BERLİN — Fransa’da öğrencilerin başlattığı ve kısa süre içinde farklı Avrupa ülkelerine yayılan dev protesto dalgasına destek amacıyla, Almanya genelinde 20’den fazla kentte on binlerce kişinin katılımıyla kapsamlı gösteriler düzenlendi. Zorunlu askerliğe, hayat pahalılığına, işten çıkarmalara, savaş politikalarına, kadın cinayetlerine ve aşırı sağın yükselişine karşı sokaklara dökülen binlerce vatandaş, geniş güvenlik önlemleri altında hükümetin politikalarını protesto etti.
- Almanya’nın 20’den fazla kentinde on binlerce kişi sokaklara döküldü.
- Protestolarda zorunlu askerliğe, hayat pahalılığına ve savaş politikalarına sert tepki gösterildi.
- Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın uyarılarına rağmen öğrenciler, sol gruplar ve sendika temsilcileri eylemlere katıldı.
- Köln’de ve diğer büyük şehirlerde Türk kökenli vatandaşlar ile sol gruplar da protestolara aktif destek verdi.
Fransa’dan Almanya’ya Yayılan Küresel ve Toplumsal Öfke Dalgası
Fransa’da gençlik örgütleri ve öğrencilerin başlattığı, zamanla işçilerin de katılımıyla Kartopu etkisi yaratarak Belçika, Hollanda ve nihayetinde Almanya’ya yayılan protestolar, Avrupa genelinde büyüyen ekonomik ve toplumsal krizlerin somut bir yansıması olarak kayıtlara geçti. Almanya’nın 20’den fazla kentinde eş zamanlı olarak düzenlenen gösterilere on binlerce insan katıldı. Eylemlerde yükselen temel talepler arasında zorunlu askerliğe karşı çıkılması, hayat pahalılığının durdurulması, işten çıkarmaların önlenmesi, savaş politikalarının son bulması, kadın cinayetlerinin engellenmesi ve aşırı sağın tırmanışına dur denilmesi yer aldı. Almanya’daki Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın, aşırı sol grupların gösterileri kendi ideolojik amaçları doğrultusunda yönlendirebileceği yönündeki resmi uyarılarına rağmen, çok sayıda öğrenci, sol grup, sendika temsilcisi ve işçi bu çağrılara kulak vererek sokaklara çıktı. Köln’de Ren Nehri kıyısında toplanan kalabalık, buradan şehir merkezine doğru etkileyici bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eyleme katılan Türk kökenli vatandaşlar ve yerel aktivistler, bu protestoların sadece ulusal değil, tüm Avrupa genelinde derinleşen ekonomik ve toplumsal sorunlara karşı ortak bir çığlık niteliği taşıdığını vurguladılar.
Sokaklarda Yankılanan Sloganlar ve Geniş Güvenlik Çemberi
Almanya’nın dört bir yanında düzenlenen eylemlerde “Zorunlu askerliğe hayır”, “Barış hemen şimdi”, “Hayat pahalılığına son”, “İşten atılmalar durdurulsun” ve “Savaşların yerini barış alsın” sloganları adeta gökyüzünü inletti. Göstericiler sadece ekonomik krizle sınırlı kalmayıp, taşeron çalışma sistemine ve devlette görülen antidemokratik uygulamalara da çok sert tepki gösterdiler. Alman polis teşkilatı eylemler boyunca olağanüstü geniş güvenlik önlemleri alırken, katılımcılar dayanışma ve sendikal özgürlük taleplerini yüksek sesle dile getirdiler. Eylemciler ayrıca Almanya’nın yükselen aşırı sağcı partisi AfD’ye, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ve federal hükümetin militarist dış ve savaş politikalarına karşı dikkat çekici dövizler taşıdılar. Türk sendika ve sol grupların da eylemlere aktif bir şekilde destek verdiği gözlemlendi. Eyleme katılan bir grup vatandaş, Fransa’daki gençlik örgütlerinin başlattığı ve işçi sınıfının da omuz vermesiyle büyüyen bu hareketin Belçika, Hollanda ile birlikte Almanya’da da rüzgar estirdiğini belirtti.
Yüksek Enflasyon, Yakıt Fiyatları ve Kapitalizme Karşı Toplumsal Tepki
Almanya’nın birçok kentindeki meydanlarda dile getirilen ekonomik şikayetler, ülkedeki refah devletinin erozyona uğradığını gözler önüne serdi. Eylemciler, yüksek enflasyonun, durdurulamayan hayat pahalılığının ve artan kamusal kısıtlamaların çalışan kesimleri ve dar gelirlileri kaçınılmaz olarak sokağa çıkmaya zorladığını ifade ettiler. Özellikle yakıt fiyatlarındaki önlenemez artışın günlük yaşam koşullarını son derece ağırlaştırdığını savunan göstericiler, bu kitlesel protestoların özünde kapitalist sisteme karşı duyulan derin toplumsal tepkinin bir parçası olduğunu dile getirdiler. Fransa’daki gençlik hareketleriyle kurulan enternasyonal dayanışma bağları sayesinde Almanya’nın farklı noktalarında seslerini duyuran eylemciler, bu mücadelenin sadece anlık bir tepki olmadığını, uzun soluklu bir hak arama sürecinin kapısını araladığını net bir şekilde ortaya koydular.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek dönemde Avrupa genelindeki bu ortak protesto dalgasının, hükümetlerin bütçe ve dış politika kararlarını nasıl etkileyeceği yakından takip ediliyor. Özellikle artan enflasyon baskısı, zorunlu askerlik tartışmaları ve savaş politikalarına karşı yükselen toplumsal muhalefetin, Alman siyasetinde kalıcı izler bırakması ve sendikal hareketleri daha da radkleştirmesi bekleniyor. Resmi makamların güvenlik önlemlerini artırırken benzer gösterilerin önünü almak için hangi sosyal politikaları devreye sokacağı ise merakla bekleniyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika