İSTANBUL — Dünyanın dört bir yanından gelen liman işçileri, savaş politikalarına, silah sevkiyatlarına ve kamu bütçelerinin askeri harcamalara aktarılmasına karşı uluslararası bir eylem dalgası başlattı. Fransa’dan Güney Afrika’ya, Fas’tan İtalya’ya uzanan geniş bir coğrafyada, 5 kıtada ve 22 ülkeye yayılan 113 limanda eş zamanlı harekete geçen işçiler, “Liman işçileri savaş için çalışmaz” sloganıyla küresel bir duruş sergiledi. Türkiye’de ise Limter-İş Sendikası Haydarpaşa Limanı’nda gerçekleştirilen eylemle bu uluslararası dayanışmaya ses oldu.
- 5 kıtada, 22 ülkede ve 113 limanda eş zamanlı savaş karşıtı grev ve protestolar gerçekleştirildi.
- Fransa’da limanların yüzde 95’inde greve gidilirken, Fransa Limanlar Birliği Genel Müdürü Jean-Frédéric Laurent terminallerin çoğunun 24 saat duracağını duyurdu.
- İtalya’da USB sendika konfederasyonu 30 Ekim’i genel grev ilan ederken, Cenova ve Selanik gibi kritik limanlarda operasyonlar durma noktasına geldi.
- Türkiye’de Limter-İş öncülüğünde Haydarpaşa Limanı’nda eylem yapılırken, Fransa ve Yunanistan’da gençlik örgütleri ile öğrenciler de işçilere omuz verdi.
Fransa’dan İtalya’ya Avrupa Limanlarında Savaş Karşıtı Zincir
Küresel çapta yankı uyandıran eylemler kapsamında Avrupa’nın stratejik limanlarında hayat durdu. Fransa’da liman işçileri, hükümetin bütçe tedbirlerine ve limanların askeri amaçlarla kullanılmasına tepki göstererek limanların yüzde 95’inde greve çıktı. Le Havre, Marsilya-Fos, Dunkirk, Calais, Rouen ve Nantes gibi ülkenin başlıca limanlarında iş bırakılırken, Fransız işçiler aynı zamanda bütçe taslağında yer alan tartışmalı önerilen tedbirlere karşı da protesto gösterileri düzenledi. Bu tarihi direnişte liman işçilerini, eğitimin kronik sorunlarına çözüm bulmak amacıyla eylül ayından bu yana mücadele veren öğrenciler de yalnız bırakmadı. Konuya ilişkin daha önce açıklamalarda bulunan Fransız Limanlar Birliği Genel Müdürü Jean-Frédéric Laurent, ülkedeki terminallerin çoğunun cuma günü tam 24 saat boyunca faaliyet göstermeyeceğini kamuoyuna duyurmuştu.
Akdeniz havzasında ise İtalya limanları genelinde benzer bir hareketlilik gözlendi. Cenova başta olmak üzere; Livorno, Trieste, Civitavecchia, Ancona, Ravenna ve Gioia Tauro limanlarında iş bırakma eylemlerine katılım son derece yoğun oldu. USB sendika konfederasyonunun 30 Ekim’i “Genel grev” günü ilan etmesiyle birlikte, farklı sektörlerden çok sayıda işçi ve emekçi sokağa döküldü. Birçok kentte düzenlenen kitlesel gösterilerde işçilerin yanında gençlik örgütlerinin de yer alması dikkat çekti. İspanya’da ise Coordinadora sendikası, tüm eyalet limanlarında yerel saatle 13.00 ile 15.00 arasında iki saatlik tam iş bırakma eylemi gerçekleştirerek uluslararası zincire dahil oldu.
Yunanistan ve Türkiye’de Haydarpaşa’dan Dedeağaç’a Yükselen Ses
Yunanistan’ın birçok limanında da grev sirenleri çalarken, işçiler ve emek örgütleri alanları terk etmedi. Selanik Limanı’nda düzenlenen 3 saatlik iş bırakma eylemine katılımın çok yüksek olması, operasyonel süreçleri doğrudan etkiledi ve 200’den fazla konteyner taşınmadı. Öte yandan Patras Limanı’nda liman işçilerinin başlattığı eyleme; Belediye Çalışanları Sendikası, Achaia Hastaneleri Hekimler Birliği, çok sayıda işçi sendikası ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da aktif destek verdi. Kritik öneme sahip Dedeağaç limanının giriş kapılarında da işçi sendikalarının bölgedeki varlığı ve eylemleri kararlılıkla sürdürüldü.
Sadece Avrupa ve Akdeniz’de değil, küresel ölçekte Güney Afrika’dan Fas’a kadar uzanan bu devasa zincirde, İsrail’in Filistin’deki soykırımına ve emperyalist savaşlara sert tepki gösterildi. İşçiler, bütçelerin işçilere, gençlere, eğitime ve sağlığa ayrılmak yerine askeri harcamalara aktarılmasını reddettiklerini haykırdı. Türkiye’de de bu haklı itirazın adresi İstanbul oldu. Limter-İş Sendikası, Haydarpaşa Limanı’nda gerçekleştirdiği eylemle uluslararası liman işçilerinin sesine ses katarak savaş politikalarına karşı Türkiye’deki emek cephesinin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Dünya genelinde 5 kıtada eş zamanlı olarak hayata geçirilen bu güçlü liman eylemleri, emekçilerin küresel barış müvacehesindeki kilit rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Hükümetlerin askeri harcama bütçelerini ve stratejik limanların lojistik kullanım biçimlerini yeniden gözden geçirmesini talep eden sendikalar ve işçi örgütleri, uluslararası dayanışmanın kararlılıkla süreceğini ve savaş politikalarına karşı safların sıkılaştırılacağını vurguladı. Resmi süreçlerin ve yerel sendikal hazırlıkların takip edildiği bu dönemin, önümüzdeki günlerde daha geniş katılımlı küresel eylem dalgalarını tetiklemesi bekleniyor.
Kaynak: Evrensel