ANKARA — Uzman Çavuş Musa Orhan tarafından cinsel saldırıya uğrayan ve intihara sürüklenen İpek Er’in annesi Hikmet Kılınç, Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda düzenlenen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansında kızının davasında adaletin sağlanması çağrısında bulunarak hakkını aramaktan vazgeçmeyeceğini vurguladı.
- 500’den fazla kadının katılımıyla Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ konferansı başladı.
- İpek Er’in annesi Hikmet Kılınç, kızının katilinin beraat ettirilmesine tepki göstererek milletvekillerine davayı takip etme çağrısında bulundu.
- Altı yıldır adalet arayışını sürdüren Hikmet Kılınç, davanın peşini bırakmayacağını ve süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacağını belirtti.
- Kılınç, kızının kanlı elbiselerinin ve saçlarının gördüğü işkencelerin kanıtı olarak hâlâ elinde bulunduğunu ifade etti.
Ankara’daki Konferansta İpek Er’in Davası Gündeme Geldi
“Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı, 500’den fazla kadının katılımıyla Ankara İnşaat Mühendisleri Odası’nda büyük bir katılımla başladı. Gazeteci, yazar, siyasetçi, akademisyen ve aktivist kadınları bir araya getiren bu geniş kapsamlı konferansta barış, adalet, eşit yurttaşlık, toplumsal cinsiyet ve örgütlenme başlıkları derinlemesine ele alınıyor. Konferansın en dikkat çekici ve duygusal anlarından biri ise etkinlik öncesinde söz alan, cinsel saldırıya uğrayan ve intihara sürüklenen İpek Er’in annesi Hikmet Kılınç’ın yaptığı sarsıcı açıklamalar oldu. Hikmet Kılınç, kızının ölümüne ilişkin hukuki süreçte yaşananlara isyan ederek adalet talebini bir kez daha kamuoyu önünde yineledi. Kılınç, kızının katilinin beraat ettirilmesine karşı sert tepki gösterdi ve başta milletvekilleri olmak üzere tüm yetkililere bu davanın yakın takibçisi olma çağrısı yaptı.
Hikmet Kılınç: ‘AİHM’e Kadar Bu Davanın Takipçisi Olacağım’
Kızının hakkını aramaktan asla vazgeçmeyeceğinin altını çizen gözü yaşlı anne Hikmet Kılınç, adalet mücadelesindeki kararlılığını şu sözlerle dile getirdi: “Kürt milletvekillerimize kızımın hakkına sahip çıkmaları çağrısında bulunuyorum. Kızımın katilini koruyan Süleyman Soylu, katilin beraat etmesini sağladı. Kızımın kanı yerde kalmamalı. Sağ olduğum sürece kızımın hakkını arayacağım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar bu davanın takipçisi olacağım. Kızımı devlet gücünü kullananlar katletti. Kızımın katili dışarıda dolaştığı sürece adalet sağlanmış olamaz.” Altı yıldır adalet arayışının sürdüğünü ifade eden Hikmet Kılınç, bu süreçte kendisine verilen sözlerin tutulmadığını belirterek, “Altı yıldır bana Kürt partisinden uzak durursan kızının adaletini sağlayacağız dediler. Altı yılın ardından beraat ettirdiler. Her şeyimi sattım, Batman’a geldim. Kızımın hakkını korumak bahanesiyle beni kandırdılar. Kızım bugün bir kez daha katledilmiştir” diyerek maruz kaldığı manipülasyonları anlattı.
İpek Er Vakası ve Aileye Yönelik Baskılar
Yaşanan sürecin acı detaylarını paylaşmaya devam eden Hikmet Kılınç, kızının sistematik bir baskı ve tehdit ortamına maruz bırakıldığını vurguladı. Kılınç, “Kızımı kullandılar, kandırdılar, korkuttular. ‘Babanı katlederiz, kardeşini katlederiz’ diye korkuttular. İpek’i satmaya kalkıştılar. İpek’in saçları burada gördüğü işkencelerin kanıtıdır. Kızımın kanlı elbiseleri hala bende” diyerek olayın vahametini gözler önüne serdi. Hatırlanacağı üzere İpek Er, 7 Temmuz 2020’de Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak Beşiri ilçesinde Uzman Çavuş Musa Orhan’ın nitelikli cinsel saldırısına uğradığını şikayet etmiş, ancak süreç içerisindeki hukuki kararlar ve gelişmeler kamuoyunda büyük bir infial yaratmıştı. Anne Kılınç’ın bu feryadı, aradan geçen yıllara rağmen kapanmayan yaraları ve adalet özlemini bir kez daha Türkiye’nin gündeminin merkezine taşıdı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Hikmet Kılınç’ın Ankara’da dile getirdiği adalet çağrısının ardından, davanın ulusal ve uluslararası hukuk mercilerinde (AİHM süreci dahil) nasıl bir boyut kazanacağı merakla bekleniyor. Kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, İpek Er davasının ve benzeri olayların takipçisi olmaya devam edeceklerini, cezasızlık politikalarına karşı ortak mücadelenin süreceğini vurguluyor.
Kaynak: ANF Türkçe