7 Kasım 2026, Cumartesi
Haber

Almanya’da On Binlerce Kişi Savaş Politikaları ve Hayat Pahalılığına Karşı Ayaklandı

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

BERLİN — Fransa’da öğrencilerin başlattığı ve kısa süre içinde tüm Avrupa’ya yayılan kitlesel protesto dalgası Almanya’ya sıçradı. Ülkenin 20’den fazla kentinde bir araya gelen on binlerce vatandaş; zorunlu askerliğe, hayat pahalılığına, işten çıkarmalara, savaş politikalarına, kadın cinayetlerine ve aşırı sağcı yükselişe karşı sokakları doldurarak eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Almanya genelinde 20’den fazla kentte on binlerce kişi sokaklara döküldü.
  • Protestolarda ‘Zorunlu askerliğe hayır’, ‘Barış hemen şimdi’ ve ‘Hayat pahalılığına son’ sloganları öne çıktı.
  • Fransa’da gençlik örgütleriyle başlayıp Belçika ve Hollanda’ya yayılan hareket, Almanya’da işçi sendikaları ve Türk kökenli vatandaşların katılımıyla büyüdü.
  • Göstericiler Alman hükümetinin savaş politikalarını, artan enflasyonu, taşeron çalışma sistemini ve aşırı sağcı AfD’yi sert bir dille protesto etti.

Avrupa’yı Saran Eylem Dalgası Almanya’ya Sıçradı: 20’den Fazla Kentte Büyük Tepki

Fransa’da öğrencilerin öncülüğünde başlayan ve kıta genelinde farklı Avrupa ülkelerine yayılan protesto hareketine destek vermek amacıyla Almanya’nın 20’den fazla kentinde devasa gösteriler düzenlendi. On binlerce kişinin katılım sağladığı bu eylemlerde toplumun en hassas olduğu konular aynı platformda buluştu. Zorunlu askerliğe karşı net bir duruş sergilenirken, derinleşen ekonomik krizin tetiklediği hayat pahalılığı, yaygınlaşan işten çıkarmalar, militarist savaş politikaları, artan kadın cinayetleri ve tırmanışa geçen aşırı sağ olgusu tek ses olarak protesto edildi. Almanya’da çok sayıda öğrenci, sol grup, sendika temsilcisi ve işçi sokaklara çıkarak ortak bir cephe oluşturdu. Köln’de Ren Nehri kıyısında toplanan binlerce gösterici, buradan şehir merkezine doğru kararlı bir yürüyüş gerçekleştirdi. ‘Zorunlu askerliğe hayır’, ‘Barış hemen şimdi’, ‘Hayat pahalılığına son’, ‘İşten atılmalar durdurulsun’ ve ‘Savaşların yerini barış alsın’ sloganlarının yankılandığı gösterilerde, güvencesiz taşeron çalışma sistemine ve antidemokratik uygulamalara da tepki gösterildi. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı bu kitlesel eylemlerde katılımcılar, uluslararası dayanışma ve sendikal özgürlük taleplerinin yanı sıra Almanya’nın aşırı sağcı partisi AfD’ye, Gazze’deki sivil kayıplara ve hükümetin izlediği agresif dış politikaya karşı dikkat çeken dövizler taşıdı. Almanya’daki eylemlere ülkedeki Türk sendika ve sol grupların da aktif olarak destek verdiği görüldü. Eyleme katılan Türk kökenli vatandaşlar, bu protestoların yalnızca Almanya’ya özgü olmadığını, tüm Avrupa genelinde derinleşen ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı ortak bir haykırış olduğunu vurguladı.

Yüksek Enflasyon, Yakıt Fiyatları ve Kapitalist Sistem Hedefte

Eyleme katılan farklı kesimlerden gruplar, yaşanan toplumsal patlamanın arka planındaki ekonomik nedenleri ve kökleri de detaylıca aktardı. Bir grup eylemci, Fransa’da öğrencilerin başlattığı protestoların zamanla işçilerin de katılımıyla çığ gibi büyüdüğünü, ardından Belçika, Hollanda ile Almanya’ya sıçradığını belirtti. Almanya’nın pek çok kentinde benzer gösterilerin eş zamanlı düzenlendiğine dikkat çeken katılımcılar; yüksek enflasyon, ezici hayat pahalılığı ve artan kamusal kısıtlamaların çalışan kesimleri ve dar gelirlileri kaçınılmaz olarak sokağa çıkmaya zorladığını ifade etti. Özellikle yakıt fiyatlarındaki önlenemez artışın, temel gıda ve barınma giderlerinin yaşam koşullarını tamamen çekilmez hâle getirdiğini savunan eylemciler, bu kitlesel sokak hareketinin doğrudan kapitalizme ve neo-liberal ekonomik politikalara karşı duyulan büyük toplumsal tepkinin en somut parçası olduğunu dile getirdi. Bir başka gösterici ise Fransa’daki gençlik örgütlerinin başlattığı eylemlere sarsılmaz bir dayanışma hissiyle katıldıklarını belirterek, Avrupa’daki emekçi sınıfların artık daha fazla baskıya boyun eğmeyeceğinin altını çizdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Almanya’nın dört bir yanında on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen bu tarihi eylemler, hükümetin ekonomi ve dış politika karnesine yönelik toplumsal hoşnutsuzluğun ulaştığı kritik boyutu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, artan enflasyon ve savaş politikalarının tetiklediği bu kitlesel hareketliliğin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşabileceğini, sendikalar ile gençlik örgütlerinin ortak mücadelesinin Alman siyasetinde yeni bir dönüm noktası yaratabileceğini öngörüyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın