RIYAD — Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu, Yemen’de Husilerin balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesini artırmak için kullandığı hayati kaynakları hedef alan kapsamlı bir askeri operasyon düzenlendiğini resmi olarak duyurdu.
- Arap koalisyonu, Husilerin balistik füze ve İHA kapasitesini hedef aldı.
- Operasyon, Suudi Arabistan, Yemen güvenliği ve Kızıldeniz seyrüsefer serbestisini korumayı amaçlıyor.
- Eylül 2014’ten bu yana süren krizde, Husiler başkent Sana’yı kontrol altında tutuyor.
- Mart 2015’ten beri koalisyon güçleri Yemen hükümetine askeri destek sağlıyor.
Arap Koalisyonu’ndan Stratejik Hamle: Hayati Kaynaklar Vuruldu
Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu, Yemen’deki krizin seyrini değiştirebilecek kritik bir askeri operasyona imza attı. Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, yaptığı yazılı açıklamada Yemen’de devam eden çatışmalar ve düzenlenen son saldırılara ilişkin kapsamlı bilgiler paylaştı. Maliki, Husilerin balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesini artırmak için kullandığı ‘hayati kaynakların’ başarılı bir şekilde hedef alınarak etkisiz hale getirildiğini belirtti. Bu askeri hamleyle birlikte, bölgedeki dengelerin yeniden şekillenmesi bekleniyor.
Söz konusu operasyonun sadece füze ve İHA kapasitesiyle sınırlı kalmadığı, aynı zamanda daha geniş bir tehdit alanını kapsadığı kaydedildi. Yapılan resmi açıklamalara göre saldırıda, ‘Husilerin Suudi Arabistan ve Yemen’in güvenliği ile Kızıldeniz’deki seyrüsefer serbestisini tehdit eden saldırılarında kullandığı’ diğer stratejik kaynaklar da doğrudan hedef alındı. Uluslararası ticaretin ve enerji nakil hatlarının kalbi konumundaki Kızıldeniz’de güvenliğin sağlanması, küresel aktörler tarafından da yakından takip ediliyor. Öte yandan, saldırıların düzenlendiği coğrafi bölgeler ve etkisiz hale getirilen ‘hayati kaynakların’ niteliği hakkında henüz detaylı bilgi paylaşılmazken, operasyon sonucunda herhangi bir can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair de resmi bir açıklama yapılmadı.
Yemen Krizinin Tarihsel Arka Planı ve Çatışmaların Seyri
Yemen’de yıllardır devam eden iç savaş ve istikrarsızlık tablosu, kökleri geçmişe dayanan derin siyasi ve askeri çatışmalarla besleniyor. Ülkedeki iktidar mücadelesinin en belirgin aktörlerinden biri olan Husiler, Eylül 2014’ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere ülkenin stratejik bazı bölgelerinin kontrolünü elinde bulunduruyor. Bu durum, Yemen merkezi hükümetini uluslararası alanda destek arayışına iterken, bölgesel aktörlerin de müdahil olmasına zemin hazırladı.
Bu kapsamda Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Mart 2015’ten bu yana Husilere karşı meşru Yemen hükümetine aktif askeri destek sağlamaktadır. Son dönemde sahadaki askeri hareketlilikte belirgin bir tırmanış gözlemleniyor. Husilerin geçen ay Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayetinden Taiz vilayetine doğru askeri saldırılar gerçekleştirerek stratejik öneme sahip Babulmendeb Boğazı’na doğru ilerlemesi, çatışmaların şiddetini artırdı. Dağlık coğrafi yapısıyla bilinen Taiz başta olmak üzere, ülkenin pek çok farklı bölgesinde çatışmalar aralıksız bir şekilde devam ediyor ve insani krizi derinleştiriyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Bölgesel güvenliği ve Kızıldeniz’deki uluslararası seyrüsefer serbestisini korumak amacıyla Arap koalisyonu tarafından gerçekleştirilen bu son operasyon, Yemen’deki uzun soluklu savaşın yakın zamanda hız kesmeyeceğini gösteriyor. Husilerin askeri kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen bu stratejik hamlelerin ardından tarafların nasıl bir tutum takınacağı ve olası diplomatik veya askeri karşılıkların ne olacağı, önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Uluslararası toplum ve ilgili tüm taraflar, bölgedeki istikrar arayışlarını ve çatışmaların seyrini yakından izlemeyi sürdürüyor.
Kaynak: BirGün Manşet