İSTANBUL — Türkiye’de enerji sektöründeki özelleştirme politikalarının kamu bütçesine getirdiği devasa yük, Hazine ve Maliye Bakanlığı verileriyle gözler önüne serildi. Ocak-Eylül 2026 döneminde elektrik üretim şirketlerinden kamu kurumları için 48,3 milyar TL’lik elektrik enerjisi satın alınırken, sokak aydınlatmaları için de şirketlere 16,2 milyar TL aktarıldı. Uzmanların tüm uyarılarına rağmen 2004’te temelleri atılan ve 2005’teki IMF 19’uncu Stand-By Anlaşması ile hızlandırılan özelleştirme hamleleri, kamunun sırtındaki maliyeti her geçen gün katlayarak artırdı.
- Ocak-Eylül 2026 döneminde kamu kurumları için serbest piyasadan 48 milyar 377 milyon 399 bin TL’lik elektrik enerjisi temin edildi.
- Sokak ve caddelerin aydınlatılması karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine ödenen tutarlar fahiş boyutlara ulaştı.
- 2002 yılında elektrik üretiminin yüzde 60’ını tek başına karşılayan EÜAŞ’ın payı, özelleştirmeler sonucunda adeta kuşa döndü.
- 2004’teki ‘Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi’ ve IMF anlaşmaları sürecin dönüm noktaları oldu.
Ne Oldu? Enerji Sektöründe Özelleştirmenin Geçmişi ve Kamuya Faturası
Enerjideki özelleştirme politikalarının kamuya faturası her geçen gün ağırlaşmaya devam ediyor. AKP hükümetleri dönemindeki hoyrat özelleştirme politikalarının kilidi, ilk olarak 2004 yılında açıldı. 2004 yılında hazırlanan ‘Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi’ ve 2005 yılında IMF ile imzalanan ’19’uncu Stand-By Anlaşması’ bu sürecin önünü açtı. Uzmanların tüm uyarılarına karşın elektrik üretim ve dağıtım işinin özelleştirilmesi çalışmaları, 2005 itibarıyla hızlandırıldı. IMF ile imzalanan söz konusu anlaşma kapsamında 2008-2013 döneminde enerjide üretim ve dağıtım tamamen özelleşti.
Elektrik dağıtımındaki özelleştirme, bir türlü giderilemeyen altyapı sorunları ile yüksek faturaları beraberinde getirirken, elektrik üretimindeki özelleştirme ise kamunun yükünü katlayarak artırdı. 2002 yılında elektrik üretiminin yüzde 60’ını tek başına karşılayan EÜAŞ’ın (Elektrik Üretim A.Ş.) üretimdeki payı yıllar itibarıyla giderek eriyerek adeta kuşa döndü. Özelleştirmelerin ardından kamunun elektrik enerjisi alımları için kullandığı kaynak da katlanarak arttı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın resmi verilerine göre, kamu için 2026 yılının ocak-eylül döneminde serbest piyasadan 48 milyar 377 milyon 399 bin TL’lik elektrik enerjisi temin edildi.
Neden Şimdi? 2026 Yılı Ocak-Eylül Dönemi Harcama Tablosu ve Dağılımı
Kamunun elektrik alımları için harcadığı para, 2026 yılının dönemlerine göre incelendiğinde tablonun veçhesi net bir şekilde görülmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre kamunun elektrik alımları için harcadığı para şu periyotlarla sıralandı: Ocak-Şubat döneminde 11,1 milyon TL, Mart-Nisan döneminde 10,1 milyon TL, Mayıs-Haziran döneminde 5,6 milyon TL, Temmuz-Ağustos döneminde 7,3 milyon TL ve yalnızca Eylül ayında ise 14 milyon TL olarak kayıtlara geçti.
Öte yandan, elektrik üretim şirketlerinden satın alınan elektrik enerjisinin yanı sıra sokak ve caddelerin aydınlatılması karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine ödenen paranın da fahiş boyutlara ulaştığı açıkça görüldü. Kamu bütçesinden elektrik dağıtım şirketlerine Ocak-Eylül 2026 döneminde aktarılan devasa kaynaklar, şirketlerin keyfinin yerinde olduğunu ve kamu kaynaklarının özel sektöre nasıl transfer edildiğini gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki süreçte enerji politikalarının kamu üzerindeki mali baskısının nasıl yönetileceği ve özelleştirilen varlıkların bütçeye getirdiği bu devasa yükün hangi tedbirlerle hafifletileceği merak konusu olmaya devam ediyor. Uzmanlar ve muhalefet çevreleri, kamunun enerji üretim kapasitesinin acilen artırılması ve stratejik sektörlerde yeniden devlet kontrolünün tesis edilmesi gerektiğinin altını çizerken, resmi kurumların önümüzdeki dönemde bu maliyet artışlarına karşı nasıl bir stratejik hamle yapacağı yakından takip ediliyor.
Kaynak: BirGün Manşet