8 Kasım 2026, Pazar
Haber

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Sayıştay Raporu Depremi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

VAN — Gazeteci Ruşen Takva’nın kamuoyuyla paylaştığı 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde milyonluk bilanço açıklarından adrese teslim ihalelere, sınavsız kadro atamalarından öğrencilerden elden para toplanmasına kadar uzanan vahim usulsüzlükleri gözler önüne serdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Erciş İşletme Fakültesi ve Özalp MYO’ya tahsisli 2 arsa muhasebeye hiç işlenmedi; 6 milyon metrekareyi aşkın arsa ve arazinin değer tespiti yapılmadı.
  • Hemşire kadrosundaki iki personel, sınav şartı aranmaksızın ve mevzuata aykırı şekilde hastane müdür yardımcılığına getirildi.
  • Araç kiralama ihalelerinde adrese teslim şartlar belirlenmesine rağmen, ihaleyi alan şirketin şartnameye dahi uymadığı tespit edildi.
  • TÜBİTAK bursuyla yurt dışına giden iki öğretim üyesi için uzun süreli görevlendirme kurallarından kaçınmak adına 87-89 günlük kısa süreli parçalı kararlar alındı.

Muhasebede Kayıp Milyonlar ve Değeri Gizlenen Taşınmazlar

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, yükseköğretim kurumlarındaki mali şeffaflık ve denetim mekanizmalarının ne denli kritik birzaafiyet içinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Gazeteci Ruşen Takva’nın kamuoyunun bilgisine sunduğu detaylara göre, üniversite bünyesindeki devasa mali ve fiziki varlıkların kayıt dışı bırakıldığı tespit edildi. Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, Erciş İşletme Fakültesinin ve Özalp Meslek Yüksekokulu’na (MYO) tahsisli iki arsanın muhasebe kayıtlarına hiçbir şekilde yansıtılmamış olmasıydı. Bununla da kalmayan denetimler, üniversitenin öz mülkiyetinde yer alan tam 6.102.070,25 metrekare arsa ve arazinin değer tespitinin yapılmadığını ortaya koydu. Daha da vahimi, kampüs içerisindeki bazı binaların muhasebe defterlerinde gerçek değerleri yerine sembolik olarak ‘1 TL (iz bedel)’ ile gösterildiği anlaşıldı. Bu durum, üniversitenin bilançolarının gerçeği yansıtmadığını ve mali denetimin sağlıklı bir şekilde yapılmasının önüne geçildiğini açıkça gösterdi.

Sınavsız Müdür Yardımcılığı Atamaları ve Adrese Teslim İhaleler

Sayıştay raporunda yer alan idari usulsüzlükler sadece mali alanla sınırlı kalmadı; liyakatsiz atamalar ve rekabeti ortadan kaldıran ihale süreçleri de rapora damgasını vurdu. Rapora göre, hemşire kadrosunda görev yapan iki personel, 2020 ve 2023 yıllarında hiçbir sınava tabi tutulmaksızın hastane müdür yardımcılığı kadrosuna atandı. Sayıştay denetçileri, bu kişilerin sınava girme şartlarını taşımadığını ve öncelikle başhemşire unvanını almaları gerektiğinin altını çizdi. Üniversite yönetimi ise savunmasında, bu görevlendirmenin rektörlük yetkisiyle hizmetin sürekliliğini sağlamak amacıyla yapıldığını, personele ek ödeme verilmediğini ve fazla kadro görevlendirilmesinin sonlandırıldığını öne sürdü. Ancak Sayıştay bu savunmayı geçersiz bularak, genel görevlendirme yetkisinin kanuni sınav şartını hiçbir suretle ortadan kaldıramayacağını vurguladı. Öte yandan, taşıt alım ve kiralama süreçlerinde de şaibeli adımlar atıldığı belgelendi. Toplam 5 adet araç kiralama ihalesinde, binek araçlar için özel olarak “en az 2023 model, en fazla 65.000 km ve 1400-1600 cc motor” şartı getirilerek adeta adrese teslim bir ihale kurgulandı. Ancak skandal bununla da bitmedi; ihaleyi alan firmanın şartnamedeki 1400-1600 cc motor kriteri yerine 1300 cc motorlu 2 araç ve 65.000 km sınırı yerine 75.000 km’de 1 araç teslim ederek ihale şartnamesine dahi riayet etmediği gün yüzüne çıktı.

Akademik Görevlendirmelerde Hile ve Ruhsatsız İşletmeler

Üniversite içerisindeki denetimsizlik zinciri akademik kadrolar ve kampüs içi ticari alanlara kadar uzandı. Raporda yer alan bilgilere göre, iki öğretim üyesi 12 ay süreli TÜBİTAK bursuyla yurt dışına gönderildi. Ancak mevzuatın ‘uzun süreli görevlendirme’ şartlarından ve denetim mekanizmalarından kaçınmak amacıyla, bu kişilerin süreçleri 87-89 günlük 4 ayrı ‘kısa süreli’ onay kararıyla bölündü ve toplamda 1 yıl boyunca yurt dışında tutulmaları sağlandı. Bu akademik personelin dönüşte sunması zorunlu olan bilimsel faaliyet raporlarını da teslim etmediği tespit edildi. Tüm bu idari ve akademik skandalların yanı sıra, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsü içerisinde öğrencilere hizmet veren kantin, kafeterya, market ve fotokopi salonu gibi kiralık işletmelerin hiçbirinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı anlaşıldı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki bu derin usulsüzlükleri gözler önüne seren Sayıştay denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve idari şeffaflık konusundaki denetimlerin hayati önemini bir kez daha hatırlattı. Raporda tespit edilen hukuka aykırı işlemler, sınavsız atamalar ve ihale yolsuzluklarıyla ilgili olarak adli ve idari soruşturmaların açılması beklenirken, kamuoyu ve meslek örgütleri sürecin en yakın takipçisi olmaya devam ediyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın