24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Şener: Sel Baskınlarının Felakete Dönüşmesi Yağışın Şiddetiyle Alakalı Değil

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — Polen Ekoloji’den Umut Şener, geçtiğimiz hafta İstanbul’da etkili olan ve en az 4 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan sel baskınlarının şiddetli yağışlardan değil; plansız yapılaşma, dere yataklarına müdahale ve doğal alanların talanından kaynaklandığını açıkladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İstanbul’daki sel baskınlarında yaşamını yitirenlerin sayısı en az 4’e yükseldi.
  • Umut Şener, afetlerin temel nedeninin iklim kriziyle tetiklenen plansız yapılaşma ve dere yataklarına müdahaleler olduğunu vurguladı.
  • Kuzey Ormanları’nın tahrip edilmesi ve Ayazağa bölgesindeki yoğunlaşan yapılaşma eleştirilerin odağına yerleşti.
  • Tarihsel süreçte İstanbul’un su kaynakları ve ekolojik dengesi üzerindeki baskılar Antik Dönem’e kadar uzanıyor.

Ne Oldu ve İstanbul’daki Sel Baskınları Kenti Nasıl Etkiledi?

İstanbul’da geçtiğimiz hafta etkili olan şiddetli yağışların ardından yaşanan sel baskınları, kentteki ekosistem tahribatını ve çarpık kentleşmeyi yeniden gündemin merkezine taşıdı. Kentin her geçen gün daha fazla betonlaşması, doğal alanların yok edilmesi ve ekolojik dengenin bozulması, afet risklerini de tehlikeli boyutlarda artırıyor. Sel baskınlarında yaşamını yitirenlerin sayısı en az 4’e yükselirken, özellikle Kuzey Ormanları’nın tahrip edilmesiyle yapılaşmanın hızla arttığı Ayazağa’da yaşananlar, İstanbul’un mevcut kentleşme politikalarına yönelik eleştirileri bir kez daha en üst seviyeye çıkardı. Polen Ekoloji’den Umut Şener, İstanbul’da yaşanan sel baskınlarını ve kentin ekosisteminin sistematik olarak tahrip edilmesinin sonuçlarını ajansımıza değerlendirerek durumun vahametini gözler önüne serdi.

Neden Şimdi? Afetlerin Temelinde Hangi Tarihsel ve Ekolojik Sorunlar Yatıyor?

Polen Ekoloji’den Umut Şener, iklim krizinin yıkıcı etkilerine dikkat çekerek plansız yapılaşma, dere yataklarına yapılan müdahaleler ve doğal alanların talan edilmesinin sel baskınlarını ölümcül felaketlere dönüştürdüğünü belirtti. İstanbul’daki ekolojik tahribatın çok uzun bir geçmişe dayandığını ifade eden Umut Şener, kentin tarihsel süreçte karşı karşıya kaldığı çevresel sorunlara ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Şener, ‘Söz konusu İstanbul olunca, Antik Dönem’e kadar uzanan doğanın dönüşümünü takip etmek mümkündür. Antik dönemin devamcısı olarak Roma ve Bizans’ın egemenliğinin ardından Osmanlı’nın İstanbul’u ele geçirmesiyle devraldığı, o döneme özgü çevresel sorunlar ve bunlarla ilgili yapılan düzenlemeler, tarihin oldukça eskiye uzandığını göstermektedir. Osmanlı döneminde ekolojik unsurlarla ilgili Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren fermanların varlığı, devlet bürokrasisinin ve dönem hukukunun kararlarının somut örnekleridir’ dedi. Ayrıca sorunların temelinde, İstanbul’un etrafının denizlerle çevrili ve içerideki havzaların kapalı olması sebebiyle şehrin, yerleşim alanı olarak ilk şekillenmeye başladığı günden bu yana tatlı sudan, yani içme suyundan yoksun oluşunun yattığını vurguladı. Uzun tarihsel dönem içinde su sorununa, artan nüfus ve yapılaşmaya bağlı diğer sorunların da eklendiğini ifade etti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Uzmanlar ve ekoloji çevreleri, İstanbul’da yaşanan trajik sel felaketlerinin tekrarlanmaması için dere yataklarının derhal iade edilmesi, Kuzey Ormanları başta olmak üzere kalan tüm doğal alanların kesin koruma altına alınması ve iklim krizine dirençli bir kent planlamasına geçilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Resmi kurumların bu yönde acil ve kapsamlı adımlar atması bekleniyor.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın