ANKARA — Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, milyonlarca emekliyi geçinebilmek için ileri yaşlarda dahi çalışmaya mecbur bırakırken, sosyal güvenlik sistemindeki tıkanıklıklar ve artan iş cinayetleri toplumsal bir alarm olarak kayıtlara geçiyor. Türk-İş’in Ekim ayı verilerine göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 38 bin 24 TL olduğu Türkiye’de, milyonlarca emeklinin aylığı bu rakamın çok altında kalmaya devam ediyor.
- Türk-İş’in Ekim ayı raporuna göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 TL’ye yükseldi.
- Milyonlarca emeklinin aylığı, 38 bin 24 TL olan açlık sınırının yüzde 38 altında kalıyor.
- AKP’li yıllarda emekli olup çalışmaya devam etmek zorunda kalanların sayısı 4 kattan fazla arttı.
- Gündemdeki zam senaryoları ve formüller en düşük emekli aylığını dahi açlık sınırının üzerine çıkaramıyor.
Açlık Sınırı ile Emekli Aylıkları Arasındaki Uçurum Derinleşiyor
Türk-İş tarafından her ay düzenli olarak açıklanan ve dört kişilik bir ailenin sadece beslenebilmek için yapması gereken zorunlu gıda masraflarını içeren açlık sınırı, Ekim ayında 38 bin 24 TL seviyesine ulaştı. Buna karşın, milyonlarca emeklinin aylığı açlık sınırının yüzde 38 altında kalıyor. Gıda harcamalarının yanı sıra giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri zorunlu diğer tüm harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı olan yoksulluk sınırı ise 123 bin 856 TL olarak hesaplandı. Bu devasa tablo karşısında, mevcut emekli aylığı yoksulluk sınırının yüzde 81 altında kalarak vatandaşları adeta sefalet koşullarına mahkum ediyor. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL seviyesinde bulunurken, emekli aylığıyla geçinmek ülkenin en yoksul kesiminin verdiği çetin bir hayatta kalma mücadelesi haline gelmiş durumda.
Siyasi Tartışmalar, Refah Payı ve Seyyanen Zam Senaryoları
Ekonomik krizin yarattığı tahribat siyasetin de en sıcak gündem maddesini oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ekim tarihli kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Sosyal adalet ilkemiz gereği, devletimizin şefkat elini ihtiyacı olan her bir vatandaşımıza ulaştırmak boynumuzun borcudur” ifadelerine yer vermişti. Erdoğan’ın bu açıklamalarının hemen ardından AKP kanadından emekli maaşlarında “refah payı” veya “seyyanen zam” seçeneklerinin masada olduğu ve bu yönde değerlendirmelerin yapıldığına dair açıklamalar geldi. Ancak milyonlarca emekli hala açlık sınırının altında, asgari ücretin gerisinde kalan aylıklarla yaşam mücadelesini sürdürüyor. Öyle ki, AKP’li yıllarda emekli olduktan sonra da çalışmaya devam etmek zorunda kalan kişilerin sayısı 4 kattan fazla artış gösterdi. Sabah Gazetesi yazarı Faruk Erdem, emeklilere yönelik yürütülen hazırlıkların detaylarını kamuoyuyla paylaşırken, ocak ayında refah payı artışının da kuvvetli bir ihtimal olarak gündemde olduğunu ileri sürdü. Haberde yer verilen örnek hesaplamalara göre, 3 bin liralık seyyanen zam yapılması durumunda dahi 23 bin 552 TL olan en düşük emekli aylığı yalnızca 26 bin 552 TL’ye yükselebilecek. En düşük emekli maaşına ocak ayında yüzde 10 oranında zam yapılması halinde aylık 25 bin 907 TL’ye, yüzde 5 refah payı ilave edilmesi durumunda 27 bin 202 TL’ye, yüzde 20 refah payı verilmesi durumunda ise 31 bin 88 TL seviyesine ulaşabileceği hesaplanıyor. Yapılacak 3 bin liralık seyyanen zammın dahi en düşük emekli aylığını açlık sınırının yalnızca yüzde 69.8’ine ulaştırabileceği gerçeği, krizin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonuç olarak, açıklanan resmi veriler ve tartışılan zam senaryoları, milyonlarca emeklinin önümüzdeki dönemde de temel insani ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanacağını ve çalışmaya mecbur kalacağını gösteriyor. İleri yaşlarda artan iş cinayetleri ve derinleşen yoksulluk sarmalı karşısında atılacak adımların, ekonomik krizin yaralarını sarıp saramayacağı önümüzdeki aylarda netleşecek resmi süreçlerle birlikte kamuoyunun en önemli gündem maddesi olmaya devam edecektir.
Kaynak: Evrensel