İSTANBUL — Umut-Sen’in yayımladığı ‘Direniş Haritası Ekim 2026’ raporuna göre, Türkiye genelinde işçi direnişleri, sendikal örgütlenme mücadeleleri ve yaşam alanlarını korumaya yönelik eylemler ekim ayında hız kesmeden sürdü; ay boyunca toplamda 47 yeni mücadele kayda geçti.
- Ekim ayında 21 işçi direnişi, 23 eylem, 2 ekoloji direnişi ve 1 açlık grevi olmak üzere 47 yeni mücadele kaydedildi.
- Süren 64 direnişin 41’i 100 günü geride bırakırken, toplam mücadele sayısı ay sonunda 285 olarak kayıtlara geçti.
- Açıklanan raporda, 26 yeni mücadelede temel talebin ödenmeyen ücret, kıdem tazminatı ve işçilik alacakları olduğu vurgulandı.
- İnşaat sektöründen tekstile, kamusal dev şantiyelerden fabrikalara kadar pek çok alanda işçiler ve üretici köylüler hak arama eylemleri gerçekleştirdi.
Ekim Ayında Ne Oldu ve Sektörel Dağılım Nasıl Şekillendi?
Türkiye genelinde işçi direnişleri, sendikal örgütlenme mücadeleleri ve yaşam alanlarını korumaya yönelik eylemler ekim ayında da tüm hızıyla sürdü. Umut-Sen’in yayımladığı “Direniş Haritası Ekim 2026” raporuna göre, ay sonunda Türkiye genelinde 285 mücadele kayda geçti. Bunların 64’ü kesintisiz bir şekilde sürerken, 221’i sonuçlanmış olarak sınıflandırıldı. Ekim ayında ise 21’i işçi direnişi, 23’ü eylem, ikisi ekoloji direnişi ve biri açlık grevi olmak üzere toplam 47 yeni kayıt oluşturuldu. Bu mücadelelerin tam 26’sında ödenmeyen ücret, tazminat ve işçilik alacaklarının temel talep olduğu açıkça belirtildi. İnşaat sektörü, işçi direnişlerinin en yoğun ve çarpıcı şekilde öne çıktığı alanların başında geldi. Ay boyunca 15 yeni inşaat direnişi kaydedilirken, bunların dokuzu ay sonuna kadar başarıyla sonuçlandı, altısı ise kararlı bir şekilde sürdürülmeye devam etti.
İnşaat Sektöründe ve Şantiyelerde Ücret Krizleri Nasıl Yaşandı?
Raporda, kamu projeleri dahil olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki farklı şantiyelerde yaşanan kronik ücret sorunlarına dikkat çekildi. İstanbul Arnavutköy Sazlıbosna TOKİ şantiyesinde beş ayrı yüklenici ve taşeronun işçileri aynı ay içerisinde hak ettikleri ücretlerini alabilmek için direnişe geçti. Ankara’da Rönesans Holding’in yürüttüğü devasa Yeni Adalet Sarayı şantiyesinde çalışan işçiler, ödenmeyen üç aylık alacakları için 6 Ekim tarihinde çatıya çıkarak seslerini duyurmaya çalıştı. Adıyaman’da ise altı inşaat işçisi 26 Ekim’de ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle kendilerini binanın çatısının kenarından sarkıtarak tehlikeli bir eyleme imza attı. Antakya’daki deprem konutlarında Cevahir Yapı bünyesinde çalışan 45 işçi, ödenmeyen ücret ve diğer hak edişleri için şirket ofisi önünde uzun bir bekleyişe geçti ve kararlı mücadelenin beşinci gününde haklarını almayı başardı. Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde sendikalı oldukları gerekçesiyle haksız yere işten çıkarılan 90 işçinin direnişi ise 17’nci günde kesin bir kazanımla sonuçlandı.
Sendikal Örgütlenme Mücadeleleri ve Fabrikalardaki İşten Çıkarmalar
Ekim raporunda, yalnızca şantiyeler değil fabrikalardaki sendikal örgütlenme nedeniyle yaşanan haksız işten çıkarmalar da geniş yer buldu. İzmir Aliağa’daki Smart Solar fabrikasında işten çıkarılan işçi sayısının 85’e yükseldiği bildirildi. İstanbul Tuzla’daki VOLVAC fabrikasında sendikanın çoğunluk tespiti almasının hemen ardından beş işçinin işten çıkarıldığı kaydedildi. Ankara Sincan’daki Ulusoy Bakır’da Birleşik Metal-İş sendikasının yetkisinin kesinleşmesinin ardından iki işçinin işten çıkarıldığı raporda yer aldı. Bolu’daki Domino Tekstil’de ise 22 Ekim’de 60 işçinin sözleşmesi aniden feshedildi. Keşan’daki TYH Tekstil’de de benzer hak mücadelesi süreçlerinin yaşandığı bilgisi paylaşıldı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Umut-Sen’in ekim ayı direniş raporu, Türkiye’de ekonomik krizin ve enflasyon baskısının çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Ücret alacaklarının ödenmemesi ve sendikal hakların engellenmesi nedeniyle önümüzdeki dönemde işçi ve köylü eylemlerinin artarak devam etmesi bekleniyor. Raporda ayrıca üretici köylülerin artan girdi maliyetleri ve ürün fiyatları nedeniyle sokakta olduğuna dikkat çekilirken, 100 günü aşan direnişlerin hukuki ve toplumsal dayanışma ağlarıyla büyüyeceği öngörülüyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika