BALIKESİR — Edremit Kadın Platformu, Rojin Kabaiş için yapılan basın açıklaması gerekçesiyle haklarında dava açılan iki kadın üyelerinin yargılanmasına tepki göstermek amacıyla adliye önünde kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi; ‘Yargı organlarının peşine düşmesi gerekenler adalet talebini yükseltenler değil’ denildi.
- Rojin Kabaiş davasında adalet talep eden iki kadının yargılanması adliye önünde protesto edildi.
- Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının engellenmesinin Anayasa ve AİHS’ye aykırı olduğu vurgulandı.
- Rojin Kabaiş dosyasındaki şüpheli bulgulara ve aydınlatılmayan cinayetlere dikkat çekildi.
- Kadınların sesini kısmaya yönelik baskılara karşı mücadelenin süreceği kararlılıkla ifade edildi.
Adalet Talebinin Yargılanmasına Edremit Adliyesi Önünde Sert Tepki
Edremit Kadın Platformu, kamuoyunda derin yankı uyandıran Rojin Kabaiş’in katledilmesine ilişkin geçmişte gerçekleştirdikleri basın açıklaması nedeniyle haklarında dava açılan iki kadın için Edremit Adliyesi önünde bir araya geldi. Platform adına dönem sözcüsü Ayşe Çelik tarafından okunan ortak açıklamada, kadınların en temel insani ve hukuki hakkı olan adalet talebinin yargı konusu yapılmasına şiddetle tepki gösterildi. Açıklamada, Rojin Kabaiş dosyasının tüm yönleriyle bir an önce aydınlatılması gerektiğinin altı çizildi. Söz konusu davanın, geçtiğimiz mart ayında Rojin Kabaiş’in katledilişinin 18’inci ayında düzenlenen barışçıl ve kanuna uygun bir basın açıklaması sonrasında açıldığı hatırlatıldı. Yalnızca önceden bildirim yapılmadığı gerekçesiyle dava açılmasının hukuken kabul edilemez olduğu belirtilerek, bu durumun ifade özgürlüğüne vurulan bir darbe olduğu kaydedildi.
Anayasal Hakların İhlali ve ‘Siyasi Dava’ Vurgusu
Düzenlenen basın açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34’üncü maddesi ile Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11’inci maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına dikkat çekildi. Bu temel hakların idari kararlarla kısıtlanamayacağı belirtilirken, açılan davanın hukuki nitelikten uzak, bütünüyle siyasi bir karakter taşıdığı ifade edildi. Kadınların demokratik haklarını kullanmasının suç gibi gösterilmeye çalışıldığına işaret eden platform üyeleri, bu tür baskıların toplumsal muhalefeti ve kadın dayanışmasını durduramayacağını net bir dille dile getirdi.
Rojin Kabaiş Dosyasındaki Karanlık Noktalar ve Şüpheli Bulgular
Rojin Kabaiş’in ölümünün üzerinden iki yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen olayın hala tam anlamıyla aydınlatılmamış olması, adliye önündeki açıklamada en çok vurgulanan konuların başında geldi. Soruşturma sürecindeki ihmallere dikkat çekilen açıklamada, Rojin’in bedeninde tespit edilen iki ayrı erkeğe ait DNA bulgularının Adli Tıp Kurumu tarafından aylar sonra kamuoyuna açıklandığı hatırlatıldı. Soruşturmanın uzun süre boyunca yalnızca ‘intihar’ ihtimali üzerinden yürütülmesinin, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını geciktirdiği belirtildi. Ayrıca, genç kadının cep telefonuna ilişkin teknik incelemenin hâlâ sonuçlandırılmamış olması da soruşturmadaki ciddiyetsizliğin bir kanıtı olarak gösterildi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Kadınların her gün sistematik şiddete, sömürüye maruz bırakıldığı ve çok sayıda şüpheli kadın ölümünün aydınlatılmayı beklediği hatırlatılan açıklamada, kadınların sesini kısmaya yönelik her türlü baskıya karşı kararlılıkla mücadele edileceği vurgulandı. Özellikle “Aile Yılı” politikaları adı altında topluma dayatılan uygulamaların kadın haklarını hedef aldığı belirtilerek, yargı organlarının adalet talep eden kadınları cezalandırmak yerine, başta Rojin Kabaiş dosyası olmak üzere karanlıkta kalan tüm şüpheli kadın cinayetlerinin üzerine gitmesi talep edildi. Açıklama, “Aydınlatılmayan tek bir kadın cinayeti dosyası dahi kalmayana kadar mücadele edeceğiz. Erkek adaletin olduğu yerde kadınlar, gerçek adaleti sokaklarda sağlar” sözleriyle kararlılık mesajı verilerek son buldu.
Kaynak: Evrensel