları açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın