ANKARA — Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, devam eden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sırasında düzenlediği basın toplantısında iktidara sert sorular yöneltti. ‘Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak?’ diye soran Doğan, sürecin ilerlemesi önünde görünmeyen ellerin olup olmadığını sorgularken, son dönemde gündeme gelen fon krizine ve gazetecilere yönelik soruşturmalara da dikkat çekti.
- DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, MYK toplantısı sürerken önemli açıklamalarda bulundu.
- Doğan, iktidarın ‘süreç kendi mecrasında yürüyor’ söylemine karşın Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun neden bekletildiğini sordu.
- Partinin bileşen partilerle ve Yeni Parti ile temaslarının sürdüğü açıklandı.
- Meclis’e gelen fon kanunu teklifinin belirsizliklerle dolu olduğu ve konunun sadece mali boyuttan ibaret olmadığı vurgulandı.
Barış ve Siyasallaşma Kurulu İçin ‘Hangi El Bekletiliyor?’ Sorusu
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği kritik saatlerde basının karşısına geçerek gündeme dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İktidar kanadından gelen açıklamalara atıfta bulunan Doğan, sürecin işleyişine dair derin şüphelerini dile getirdi. İktidar yetkililerinin sürecin kendi mecrasında yürüdüğüne dair ifadelerini hatırlatan Doğan, şu Çarpıcı soruları yöneltti: ‘Eğer kendi mecrasında yürüyorsa süreç, Barış ve Siyasallaşma Kurulu ne zaman çalışmaya başlayacak? Niye bekletiliyor? Hangi el bekletiliyor? Yani bizim göremediğimiz, bilmediğimiz bu sürece uzanan bir el mi var? Ne oluyor sorusunu soruyoruz çünkü biz sürecin ilerlemesini istiyoruz.’ Doğan’ın bu çıkışı, siyaset kulislerinde ve kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, kurulun akıbetine ilişkin belirsizliğin bir an önce giderilmesi gerektiği mesajı yinelendi.
Yoğun Trafik ve Fon Krizine İlişkin Değerlendirmeler
Basın toplantısında partisinin yürüttüğü diplomatik ve siyasi temaslara da değinen Ayşegül Doğan, DEM Parti bileşeni partilerin yöneticileri ile bir önceki gün kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdiklerini belirtti. Hafta başında ise Yeni Parti’yi ziyaret ettiklerini aktaran Doğan, bu tür ziyaretlerin ve istişare toplantılarının kesintisiz bir şekilde devam edeceğini ifade etti. Toplantının en önemli gündem maddelerinden birinin de son günlerin en çok tartışılan konusu olan fon krizi olduğunu belirten Doğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) gelen fon kanunu teklifine ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Bu teklifin de aslında ne kadar belirsizliklerle dolu olduğunu gördük. Bu belirsizlikler kamuoyuna açıklanmalı. Bu böyle bir kanun teklifiyle önü alınabilecek bir konu değil. Çok daha fazlasını gerektiren ilk günden beri söylediğimiz gibi ‘kime yakın kime uzak olduğuna bakmadan sonuna kadar gideceğiz’ deniyor ya bunun artık söylemin ötesine geçmesi gerekiyor.’
Samimiyet Testi: ‘En Çok Gazeteciler Hedef Alınıyor’
Fon krizi ve yolsuzluk iddiaları karşısında atılan adımların samimiyetini sorgulayan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, meselenin sadece finansal ve mali bir krizden ibaret olmadığının altını çizdi. Ortada hukuki ve kurumsal bir güven bunalımı olduğunu belirten Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Evet birtakım girişimler var. En çok kimler gözaltına alınıyor? En çok kimler hakkında soruşturma yapılıyor? Bu fon soygunu başladığından beri, bunu sorgulayanlarla ilgili, bunu haber yapanlarla ilgili en çok gazeteciler. Eğer bu konuda samimiyseniz, eğer bu konuda gerçekten güven telkin eden adımları atmak istiyorsanız bir kere öncelikle bundan vazgeçmek gerekiyor. Mali olarak finansal olarak belki toparlanabilir ya da toparlanma hamleleri yapılabilir. Ancak burada bir finans kriziyle tek başına karşı karşıya değiliz. Mali bir durumla tek başına karşı karşıya değiliz. Artık hiçbir kuruma güvenin kalmadığı, güvenin sarsıldığı ve bunun her geçen gün derinleştiği bir süreçle karşı karşıyayız.’
Gelişmeler ve Beklentiler
DEM Parti MYK toplantısından çıkan bu kritik mesajlar, önümüzdeki günlerde hem Barış ve Siyasallaşma Kurulu’na dair tartışmaların hem de fon krizine yönelik muhalefet cephesinden gelen baskıların artacağının sinyalini veriyor. İktidar kanadından bu sert eleştirilere ve sorulara verilecek yanıtlar, sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.
Kaynak: Evrensel