24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Aydın’da Tartışmalı JES Projesine ÇED Onayı: Tarım ve Zeytinlikler Tehdit Altında

📰 KAPSAMLI RAPOR

AYDIN — Kocaer Enerji tarafından Kuyucak ve Buharkent ilçelerinde hayata geçirilmesi planlanan jeotermal enerji santralı (JES) projesi, bölge halkının ve çevrecilerin tüm itirazlarına rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan “ÇED olumlu” kararı aldı. Tarım arazileri, zeytinlikler ve meraların merkezinde yer alan milyarlık yatırım, ekosistem üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle endişe yaratırken, DSİ uyarıları sonucu bazı kuyular iptal edildi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Kocaer Enerji’nin 24 megavat kapasiteli JES ve kaynak arama projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED olumlu kararı verdi.
  • Projenin toplam yatırım bedeli 3 milyar 182 milyon TL olarak açıklanırken, alan tarım arazileri, orman ve mera vasfını taşıyor.
  • Devlet Su İşleri’nin (DSİ) taşkın sahası uyarıları üzerine 10 kuyu noktası projeden çıkarıldı, nihai raporda kuyu sayısı 23 olarak belirlendi.
  • Ayrıca Germencik’te Maren Maraş Elektrik tarafından tarım arazisi niteliğindeki 13 bin 694 metrekarelik alanda iki yeni jeotermal sondaj kuyusu açılması planlanıyor.

Milyarlık Yatırımın Gölgesinde Kalan Tarım Alanları ve Zeytinlikler

Aydın’ın Kuyucak ve Buharkent ilçelerinde tarım alanlarını tehdit ettiği gerekçesiyle yerel halkın ve sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir tepki gösterdiği jeotermal enerji santralı (JES) projesinde resmi süreç hız kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kocaer Enerji AŞ tarafından yapılması planlanan 24 megavat kapasiteli santral ve kaynak arama projesi için nihai “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verdi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran projenin toplam yatırım bedeli resmi raporlarda 3 milyar 182 milyon TL olarak kamuoyuna açıklandı. Kurtuluş, Horsunlu, Gencelli, Gencellidere, Feslek ve Ortakçı mahallelerini doğrudan kapsayan proje sahasının ekolojik yapısı, ÇED raporundaki verilerle de tescillendi. İlgili alanda yapılan incelemelerde bölgenin yoğun tarım arazileri, orman ve mera alanlarından oluştuğu net bir şekilde belirlendi. Özellikle bazı sondaj noktalarının doğrudan zeytinlikler ve verimli meyve bahçeleri içerisinde kalması, bölge üreticilerinin haklı endişelerini artırdı.

DSİ Uyarılarıyla Revize Edilen Rapor ve Germencik’teki Yeni Sondajlar

Proje sahasının coğrafi konumu ve olası doğal afet riskleri, resmi kurumların da dikkatinden kaçmadı. Proje kapsamında Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü de bazı kritik sondaj noktalarına ilişkin resmi uyarılarda bulundu. Nisan 2026 tarihli kurum görüşünde, planlanan bazı alanların dere havzalarında ve muhtemel taşkın sahaları içerisinde kaldığı açıkça ifade edildi. Bu hayati uyarılar doğrultusunda, risk teşkil eden 10 kuyu noktası proje kapsamından tamamen çıkarıldı ve hazırlanan nihai ÇED raporunda kuyu sayısı 23’e düşürüldü. Öte yandan Aydın’daki jeotermal hareketliliği yalnızca Kuyucak ve Buharkent ile sınırlı kalmadı; Germencik ilçesinde de yeni bir jeotermal sondaj projesi gündeme geldi. Maren Maraş Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, Kızılcagedik Mahallesi’nde iki yeni sondaj kuyusu daha açabilmek adına Proje Tanıtım Dosyası hazırlayarak süreci başlattı. Şirketin iki kuyu için öngördüğü yatırım bedeli 30 milyon TL olarak kayıtlara geçerken, proje toplam 13 bin 694 metrekarelik bir parsel alanını kapsadı. Çevre düzeni planlarında sondaj sahasının doğrudan tarım arazisi olarak işaretlendiği, alanın yakın çevresinde de tarım faaliyetlerinin aktif olarak sürdürüldüğü görüldü. Ayrıca en yakın yerleşim birimi olan konutun sondaj sahasına yalnızca 450 metre mesafede bulunması, projeye yönelik güvenlik ve yaşam kalitesi tartışmalarını beraberinde getirdi. Hazırlanan proje dosyalarında, jeotermal akışkanların ve suların bölgedeki tarımsal üretim, toprak yapısı ve ürün kalitesi üzerindeki olası zararları ve riskleri de ayrıntılı bir şekilde dikkat çekti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Aydın genelinde peş peşe onaylanan ve genişletilen jeotermal enerji projeleri, bölgenin tarımsal kimliği ile enerji yatırımları arasındaki hassas dengenin korunması gerektiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Resmi kurumların denetiminde sürdürülen ÇED süreçleri ve DSİ gibi yetkili mercilerin uyarıları doğrultusunda yapılan revizyonlar, yerel halkın ve üreticilerin kaygılarının giderilmesinde kritik bir rol oynamaya devam ederken, önümüzdeki dönemde tarım arazileri ve zeytinliklerin akıbeti kamuoyunun odağında kalmayı sürdürecek.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın