İSTANBUL — Bilim dünyasında heyecan yaratan bir gelişmeyle, laboratuvarda yetiştirilen minyatür insan beyni modelleri, SpaceX’in 35. Ticari İkmal Hizmetleri görevi kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarıyla ulaştı. Mikro yerçekimi ve kozmik radyasyonun nörolojik yapılar üzerindeki olası etkilerini mercek altına alacak olan bu kapsamlı araştırma, insanlığın uzaydaki geleceği ve dünyadaki nörolojik hastalıkların tedavisi adına kritik veriler sunmayı vadediyor.
- SpaceX CRS-35 göreviyle fırlatılan Dragon kapsülü, UUİ’ye 15 Ekim’de Türkiye saatiyle 18.00’de kenetlendi.
- Kapsülde ‘miBrains’ adı verilen üç boyutlu minyatür insan beyni modelleri dahil toplam 2 bin 860 kilogram malzeme yer aldı.
- Beş haftalığına yörüngeye gönderilen örneklerin kasım ortasında Dünya’ya dönmesi planlanıyor.
- Araştırma, hem uzun süreli uzay misyonlarında astronot sağlığını korumayı hem de yaşlanma ve nörolojik hastalıkları anlamayı amaçlıyor.
SpaceX CRS-35 Görevi ve Uzay İstasyonuna Tarihi Teslimat
Modern uzay tarihimizin en kritik lojistik operasyonlarından biri olarak kayıtlara geçen NASA’nın SpaceX CRS-35 görevi, salı günü Florida’daki Cape Canaveral üssünden başarıyla fırlatıldı. Uzayロjik ve biyolojik araştırmalar için hayati önem taşıyan malzemeleri taşıyan Dragon kapsülü, yörüngedeki Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) planlanan zaman çizelgesine sadık kalınarak 15 Ekim tarihinde Türkiye saatiyle 18.00 itibarıyla kusursuz bir şekilde kenetlendi. Bu devasa ikmal operasyonu kapsamında, uzay istasyonuna ulaştırılan toplam yük miktarının yaklaşık 2 bin 860 kilogram olduğu resmi makamlarca açıklandı. Bu yükün içerisinde, modern tıp ve biyoteknolojinin zirve noktalarından biri olan ve sinir dokusu içeren ‘miBrains’ adındaki üç boyutlu minyatür insan beyni modelleri de yer aldı. Bilim dünyasının uzun süredir üzerinde çalıştıği bu özel modeller, yörünge ortamındaki mikro yerçekimi ve radyasyon etkilerini simüle edilmiş ve gerçekçi bir ortamda test etmek üzere UUİ’deki bilim insanlarına teslim edildi.
miBrains Modelleri ile Mikro Yerçekimi ve Radyasyonun Etkileri İnceleniyor
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda geçici bir süre boyunca konumlandırılacak olan miBrains modelleri, mikro yerçekimi ve kozmik radyasyonun insan beyni üzerindeki hücresel ve genetik etkilerini incelemek üzere laboratuvar ortamına entegre edildi. NASA tarafından yapılan resmi açıklamalara göre, deney kapsamında laboratuvarda büyük bir titizlikle yetiştirilen bu küçük insan beyni modelleri tam beş haftalığına yörüngeye gönderilmiş durumda. Araştırmacılar ve nörologlar, uzay istasyonunun benzersiz ortamında tutulan bu hassas örnekleri, Dünya üzerinde aynı çevresel ve termal koşullarda muhafaza edilen kontrol grubu eşdeğerleriyle büyük bir titizlikle karşılaştıracaklar. Bu mukayeseli analizler sayesinde, kısa süreli uzay uçuşlarının dahi beyin hücrelerinde meydana getirdiği yapısal, kimyasal ve genetik değişiklikler en ince ayrıntısına kadar belirlenebilecek. Bilim insanları, mikro yerçekimi ve yüksek radyasyonun hücresel düzeyde yol açabileceği tahribat veya adaptasyon süreçlerini çözerek, insan yaşlanması ve alzheimer, parkinson gibi karmaşık nörolojik hastalıklarla ilişkili süreçlerin daha derinlemesine anlaşılmasına eşsiz katkılar sağlanmasını bekliyor.
Geleceğin Uzay Görevleri ve Astronot Beyin Sağlığı İçin Kritik Adım
Bu çığır açan nörolojik araştırmanın yalnızca teorik tıpla sınırlı kalmayacağı, aynı zamanda gelecekte insanlığın uzay vizyonunu doğrudan şekillendireceği değerlendiriliyor. Uzmanlar çalışmanın, önümüzdeki yıllarda Ay’a, kızıl gezegen Mars’a ve uzayın daha da uzak noktalarına gerçekleştirilmesi planlanan uzun süreli insanlı uzay görevlerinde, astronotların beyin sağlığını korumaya yönelik yeni farmakolojik ve fizyolojik koruma yöntemlerinin geliştirilmesine de zemin hazırlayacağını vurguluyor. Hatırlanacağı üzere, geçmişteki uzun süreli uzay misyonlarında insan vücudu üzerinde çeşitli olumsuz fiziksel etkiler gözlemlenmişti. Bunlar arasında en sık rastlananlar; belirgin kas kaybı, iskelet sisteminde kemik yoğunluğunda azalma, uzun süreli maruziyete bağlı görme değişiklikleri ve vücut sıvılarının uzay boşluğundaki dağılımında meydana gelen fizyolojik farklılıklar olmuştu. Öte yandan, kapsamlı SpaceX CRS-35 görevi yalnızca nöroloji ile sınırlı kalmayıp, mikro yerçekiminin bitki hastalıklarının gelişimini ve direncini etkileyip etkilemediğini inceleyen çok disiplinli bir diğer deneye de ev sahipliği yapıyor. Uzay ortamında yetiştirilen bu özel bitkilerin, gelecekteki uzun uzay yolculuklarında astronotların besin ihtiyacını karşılamada nasıl bir rol oynayacağı da merakla takip ediliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki yoğun programlarını ve deney süreçlerini tamamlayacak olan miBrains minyatür insan beyni modellerinin, kasım ortası itibarıyla Dünya’ya başarılı bir şekilde geri dönmesi bekleniyor. Yeryüzüne inecek olan bu değerli numuneler, dünya genelindeki laboratuvarlarda eş zamanlı olarak detaylı analizlere tabi tutulacak. Elde edilecek nihai bulguların, hem uzay tıp bilimine yön vermesi hem de dünyadaki milyonlarca nörolojik hastalık hastası için yeni tedavi kapıları aralaması umuluyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika