İSTANBUL/ANKARA — Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan hatlarında yürütüldüğü iddia edilen yasa dışı üreme hücresi ticareti ve örgütlü sömürü ağı, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu tarafından Sağlık Bakanlığı’na taşındı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ortaya dökülen vahim iddialar, kadın yoksulluğunun ve beden bütünlüğünün nasıl bir ticaret nesnesine dönüştürüldüğünü gözler önüne serdi.
- 41 kadının toplamda 811 kez yumurta hücresi bağışında bulunduğu ve bu işlemlerin maddi menfaat karşılığı yapıldığı öne sürüldü.
- Donör kadınların fiziksel ve kişisel özelliklerinin kataloglara kaydedilerek müşterilere sunulduğu ve bu yolla fiyatlandırıldığı iddia edildi.
- Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı ve gözaltılar gerçekleşti.
- DEM Parti Milletvekili Halide Türkoğlu, konuyu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis gündemine taşıdı.
Uluslararası Boyutlu Yasa Dışı Üreme Hücresi Ticareti Soruşturması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı öncülüğünde yürütülen soruşturma, üreme hücreleri üzerinden kurulan uluslararası bir rant ve sömürü ağını deşifre etti. Türkiye başta olmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu belirtilen yasa dışı üreme hücresi ticaretinin son derece organize bir biçimde yürütüldüğü tespit edildi. Soruşturma dosyasına yansıyan iddialara göre, sisteme dahil edilen 41 kadının toplamda 811 kez yumurta hücresi bağışında bulunduğu ve tüm bu süreçlerin tamamen maddi menfaatler doğrultusunda organize edildiği anlaşıldı. Operasyonel süreçte kadınların temin edilmesi, süreç için gerekli olan ilaçların tedariki, sağlık hizmetlerinin organize edilmesi ve yurt dışındaki sağlık merkezleriyle kurulan köprülerin bir bütün halinde yönetildiği iddia ediliyor. Bu skandal ağın ortaya çıkmasının ardından, aralarında uzman kadın hastalıkları ve doğum doktorlarının da bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında adli işlemler başlatılarak gözaltı dalgaları yaşandıği kamuoyuna yansıdı.
Katalog Sistemiyle İnsan Onurunu Hiçe Sayan Fiyatlandırma İddiaları
Yargı birimlerinin titizlikle yürüttüğü soruşturmada yer alan detaylar, olayın boyutunun insan ticareti ve onurunu zedeleyen yönlerini gözler önüne serdi. Basına ve soruşturma dosyasına yansıyan iddialar arasında, donör olarak kullanılan kadınların kan grupları, göz renkleri, ten renkleri ve saç renkleri gibi tüm kişisel ile fiziksel özelliklerinin özel kataloglara kaydedildiği ve bu katalogların potansiyel müşterilerle paylaşıldığı yer aldı. İddialara göre, mağdur ya da sistemin bir parçası haline getirilen bu kadınlar, talep edilen fiziksel özelliklere ve kriterlere göre kategorize edilerek fiyatlandırıldı. Bu durum, kadınların üreme yeteneklerinin ve bedenlerinin tamamen ticari bir emtia haline getirildiğini ve serbest piyasa koşullarında alınıp satılan bir ürün gibi muvazaa konusu yapıldığını ortaya koydu. Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması talebiyle hazırladığı yazılı soru önergesinde, kadınların ekonomik güçlüklerinin bu kirli düzenin merkezine nasıl yerleştirildiğini sorguladı.
Genç Kadınlar ve Derinleşen Yoksulluk Sarmalı Örgütlü Yapıların Hedefinde
Meclis gündemine taşınan önergede, özellikle 21 ila 33 yaş aralığındaki genç kadınların bu tür örgütlü ve karanlık yapıların açık hedefi haline getirildiğine dikkat çekildi. Milletvekili Halide Türkoğlu, ülkede derinleşen kadın yoksulluğu ve kronik işsizlik sorununun ulaştığı vahim boyutların, bu tarz gayriresmi ve tehlikeli yapılar tarafından nasıl suistimal edildiğini açıkça sorguladı. Kadınların en temel insani hakları, bedenleri ve üreme kapasiteleri üzerinden kurulduğu öne sürülen bu sömürü düzenine karşı Sağlık Bakanlığı’nın ve ilgili denetim mekanizmalarının bugüne kadar hangi somut önlemleri aldığı merak konusu oldu. Türkoğlu ayrıca, yürütülen bu kapsamlı soruşturma çerçevesinde Bakanlığa bağlı denetim birimleri tarafından herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığının ivedilikle açıklanmasını talep etti.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye’nin sağlık ve adalet gündemini sarsan bu organize suç ve yasa dışı üreme hücresi ticareti iddialarına ilişkin adli soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili yapacağı resmi açıklamalar ve Meclis’e sunulacak yanıtlar kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Sağlık kuruluşlarının denetimi ve üreme merkezi faaliyetlerinin şeffaflığı konusundaki tartışmalar, önümüzdeki günlerde siyasî ve hukuki mecraların en sıcak başlıkları arasında yer almayı sürdürecek.
Kaynak: Evrensel