BRüksel — Avrupa genelinde lise öğrencileriyle başlayan ve kısa sürede hayat pahalılığı, düşük ücretler ile derinleşen konut krizine karşı büyüyen devasa bir gençlik tepkisine dönüşen protestolar, şu ana kadar 7 farklı ülkeye yayıldı. On binlerce genç, artan yaşam maliyetleri karşısında geleceğe dair refah beklentilerinin tükendiğini vurgulayarak hükümetlerin politikalarını protesto ediyor.
- Lise öğrencileriyle başlayan eylemler Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya, Arnavutluk, Belçika ve Yunanistan’da 7 ülkeye yayıldı.
- Al Jazeera ve Eurostat verilerine göre 2000’den bu yana gıda, enerji, ulaşım ve faturalar yüzde 59 ile yüzde 78 oranında arttı.
- En yüksek yaşam maliyeti artışı yüzde 78 ile İspanya’da kaydedilirken, Macron, Meloni, Sanchez ve Montenegro hükümetleri hedefte.
- Yeni nesil, ebeveynlerinden daha iyi ekonomik koşullara sahip olabileceklerine dair inançlarını yitirdiklerini dile getiriyor.
Liselerden Sokaklara: 7 Ülkeyi Saran Gençlik Öfkesi
Avrupa’da lise öğrencileriyle başlayan protestolar, hayat pahalılığı, düşük ücretler ve konut krizine karşı büyüyen bir gençlik tepkisine dönüştü. Farklı ülkelerde sokağa çıkan gençler, artan yaşam maliyetleri karşısında gelecek ve refah beklentilerinin giderek zayıfladığını dile getiriyor. Fransa’da bir grup lise öğrencisinin aşırı kalabalık sınıflar ve öğretmen eksikliğine karşı başlattığı protestolar, kısa sürede yaşam maliyetlerindeki artışa yönelik daha geniş bir tepkiye dönüştü. Gösteriler önce Fransa genelindeki liselere, ardından ülkenin farklı kentlerine yayıldı. Protesto dalgası Fransa’yla da sınırlı kalmadı; İtalya, Portekiz, İspanya, Arnavutluk, Belçika ve Yunanistan’da on binlerce genç barınma krizi, artan fiyatlar ve kamu hizmetlerindeki sorunlara karşı sokağa çıktı. Gösterilere katılan gençlerin önemli bir bölümü, ebeveynlerinden daha iyi yaşam koşullarına sahip olabileceklerine ilişkin beklentilerinin giderek zayıfladığını dile getiriyor. Uzmanlar, bu kitlesel hareketin sadece anlık bir ekonomik sıkıntıdan ibaret olmadığını, kıta genelindeki sosyal devlet anlayışının erozyona uğramasının bir sonucu olduğunu belirtiyor.
Avrupa Hükümetleri Hedefte: Siyasi Çizgiler Ötesi Ortak Kriz
Protestoların hedefinde ise Avrupa’nın farklı siyasi çizgilerindeki hükümetler bulunuyor. Fransa ve Portekiz’de Emmanuel Macron ve Luis Montenegro yönetimleri, İtalya’da Giorgia Meloni hükümeti, İspanya’da ise Pedro Sanchez yönetimi protestoların hedefinde yer alıyor. Farklı ekonomik ve siyasi programlara sahip bu hükümetlerin ortaklaştığı nokta ise yaşam maliyetlerindeki artış nedeniyle yükselen toplumsal tepkiyle karşı karşıya kalmalarıdır. Siyasi liderler, enflasyonist baskılar ve küresel tedarik zinciri krizleriyle mücadele ettiklerini savunurken, sokaktaki protestocular ve öğrenciler ise kamu harcamalarındaki kesintilerin ve yetersiz sosyal politikaların yükünün doğrudan halkın omuzlarına yıkıldığını savunuyor. Gençlerin bu ortak siyasi muhalefeti, ulusal hükümetlerin yanı sıra Avrupa Birliği kurumlarını da yeni ekonomik paketler hazırlamaya zorlayan baskı unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
Eurostat Raporu Kanıtladı: Son 26 Yılda Maliyetler Nasıl Patladı?
Sokaklardaki haklı isyanın ardındaki ekonomik gerçekler ise istatistikî verilerle gözler önüne seriliyor. Al Jazeera’nin Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz’deki fiyat değişimlerini inceleyen çalışmasına göre, Avrupa Birliği’nin (AB) istatistik kurumu Eurostat’ın verileri son 26 yılda günlük yaşam maliyetlerinde belirgin bir yükselişe işaret ediyor. Gıda, enerji, ulaşım ve faturalar gibi temel harcamaların maliyeti 2000’den bu yana Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz’de yüzde 59 ile yüzde 78 arasında arttı. Eurostat’ın Uyumlaştırılmış Tüketici Fiyatları Endeksi’ne göre en yüksek artış yüzde 78 ile İspanya’da gerçekleşti. Bu devasa artış oranları, çalışanların ve öğrencilerin alım gücünün erimesine, kiraların ödenemez boyuta gelmesine ve temel gıda maddelerine erişimin bile lüks haline gelmesine yol açarak bugünkü toplumsal patlamanın zeminini hazırladı.
Gelişmeler ve Beklentiler
Gelecek beklentileri ve resmi süreç açısından bakıldığında, Avrupa genelindeki bu gençlik hareketlerinin kısa süre içinde yavaşlaması beklenmiyor. Uzmanlar, hükümetlerin acil konut yardımları, eğitim bütçesi artışları ve enflasyonla mücadele konusunda daha somut adımlar atmaması durumunda, protestoların diğer AB ülkelerine de sıçrayabileceği uyarısında bulunuyor. Resmi süreçlerin ve istatistik kurumlarının raporlarının da doğruladığı bu kriz, Avrupa’nın sosyal ve ekonomik politikalarında köklü bir dönüşümün kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika