24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

İstanbul’da Su Çekildi Ama Risk Kaldı: Kolonlar 6 Ay İçinde Zarar Görebilir

💡 HABERİN ANATOMİSİ

İSTANBUL — 14 Ekim tarihinde megakentte etkili olan şiddetli sağanak yağışın ardından birçok ilçede ev ve iş yerlerinin bodrum ile zemin katlarını su basarken, suların çekilmesiyle ortaya çıkan nem ve çamur tehlikesi binalar için kritik bir süreci başlattı. Uzmanlar, su yalıtımı bulunmayan yapılarda taşıyıcı sistemlerin 6 ay gibi kısa bir sürede zarar görmeye başlayabileceği konusunda uyarıda bulundu.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • İstanbul’da 14 Ekim’de yaşanan sağanak yağış sonrası çok sayıda bina ve iş yerinin bodrum ile zemin katlarını su bastı.
  • Suların çekilmesiyle geride çamur, balçık ve yoğun nem kokusu kalırken, vatandaşlar temizlik çalışmalarına başladı.
  • Prof. Dr. İbrahim Yüksel, su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerin 6 ay ile 6 yıl içinde çürüyebileceğini belirtti.
  • Uzmanlar, nemin binayı tıpkı kötü huylu bir kanser tümörü gibi yavaş yavaş tükettiğine dikkat çekti.

İstanbul’da Ne Oldu ve Sular Çekildikten Sonra Hangi Tehlikeler Kaldı?

İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan sağanağın ardından birçok ev ve iş yerinin bodrum ve zemin katını su bastı. Yaşanan bu su baskınlarının ardından suların çekilmesiyle geride çamur, balçık ve yoğun nem kokusu kaldı. Su baskını nedeniyle ev, iş yeri ve eşyaları zarar gören vatandaşlar hızla temizlik çalışmalarını sürdürürken, binalarının yapısal durumu hakkında büyük bir endişe duymaya başladı. Özellikle su yalıtımı bulunmayan binalarda, duvar ve zeminlerde nem meydana gelmesi ve bu nemin binanın belirli bölümlerine ciddi zarar verme riski gündemdeki yerini koruyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. İbrahim Yüksel, ‘Sel öldürmez sele hazırlıklı değilsek öldürür. Binayı da nem öldürür’ diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.

Su Yalıtımı Olmayan Binaları ve Kolonları Hangi Riskler Bekliyor?

Binaların geleceği açısından en kritik konuların başında yalıtım eksikliği geliyor. Prof. Dr. İbrahim Yüksel konuya ilişkin teknik detayları şu sözlerle aktardı: ‘Eğer biz binayı yaparken inşaat esnasında temelden başlayarak çatıya kadar suya karşı bir yalıtım yapmazsak, su basmasına kadar çıkarmazsak ve aynı zamanda binanın çevresini drene etmezsek, gelecek olan yağışlar, kar erimesi, sağanak yağışlarla birlikte bir drenaj kanalı, drenaj sistemi yapmazsak bina su alır. Dolayısıyla bodrumda var olan bu su eğer yalıtım yoksa nihayetinde binanın çatısına kadar çıkacaktır. Kesinlikle temelde bodrum ve binada su yalıtımının olup olmadığının, özellikle -1, -2, -3’üncü kattaki bodrumlarda, kolon ve kirişlerde su yalıtımı olup olmadığına mutlaka baktırmaları gerekiyor. Su yalıtımı olmayan bir binada nem olacaktır. Hiçbir şey olmasa bile sel, yağış, sağanak yağış, bunlar zaten görünen parametreler. Hiçbir şey olmasa bile bina havadaki hidrojeni alır. Absorbe ettiğinde bu kendiliğinden yıllar içerisinde rutubetlenme, paslanma, nemlenme olur. Sel taşkın zaten bunun tuzu biberi olur.’ Bu kapsamda Prof. Dr. İbrahim Yüksel, ‘Su yalıtımı olmayan kolon, kiriş ve temellerde eğer yalıtım yoksa ve su baskınına uğramışsa 6 ay ile 6 yıl içerisinde çürüme, paslanma kendini gösterir ve o beton dayanımını kaybeder’ uyarısında bulunarak binadaki riskin altını çizdi.

Gelişmeler ve Beklentiler

Sonraki süreçte bina sahiplerinin ve yöneticilerinin acilen uzman ekipler aracılığıyla bodrum katlarda, temel bölgelerinde, kolon ve kirişlerde su yalıtımı durumunu tetkik ettirmesi hayati önem taşıyor. Prof. Dr. İbrahim Yüksel’in vurguladığı üzere, nem binayı tıpkı bir vücuttaki kötü huylu kanser tümörü gibi sessizce ve derinden öldürüyor; bu süreç 6 ayda kendini gösterip 6 yılda tamamlanarak binanın dayanıklılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Bu nedenle mevcut nem ve su baskını risklerine karşı binalarda gerekli yalıtım önlemlerinin bir an önce alınması ve projelendirilmesi bekleniyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın