27 Ekim 2026, Salı
Haber

Esenyurt’ta 450 Milyonluk Rüşvet Depremi: Kayyum Dönemi Neden Denetlenmedi?

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — Esenyurt Belediyesinde kayyum yönetimi döneminde yaklaşık 450 milyon liralık rüşvet toplandığı iddiasıyla Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş tutuklanırken, İçişleri Bakanlığının konuya ilişkin henüz müfettiş görevlendirmemiş olması kamuoyunda ve siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Esenyurt Belediyesinde kayyum dönemine ait yaklaşık 450 milyon liralık rüşvet iddiasıyla Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş tutuklandı.
  • Ulutaş’ın kiraladığı iki ayrı evdeki büyük kasalardan rüşvet paralarının çıktığı görüntüler kamuoyuyla paylaşıldı.
  • İçişleri Bakanlığı, Can Aksoy’u görevden alarak İstanbul Vali Yardımcılığına getirirken, yerine Van’dan Ulaş Akhan görevlendirildi.
  • Gazeteci Tolga Şardan, olayla ilgili İçişleri Bakanlığının neden henüz resmi bir müfettiş görevlendirmediğini sorguladı.

450 Milyonluk Rüşvet İddiası ve Kasalardan Çıkan Görüntüler

Esenyurt Belediyesinde kayyum yönetimi döneminde yaşananlar, yerel yönetimler tarihindeki en büyük skandallardan biri olarak kayıtlara geçmeye aday görünüyor. Belediyede yaklaşık 450 milyon liralık rüşvet toplandığı iddiasıyla Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş tutuklandı. Daha önce Beyoğlu ve Pendik belediyelerinde de başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan Ulutaş’ın, Esenyurt’ta göreve başladığı tarihten itibaren devasa bir rüşvet ağı kurduğu iddia ediliyor. Olayın en dikkat çekici ve sarsıcı detaylarından biri ise Ulutaş’ın kiraladığı iki ayrı evde bulunan büyük kasalardan rüşvet paralarının çıktığını gösteren görüntüler oldu. Bu görüntüler kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılarak büyük bir infial yaratırken, belediyedeki denetim mekanizmalarını ve atama kriterlerini de bir kez daha acil bir tartışma konusu haline getirdi.

İçişleri Bakanlığı Adımları ve Can Aksoy’un Görevden Alınması

Ortaya çıkan skandal iddiaların ardından merkezi yönetim hızlı bir kadro değişikliğine gitti. İçişleri Bakanlığı, Esenyurt Belediyesine kayyum olarak atanan Can Aksoy’u görevden alarak İstanbul Vali Yardımcılığı pozisyonuna getirdi. Aksoy’un boşalan koltuğuna ise Van’dan Ulaş Akhan atandı. Ancak yaşanan bu hızlı yönetim değişiklikleri, arka planda yürütülen idari soruşturmaların şeffaflığına dair soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Denetim süreçlerinin nasıl işlediği ve bu devasa vurgunun nasıl gözden kaçırıldığı, yerel yönetim uzmanları ve kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Tolga Şardan’ın Kaleminden Kritik Soru: Müfettişler Neden Görevlendirilmedi?

T24 yazarı deneyimli gazeteci Tolga Şardan, köşe yazısında Esenyurt Belediyesindeki rüşvet iddialarını ve İçişleri Bakanlığının tutumunu derinlemesine ele aldı. Esenyurt’taki gelişmelere ilişkin İçişleri Bakanlığından edindiği kulis bilgilerini okuyucularına aktaran Şardan, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: ‘Ancak bundan daha önemlisi, İçişleri Bakanlığı’nın yaşanan gelişmelerle ilgili olayların detaylarının ortaya çıkmasını sağlamak amacıyla neden müfettiş görevlendirmediği… Zira kayyım yönetiminin ilk başkan vekili Aksoy’un görevden alınma sebebi, müfettiş raporu ya da müfettiş görüşü değil. İçişleri Bakanlığı’ndan araştırdığımda, Aksoy’un görevden alındığı güne kadar İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından herhangi bir müfettiş görevlendirmesi yapılmadığını öğrendim. Zaten bakanlıktan da bu yönde bir kamuoyu açıklaması gelmedi.’ Şardan, muhalefet belediyelerine yönelik yoğun incelemeler ve denetimlerle Esenyurt’taki bu sessizliği karşılaştırarak kayyum yönetiminin geçmiş dönemdeki icraatlarının ve Ulutaş’ın önceki görev yerlerinin de titizlikle araştırılması gerektiğini vurguladı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Esenyurt Belediyesindeki 450 milyon liralık rüşvet iddiası ve kayyum yönetiminin denetlenip denetlenmediğine dair belirsizlikler hukuki ve siyasi boyutuyla gündemdeki yerini koruyor. Yeni atanan yönetim kadrosunun atacağı adımlar ve İçişleri Bakanlığının konuyla ilgili olası müfettiş görevlendirmesi yapıp yapmayacağı, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmelerin seyrini belirleyecek en kritik unsurlar arasında yer alıyor. Kamuoyu, bu derin skandalın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların yargı önünde hesap vermesini bekliyor.

Kaynak: BirGün Manşet

Bir Yorum Yazın