YENİLİNTEMLEDİR: Mustafa Özkent’in münferit bir tesadüf olmadığını vurgulayan bu ifade, Türkiye’deki psychedelic rock ve Anadolu Pop sahnelerinin Batı müzik kamuoyunun 60’lı ve 70’li dönemlerindeki derin tutkuyla ilişkili olmasından kaynaklanmaktadır. Bu dönemde Erkin Koray’in kendine özgü psychedelic denemelerinden Barış Manço’nun synthesizer hamleleri, Özdemir Erdoğan’un caz-funk deneyimlerinin ve Selda Bağcan’ın Batı festival sahnelerinde kasıp kavuran o eşsiz bağlama-synth melezlemesine kadar uzanan küresel ilgi bugün de tazeliğini korumaktadır.
Kaynak: BirGün Manşet