İSTANBUL — 400 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, bacağındaki ciddi rahatsızlık nedeniyle geçirdiği operasyonun hemen ardından yeniden cezaevine gönderildi. Kızı ve aynı zamanda avukatı olan Begüm Nazlı Mutlu, doktorların 15 günlük hastane tedavisi ve fizik tedavi önerdiğini vurgulayarak, mevcut koşulların ve tutuklu yargılama sürecinin babasının yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiğini kamuoyuna duyurdu.
- Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, 400 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
- Bacağındaki rahatsızlık nedeniyle Silivri Devlet Hastanesi’nde ameliyat edilen Mutlu, yeterli iyileşme süreci tanınmadan tekrar cezaevine sevk edildi.
- Avukatı ve kızı Begüm Nazlı Mutlu, doktorların 15 gün hastane tedavisi ve fizik tedavi önerdiğini, aksi takdirde felç riskinin bulunduğunu belirtti.
- Ailenin ve hukuki temsilcilerin açıklamalarına göre, mevcut sağlık koşullarında devam eden tutukluluk durumu yargısız infaz boyutuna ulaşmış durumda.
400 Gündür Silivri’de Süren Tutukluluk ve Kritik Sağlık Sorunları
Türkiye’nin en deneyimli gazetecilik perspektifiyle ele alındığında, yerel yönetimler ve adalet mekanizması arasındaki hassas dengeler bir kez daha sağlık kriziyle gündeme gelmiştir. Sağlık sorunlarına karşın 400 gündür Silivri’de tutuklu bulunan Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, bacağındaki ilerleyen rahatsızlık nedeniyle önceki gün acil olarak ameliyata alındı. Cumhuriyet gazetesinden Çağdaş Bayraktar’ın kamuoyuna duyurduğu bilgilere göre, Silivri Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin ardından Başkan Mutlu, dinlenme ve gözlem altında tutulması lüzumuna rağmen hızla cezaevine geri gönderildi. Bu durum, cezaevlerindeki mahkum ve tutukluların sağlık hizmetlerine erişimi ile hastane sonrasındaki bakım koşullarını bir kez daha tartışmaya açtı. Mutlu’nun cezaevine alınmadan önce de aynı bölgeden geçirdiği operasyonların geçmişi, rahatsızlığın kronikleştiğini ve mevcut cezaevi şartlarının bu tür tıbbi müdahaleler için son derece elverişsiz olduğunu gözler önüne seriyor.
Tıbbi Riskler ve Ailenin ‘Yaşam Hakkı’ İsyanı
Olayın hukuki ve insani boyutunu değerlendiren Başkan Hasan Mutlu’nun kızı ve avukatı Begüm Nazlı Mutlu, yaşanan süreçin sadece hukuki bir dava olmaktan çıkıp, açık bir yaşam hakkı ihlaline dönüştüğünü belirtti. Begüm Nazlı Mutlu, babasının sağlık durumu hakkında yaptığı açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verdi: ‘Doktoru bu müdahale için seni ancak bir yıl götürür, sonra yine nükseder demişti. Cezaevinde şikâyetleri artınca his kaybı başlanacağı ortaya çıktı.’ Gerçekleştirilen operasyonun yalnızca günü kurtarmaya yönelik geçici bir tedavi olduğunu vurgulayan avukat Mutlu, müdahalenin olumlu etkilerini göstermesinin bile en az iki ayı bulacağını ifade etti. Uzman doktorların, ameliyat sonrasında hastanın en az 15 gün hastanede tedavi görmesi yönünde kesin görüş bildirdiğini belirten Mutlu, ‘Çünkü riskli bir durum, felç olma ihtimali de var. Fizik tedavi de alması gerekiyor. Bu sorunlarla beraber tutuklu yargılama, yargısız bir infazdan da öte yaşam hakkını tehdit eden bir hal alıyor’ diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi. Bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde, bu tür sağlık krizlerinin mahpusların anayasal yaşam hakları bağlamında nasıl ele alınması gerektiği sorusu toplumsal vicdanda yanıt bekliyor.
Gelişmeler ve Beklentiler
Önümüzdeki süreçte, savunma ekibinin ve avukat Begüm Nazlı Mutlu’nun yapacağı yeni hukuki başvurular ile sağlık raporlarının mahkemeye sunulması bekleniyor. Doktorların belirttiği 15 günlük kritik hastane tedavisi ve fizik tedavi gereksinimlerinin cezaevi koşullarında karşılanıp karşılanamayacağı, hem adli makamların vereceği kararlara hem de kamuoyu baskısının seyrine bağlı olacak. Yaşanan bu olay, yerel yönetim temsilcilerinin hukuki süreçlerindeki sağlık hakları ve infaz erteleme mekanizmalarının etkinliği açısından emsal niteliğinde bir tartışmayı yeniden tetiklemiş durumdadır.
Kaynak: BirGün Manşet