27 Ekim 2026, Salı
Haber

Eğitim Sen’den kişiye özel kadro tepkisi: Üniversiteler arka bahçe değil

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANKARA — Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanan tartışmalı öğretim üyesi alım ilanına sert tepki göstererek, akademik kadroların kişisel ayrıcalık haline getirilemeyeceğini ve liyakatin esas alınması gerektiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin 236 akademik kadrodan 230’unu profesörlük için ayırması tepki çekti.
  • Eğitim Sen, akademik kadroların kişilerin özgeçmişlerine göre değil bilimsel ihtiyaçlara göre belirlenmesi gerektiğini belirtti.
  • Sendika, liyakat yerine kadrolaşmayı esas alan üniversite anlayışının karşısında olduklarını duyurdu.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Tartışmalı İlanı Soru İşaretleri Yarattı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) tarafından yapılan yazılı açıklama ile yükseköğretim kurumlarındaki kadrolaşma tartışmaları yeniden alevlendi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi tarafından 14 Ekim 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan öğretim üyesi alım ilanı, üniversitelerde akademik kadroların hangi anlayışla planlandığına ve liyakat ilkesinin ne ölçüde gözetildiğine ilişkin ciddi soru işaretleri yarattı. Söz konusu ilanda toplam 236 akademik kadronun 230’unun profesör, 4’ünün doçent ve yalnızca 2’sinin doktor öğretim üyesi kadrosu olması kamuoyunda ve sendika çevrelerinde dikkat çeken en temel unsur oldu. Kadroların neredeyse tamamının doğrudan profesörlük düzeyinde belirlenmiş olması, ilgili üniversitenin eğitim ve araştırma ihtiyaçlarının hangi objektif bilimsel ölçütlerle saptandığı sorusunu acilen gündeme getirdi. Eğitim Sen, akademik kadro planlamalarının kişilerin özgeçmişlerine göre değil, üniversitelerin evrensel bilimsel ihtiyaçlarına ve nesnel yeterlilik ölçütlerine dayanması gerektiğinin altını çizdi.

“Üniversiteler Kimsenin Arka Bahçesi, Akademik Kadrolar Ayrıcalık Değildir”

Akademik kadro sorunlarının aynı zamanda üniversitelerin kimler tarafından, hangi anlayışla ve kimin çıkarları doğrultusunda yönetildiği sorunu olduğunu belirten Eğitim Sen, yayımladığı raporda çok sert ifadelere yer verdi. Açıklamada, “Üniversiteler kimsenin arka bahçesi, akademik kadrolar da kimsenin kişisel ayrıcalığı değildir” denilerek yükseköğretim kurumlarının düşürüldüğü duruma dikkat çekildi. Bilimsel yeterliliğin yerini ayrıcalığın, akademik özgürlüğün yerini ise itaatin almasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Liyakat yerine kadrolaşmayı ve kişiye özel atamaları esas alan bir üniversite anlayışının kesinlikle karşısında olduklarını ilan eden sendika, bu tür uygulamaların yükseköğretimin temel dinamiklerini ve kalitesini temelden sarstığını ifade etti.

Gelişmeler ve Beklentiler

Eğitim Sen, yükseköğretim kurumlarının bilimsel niteliğini zedeleyen, akademik emeği değersizleştiren ve liyakat ile eşitlik ilkelerini aşındıran tüm uygulamalara karşı hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Üniversitelerin özerk, demokratik ve bilimsel temelde yeniden yapılandırılması gerektiği çağrısı yinelendi.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın