24 Ekim 2026, Cumartesi
Haber

Kemik Erimesinde Sessiz Tehlike: Kırık Riski Yüzde 50’yi Aşıyor!

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANKARA — Tıp dünyasında “sessiz hırsız” olarak anılan ve yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebilen osteoporoz (kemik erimesi) hakkında kritik bir uyarı geldi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Selin Özen, dünya genelinde 500 milyondan fazla insanı etkileyen bu rahatsızlığın özellikle menopoz sonrası kadınlarda yaşam boyu kırık riskini yüzde 50’nin üzerine çıkardığını ve kalça kırıklarında ilk bir yıllık ölüm oranının yüzde 30’lara ulaştığını bildirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiyi etkileyen osteoporoz, genellikle kırık oluşana kadar belirti vermeden ilerliyor.
  • Menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda ömür boyu kırık geçirme riski yüzde 50’yi aşıyor.
  • Osteoporoza bağlı kalça kırığı gelişen bireylerde ilk bir yıl içindeki ölüm oranı yüzde 30’lara ulaşıyor.
  • Erken teşhis, düzenli egzersiz, kalsiyum ve D vitamini alımı kemik sağlığını korumada kritik rol oynuyor.

Kemik Kütlesindeki Azalma Hayati Riskler Barındırıyor

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Selin Özen’in yaptığı kapsamlı değerlendirmelere göre, kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, iskelet sistemimizin temelini oluşturan kemik kütlesinde azalma ve kemik dokusunun yapısında bozulmaya neden olarak kırık riskini tehlikeli boyutlarda artırmaktadır. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Özen, dünya genelinde 500 milyondan fazla kişiyi etkileyen bu yaygın hastalığın, çoğunlukla vücutta herhangi bir sinyal vermeden, ta ki ciddi bir kırık oluşana kadar sinsi bir şekilde ilerlediğine dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun erken teşhisini hayati bir zorunluluk haline getirdiğini vurguluyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde kadın vücudundaki hormonal değişimlerin kemik yapısını doğrudan zayıflattığı biliniyor. Doç. Dr. Selin Özen bu durumu şu çarpıcı ifadelerle özetliyor: “Özellikle menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda, östrojen düzeylerinin azalmasıyla birlikte, ömür boyu kırık geçirme riski yüzde 50’yi aşmaktadır. Daha da ötesi, osteoporoza bağlı kalça kırığı gelişen bireylerde ilk bir yıl içindeki ölüm oranı yüzde 30’lara ulaşmaktadır. Dolayısıyla osteoporozun erken teşhis ve tedavisi, kırıkları önlemek için kritik bir öneme sahip.”

Hangi Bölgeler Risk Altında ve Tetikleyici Faktörler Nelerdir?

Kemik erimesinin vücutta en çok tahribat yarattığı alanların başında omurga, kalça, el bileği ve omuz bölgeleri geliyor. Doç. Dr. Selin Özen, özellikle omurga kemiklerinde meydana gelen kırıkların insan vücudunda kalıcı deformitelere yol açabileceğini belirtiyor. Bu tür kırıklar; boyda belirgin bir kısalma, kronikleşen sırt ve bel ağrıları ile ilerleyen yaşlarda kamburlaşma gibi fiziksel problemlere neden oluyor. Hastalığın ortaya çıkmasında ve tetiklenmesinde birçok farklı etken rol oynuyor. Doç. Dr. Özen, osteoporoz riskini artıran faktörleri şöyle sıralıyor: Ailede kemik erimesi öyküsü bulunması, düşük kemik kütlesi, menopoz dönemi, sigara kullanımı, yetersiz ve dengesiz beslenme, bazı kronik hastalıklar, düzenli olarak kullanılan bazı ilaçlar ve hareketsiz, sedanter bir yaşam tarzı hastalığı tetikleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

Tedavinin temel amacının kemik kaybını durdurmak veya en aza indirmek ve olası kırıkları önlemek olduğunu belirten Doç. Dr. Selin Özen, bu süreçte atılması gereken adımları paylaştı. Düzenli egzersiz ile yeterli kalsiyum ve D vitamini alımının kemik sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirten Özen, özellikle menopoz sonrası kadınların ve risk grubundaki bireylerin mutlaka kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması gerektiğini vurguladı. Tedavi protokolleri; düzenli fiziksel aktivite, kas ve denge egzersizleri, sigaranın bırakılması ve uzman hekim kontrolünde yürütülen tıbbi süreçlerle desteklenerek hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın