MUĞLA — Yatağan’ın Deştin Mahallesi ile Menteşe’nin Bayır Mahallesi ortak sınırında kurulmak istenen entegre çimento fabrikasına karşı köylülerin 30 yıllık hukuk mücadelesi sürerken, üçüncü kez verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının ardından Muğla İdare Mahkemesi önünde başlatılan adalet nöbeti kararlılıkla sekizinci haftasına girdi.
- Muğla’da iki kez mahkeme kararıyla iptal edilen çimento fabrikası projesine üçüncü kez verilen ‘ÇED Olumlu’ kararı yargıya taşındı.
- Köylüler ve çevre örgütleri, önceki raporların tersine projeyi uygun bulan son bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sürdürüyor.
- Muğla İdare Mahkemesi önünde başlatılan ‘Adalet nöbeti’ 8. haftasına girerken, yöre halkı bölgeyi savunmaktan vazgeçmeyeceklerini vurguluyor.
Otuz Yıllık Mücadele ve ÇED Kararlarına Karşı Hukuk Savaşı
Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi ile Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi’nin ortak sınırı olan Tekağaç mevkisinde kurulmak istenen ‘Entegre Çimento Fabrikası’ projesine karşı köylülerin 30 yıllık mücadelesi aralıksız devam ediyor. Daha önce mahkeme tarafından iki defa iptal edilen proje, 2009/7 Genelgesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından üçüncü defa ‘ÇED olumlu’ kararıyla yeniden gündeme getirildi. Bu karara karşı açılan davada yapılan son keşifte, bilirkişilerin önceki bilirkişi raporlarının tersine projeyi ‘teknik usullere, kamu yararına ve çevre mevzuatına uygun ve olumlu’ bulması köylülerin tepkisini çekti. Raporun ardından Muğla İdare Mahkemesi önünde başlatılan ‘Adalet nöbeti’ kararlılıkla 8. haftasına girdi. Bilirkişi raporuna Muğla Büyükşehir Belediyesi, çevre örgütleri ve yurttaşlar aktif olarak itiraz ederken, hukuki süreç tüm hızıyla takip ediliyor.
Adliye Önünde Yükselen Sesler: ‘Zeytinimize ve Geleceğimize Sahip Çıkıyoruz’
Muğla İdare Mahkemesi önünde bir araya gelen Deştinliler ve destekçileri, adliye önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada şu çarpıcı ifadelere yer verildi: ‘Bizleri burada bir araya getiren şey sadece bir itiraz değil; memleket sevdamızdır, zeytin ağaçlarımıza olan vefamızdır, çocuklarımızın gözlerine bakarken duyduğumuz sorumluluktur! Deştin için, Tekağaç için, suyumuz, toprağımız ve geleceğimiz için tuttuğumuz adalet nöbetinde bir haftayı daha geride bırakıyoruz. Yılmıyoruz, yorulmuyoruz, vazgeçmiyoruz! Biz, binlerce yıldır bu topraklarda kök salmış zeytinliklerimizin üzerine, arılarımızın bal yaptığı çam ormanlarımızın ortasında, nefes aldığımız vadilere bir ölüm fabrikası kurulmasın diyoruz!’ Yöre halkı, Bayır ve Deştin ortak sınırında 7 bin 751 dönümlük devasa bir ormanlık alana entegre çimento fabrikası yapılmak istendiğine dikkat çekerek tepkilerini dile getirdi.
Muğla’nın Ekosistemi ve Halk Sağlığı Büyük Tehdit Altında
Projenin sadece Deştin’i değil, tüm bölgeyi etkileyecek ekolojik bir yıkım getireceğini belirten yurttaşlar, sermaye odaklı yatırımların halk sağlığını hiçe saydığını vurguladı. Açıklamada şu sorular yöneltildi: ‘Soruyorum sizlere: Bir avuç sermayedar, şirketleri daha fazla kâr etsin, bilançoları daha fazla büyüsün diye; bizim ormanımızdan, bizim havamızdan, bizim sağlığımızdan çalmaya hakkı var mıdır? Bu fabrika sadece Deştin’in değil; Bayır’ın, Menteşe’nin, Yatağan’ın, hatta tüm Muğla’nın havasını zehirleyecek bir projedir. Çimento tozu zeytinlerimizin üzerine bir kâbus gibi çökecektir.’ Ekoloji savunucuları ve köylüler, ormanların, su kaynaklarının ve tarım alanlarının korunması için ortak mücadelenin Muğla genelinde büyütülmesi çağrısında bulundu.
Gelişmeler ve Beklentiler
Muğla İdare Mahkemesi önünde sekiz haftadır devam eden adalet nöbeti, köylülerin haklı mücadelesinin kararlılığını gözler önüne seriyor. Bilirkişi raporlarına yapılan itirazların mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceği merakla beklenirken, Deştin halkı ve çevre örgütleri hukuki ve demokratik haklarını sonuna kadar savunarak bölgeye çimento fabrikası yapılmasına izin vermeyeceklerini yineliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika