TEL AVİV — İsrailli ünlü oyuncu Chelli Goldenberg, canlı yayında olduğunu fark etmeden gerçekleştirdiği samimi ve sarsıcı açıklamalarında, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini sert bir şekilde eleştirerek “Artık İsrailli olmaktan gurur duymuyorum” ifadelerini kullandı ve bölgedeki mevcut çatışmaların temel müsebbibinin onlarca yıldır süregelen işgal politikaları olduğunu vurguladı.
- İsrailli ünlü oyuncu Chelli Goldenberg, canlı yayında olduğunu bilmeden yaptığı açıklamada İsrail’in işgal politikasını ‘günah’ olarak nitelendirdi.
- 1954 doğumlu sanatçı, işgalin gerçek yüzünü ve yarattığıtahribatı idrak etmesinin 1967 sonrasında dahi 10 yılını aldığını itiraf etti.
- Goldenberg; dini baskılar, toprak gaspları, Yahudi terörizmi ve toplumsal kibir gibi unsurların ülkedeki krizleri tetiklediğini belirtti.
Ne Oldu? Chelli Goldenberg Canlı Yayında Hangi Açıklamalarda Bulundu?
İsrail sanat camiasının tanınan isimlerinden biri olan ünlü oyuncu Chelli Goldenberg, son günlerde dünya kamuoyunun ve uluslararası medyanın odak noktası haline gelen sarsıcı bir olaya imza attı. Goldenberg, katıldığı bir yayın esnasında kameraların ve mikrofonların açık olduğunu, yani halihazırda canlı yayında bulunduğunu fark etmeden içten ve çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini ‘günah’ şeklinde niteleyen deneyimli oyuncu, bölgede yaşanan tüm trajik gelişmelerin ve derin krizlerin yegane sorumlusunun doğrudan bu işgal politikası olduğunu vurguladı. Konuşmasında oldukça çarpıcı kişisel itiraflara da yer veren Chelli Goldenberg, ‘Yeniden İsrailli olmaktan mutlu olmayı gerçekten çok isterdim. Artık İsrailli olmaktan gurur duymuyorum’ diyerek ülkesinin izlediği devlet politikalarına karşı duyduğu derin hayal kırıklığını ve utancı açıkça dile getirdi.
Neden Şimdi? İşgalin Gerçek Yüzünü Fark Etmek Neden Yıllar Aldı?
Canlı yayın kazasıyla ortaya çıkan bu tarihi ve eleştirel sözlerin zamanlaması, bölgedeki tansiyonun en üst seviyeye çıktığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor. 1954 yılında dünyaya gelen Chelli Goldenberg, geçmişteki toplumsal algıyı ve kendi dönüşüm sürecini şu sözlerle anlattı: ‘1954’te doğdum ve 1967’den sonra bile işgalin günahını anlamak 10 yılımı aldı. Bir gecede olmadı. İşgal, ardından her şeyi getirdi. Şu anda yaşanan her şey işgalin bir sonucudur.’ Sanatçının bu ifadeleri, toplumsal hafızanın ve propaganda mekanizmalarının bireylerin zihninde nasıl bir esaret yarattığını, ancak yıllar süren bir sorgulama sürecinin ardından gerçeğin idrak edilebildiğini gözler önüne seriyor. Goldenberg, işgalin sadece coğrafi bir ele geçirme olmadığını, aynı zamanda toplumsal ahlakı ve geleceği de zehirleyen domino etkisi yaratan bir felaket zinciri olduğunu belirtti.
Kimi Nasıl Etkileyecek? İsrail’deki Dini Baskı, Terörizm ve Kibir Eleştirisi
Chelli Goldenberg’in yayına sızan bu eleştirileri yalnızca dış politikayı değil, aynı zamanda İsrail’in iç siyasi ve sosyal yapısını da doğrudan hedef alıyor. Ülkedeki mevcut kronik sorunların kaynağını irdeleyen oyuncu; dini baskı unsurlarının, Filistin topraklarını hukuka aykırı biçimde gasbeden radikal İsraillilerin, artış gösteren Yahudi terörizminin ve devlet nezdindeki tehlikeli kibrin bu krizleri beslediğini ifade etti. Bu bağlamda, ‘Bir azınlığın özgürlüğü için savaşma hakkı vardır’ diyerek evrensel insan hakları ve adalet vurgusu yapan Goldenberg’in açıklamaları, İsrail içindeki muhalif seslerin, vicdan sahibi sanatçıların ve barış yanlısı kesimlerin yaşadığı ruh halini ve iktidarın baskılarına karşı duydukları tepkiyi özetler nitelikte taşımaktadır. Bu çıkışın, ülke içindeki sanat ve entelektüel çevrelerde yeni bir tartışma dalgası yaratması bekleniyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte ne bekleniyor? Chelli Goldenberg gibi tanınmış kültürel figürlerin devlet politikalarına yönelttiği bu tip açık ve cesur eleştirilerin, İsrail kamuoyunda ve uluslararası alanda nasıl bir yankı bulacağı merakla takip ediliyor. Özellikle medya ve sanat dünyasında artan bu tarz vicdani ses yükselişlerinin, resmi ideolojinin katı sınırlarını zorlayarak toplumsal düzeyde bir öz eleştiri dalgası tetiklemesi öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel