İSTANBUL — Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen cezaevinde tutulmaya devam ederken, Halk TV ve Halk TV emekçileriyle güçlü bir dayanışma mesajı yayımladı. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan mesajda, basın araçlarının müsaderesinin yasalara aykırı olduğu vurgulanarak, Anayasa’nın 28. ve 30. maddelerine dikkat çekildi.
- Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, Halk TV ve çalışanlarıyla dayanışma mesajı yayımladı.
- Atalay açıklamasında, TELE1’den başlayıp Halk TV ile devam eden basın araçlarının müsaderesinin yasalara ve Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti.
- Anayasa’nın 28. maddesi ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ hükmünü hatırlatırken, 30. madde gereği basın araçlarının işletilmekten alıkonulamayacağına dikkat çekildi.
- Atalay, her türlü keyfi uygulamaya ve baskıya rağmen Anayasa’yı savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Can Atalay’ın Halk TV Açıklaması ve Dayanışma Mesajının Detayları Nelerdir?
Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen cezaevinde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, son dönemde basın kuruluşlarına yönelik baskılar ve yaptırımlar kapsamında önemli bir açıklama yaptı. Silivri Cezaevi’nden sosyal medya hesabı aracılığıyla duyurulan mesajında Atalay, “Halk TV ve Halk TV emekçilerinin yanındayız, Halk TV ile dayanışmadayız” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bağımsız medya kuruluşlarına yönelik uygulamaların tartışıldığı bir dönemde kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Atalay, yurttaşlara seslenerek Anayasa ve yasaların yok sayılarak her türlü keyfi uygulama ve baskı yapılsa da, her durumda Anayasa’yı ve yasaları hatırlatmak ve savunmaktan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. Basın özgürlüğünün demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu belirten Atalay, yaşanan hukuksuzluklara karşı ortak mücadelenin ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Anayasa’nın 28. ve 30. Maddeleri Basın Özgürlüğü İçin Ne Anlama Geliyor?
Can Atalay’ın yayımladığı mesajda doğrudan atıfta bulunduğu Anayasa maddeleri, basın ve ifade özgürlüğünün hukuki güvencelerini oluşturmaktadır. Anayasa Madde 28, “Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz” hükmünü amirdir. Bu madde, basının faaliyet yürütürken idari engellerle ve sansürle karşılaşamayacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Öte yandan, Anayasa Madde 30 ise çok daha keskin bir koruma kalkanı sunmaktadır. Maddeye göre; “Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz”. Atalay, bu maddenin basılı ve görsel her türlü basın faaliyetinin sürdürüldüğü araç ve ortamı yasak kapsamında gördüğünü, bu yasağın mutlak bir yasak olduğunu ifade etti. Yasağa uymamanın doğrudan Anayasa’ya uymamak anlamına geldiğini belirten Atalay, TELE1’den başlayarak Halk TV’yle devam eden ‘basın araçlarının’ müsaderesinin hukuka ve yasalara tamamen aykırı olduğunu dile getirdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Sonraki Süreçte Ne Bekleniyor? Can Atalay’ın Silivri Cezaevi’nden ilettiği bu kritik mesaj, Türkiye’de basın özgürlüğü, medya kuruluşlarına yönelik idari ve hukuki müdahaleler ile milletvekili hakları tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Hukukçular ve sivil toplum kuruluşları, Anayasa’nın 28. ve 30. maddelerinin lafzına ve ruhuna uygun hareket edilmesi gerektiğini vurgularken; Atalay’ın “Anayasa ve yasaların uygulandığı günlere dayanışmayla ulaşacağız” sözleri, önümüzdeki dönemde hak, hukuk ve adalet eksenli mücadelenin kararlılıkla süreceğinin sinyalini veriyor.
Kaynak: BirGün Manşet