6 Kasım 2026, Cuma
Haber

DEM Parti’den Kritik Çağrı: MGK Kararı Aşılmalı ve Öcalan’ın Statüsü Netleştirilmeli

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

ANKARA — Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Kürt Özgürlük Hareketi’nin attığı adımlara karşılık devletin hukuki ve siyasi sorumluluklarını acilen yerine getirmesi gerektiğini vurgulayarak, mevcut MGK kararlarının sürecin önünde bir duvar oluşturduğunu ve Önder Apo’nun statüsünün ivedilikle netleştirilmesi şart olduğunu belirtti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İktidarın yasal ve siyasi düzenlemeler konusunda somut adım atmaması toplumsal kaygıları artırıyor.
  • Devletin süreci idari ve güvenlik odaklı mekanizmalara bağımlı kılmasının barışın önünde engel teşkil ettiği ifade ediliyor.
  • Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararlarının sürecin ilerlemesini gerileten değil, hızlandıran bir niteliğe bürünmesi talep ediliyor.
  • Taraflar arası karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve atılan adımların somut sonuçlar üretmesi sürecin sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyor.

Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde Tıkanıklık Kaygıları

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde iktidarın yasal ve siyasi düzenlemeler hususunda somut adımlar atmaması, sürecin geleceğine ilişkin tartışma ve kaygıları gün geçtikçe artırmaktadır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin süreç kapsamında sergilediği yapıcı adımlara karşın devletin sorumluluklarını yerine getirmemesi, taraflar arası karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve demokratik çözümün ilerletilmesi önündeki en temel engellerden birini oluşturmaktadır. DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin mevcut aşamasını, iktidarın tarihsel ve güncel sorumluluklarını ve bir an önce atılması gereken somut adımları kapsamlı bir şekilde değerlendirmiştir. Sürecin ilerleyebilmesi için tarafların attığı adımların karşılıklı güven oluşturması ve somut sonuçlar üretmesi şarttır. Taraflardan birinin attığı adımların diğer tarafın karşılık vermesini sağlayamaması, sürecin sürdürülebilirliği açısından ciddi riskler barındırmaktadır.

Güvenlik Odaklı Mekanizmalar ve MGK Duvarı

Devletin süreci idari ve güvenlik odaklı karar mekanizmalarına bağımlı hale getirmesini sert bir şekilde eleştiren Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının sürecin ilerlemesinin önünde bir fren unsuru olmaması gerektiğinin altını çizmiştir. Sarıtaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer vermiştir: ‘Burada üzerinde durulması gereken temel mesele, MGK’nin kurumsal rolünün varlığından ziyade, sürecin ilerlemesinin idari ve güvenlik odaklı bir karar mekanizmasına bağımlı hale getirilmesidir. Elbette devletin sürece ilişkin bir takvimi olacak ancak bu takvim mevcut süreci gerileten değil, ileriye taşıyan ve hızlandıran bir noktada olmalı. Geride bıraktığımız iki yılda devlet ve iktidar daha çok süreci yavaşlatan konumda oldu. Toplumda, devletin atması gereken adımların MGK kararlarına takıldığı algısı gün geçtikçe yer ediniyor. Dolayısıyla MGK kararı duvarının bir an önce aşılması gerektiğini her platformda ifade ediyoruz.’ Bu açıklamalar, güvenlik bürokrasisinin vesayetçi alışkanlıklarının demokratik çözüm yollarını tıkadığı yönündeki eleştirileri bir kez daha ulusal ve kamusal gündemin merkezine taşımıştır.

Gelişmeler ve Beklentiler

Gelecek dönemde barış süreçlerinin evrileceği nokta, siyasi iradenin hukuki ve toplumsal gerçekliklerle yüzleşme cesaretine bağlı olacaktır. Resmi sürecin tıkanıklıkları aşabilmesi için yalnızca güvenlikçi politikaların dışına çıkılması, Kürt Özgürlük Hareketi’nin beklentilerinin karşılanması ve Önder Apo’nun statüsünün hukuki bir zeminde netleştirilmesi hayati bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. Toplumun geniş kesimlerinin beklentisi, MGK duvarlarının yıkıldığı, somut yasal düzenlemelerin hayata geçirildiği ve kalıcı barışın tesis edildiği şeffaf bir müzakere ortamının acilen inşa edilmesidir.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın