YOZGAT — Türkiye’nin önde gelen tarım ve hayvancılık merkezlerinden Yozgat’ta büyükbaş besiciliği yapan üreticiler, artan maliyetler ve yerinde sayan kesim fiyatları nedeniyle büyük bir çıkmazla karşı karşıya kaldı. Yem fiyatlarının yıl başından bu yana yüzde 50’den fazla artarak 560 liradan 860 liraya tırmanmasına karşılık, karkas kesim fiyatının 590 liradan yalnızca 595 liraya çıkması besicileri isyan ettirdi. Üreticiler, maliyet sarmalında sürdürülebilirlik krizinin kapıda olduğunu vurguluyor.
- Yem fiyatları 560 liradan 860 liraya yükseldi, kesim fiyatı ise 590 liradan sadece 595 TL’ye çıktı.
- Yeni uygulamaya konulan yağsız kesim sistemiyle hayvan başına ortalama 30 kilo yağ kesintisi yapılıyor.
- Bir büyükbaş hayvanın 12-13 aylık bakım sürecinde sadece yem maliyeti 80 bin ile 90 bin lira bandına ulaşıyor.
- Üreticiler, kesim fiyatlarının yerinde saymasına rağmen ne tezgahtaki et fiyatının düştüğünü ne de maliyetlerin gerilediğini belirtiyor.
Yem Fiyatları Uçtu, Kesim Fiyatları Yerinde Saydı
Yozgat’ta hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu derin kriz, bölgedeki üreticilerin ses yükseltmesiyle bir kez daha gözler önüne serildi. Sektörde uzun yıllardır büyükbaş besiciliği yapan Faruk Özkan, maliyet hesaplarındaki uçurumu gözler önüne seren çarpıcı rakamlar paylaştı. Sektördeki yapısal sorunları ve son dönemdeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Özkan, ekonomik çıkmazı şu sözlerle özetledi: Hayvancılıktaki sorun biz büyükbaş besisi yapıyoruz. Bu yılın başında, birinci ayın 10’unda yemin torbasını 560 liraya alıyorduk. O zaman 590 liraya kestirdik hayvanlarımızı ve yağlı kesim vardı. Şu an 8. ayın 10’unda tekrar bir hayvan kestirdim. Yem fiyatı da yükseldi bu arada, 860 liraya çıktı yemin torbası. Yılın başından bu yana girdi maliyetlerinde yaşanan astronomik artışlar, üreticinin sırtındaki yükü katbekat artırırken, buna paralel bir gelir artışı kesinlikle yaşanmadı. Saman, akaryakıt, işçilik ve veterinerlik hizmetlerindeki artışlar da cabası olarak üreticinin karşısına çıkıyor.
Yağsız Kesim Tartışması ve 30 Kilo Fire Kaybı
Besicilerin tepki gösterdiği bir diğer önemli husus ise kesim esnasında uygulanan yeni prosedürler ve fire kesintileri oldu. Sektör temsilcileri, maliyetlerin yanı sıra karkas et firelerinde yaşanan uygulamaların da zararı katladığını ifade ediyor. Faruk Özkan, bu konudaki mağduriyetini şu detaylarla aktardı: Yağsız kesim adı altında hayvanlarımızdan 30’ar kilo et alındı, hayvan başı. Bizim suçumuz neydi? Bu yağ çöpe atılmadı. Hiç kimseye verilmedi. Yağsız kesim çıktı. Et fiyatımız yükselmedi. Tezgahtaki et fiyatı düşmedi. Yem fiyatı düşmedi ama bizim etimizin kesim fiyatı düştü. Bizim ne yapmamız gerekiyor? Biz bu işi bırakalım mı? Yaptığımız yatırım ortada. Başka bir şey bilmiyoruz. Yaptığımız iş bu. Uygulanan bu kesintiler, besicilerin kar marjını tamamen sıfırlamakla kalmıyor, onları doğrudan anapara zararஇந்நிலையில் bırakıyor. Tüketici cephesinde et fiyatları yüksek seyretmeye devam ederken, bu yüksekliğin üreticiye yansımaması sektördeki dengeyi altüst ediyor.
Bir Hayvanın Yıllık Maliyet Tablosu ve Sürdürülebilirlik Krizi
Hayvancılıkta çarkların dönmesini imkansız hale getiren maliyet tabloları, küçük ve orta ölçekli işletmelerin iflasına zemin hazırlıyor. 12 ila 13 aylık besleme süreçlerinin ekonomik yükü, rakamsal olarak net bir şekilde ortada duruyor. Besici Faruk Özkan, işletme giderlerini kalem kalem şöyle hesaplıyor: Bir hayvanın şu anda bir yıllık maliyeti 12 aylık 13 aylık bandında hayvan alırız. 80 bin lira ile 90 bin lira arasında yem yer. Alış fiyatımız 300 kiloluk canlı bir hayvanı 150, 160, 170 bin lira bandında hayvanına göre alıyoruz. Kestirdiğimiz hayvan da zaten 230 bin lira tutuyor. Bu matematiksel tablo karşısında, büyükbaş hayvancılık yapmanın mantıklı bir yönü kalmadığını belirten üreticiler, aynı krizin küçükbaş hayvancılıkta da birebir yaşandığını, sektörün acil olarak desteklenmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Gelişmeler ve Beklentiler
Türkiye genelinde artan enflasyonist baskılar ve girdi maliyetleri, tarım ve hayvancılık sektörünü adeta durma noktasına getirmiştir. Yozgatlı besicilerin dile getirdiği bu isyan, yalnızca bölgesel bir serzeniş değil, ülke genelindeki et ve süt üretim zincirinin karşı karşıya olduğu kronik bir tehlikenin habercisidir. Uzmanlar ve üreticiler; yem, enerji ve veterinerlik gibi temel girdilerde acil sübvansiyonlar yapılmaz ve kesim fiyatları hakkaniyetli bir seviyede dengelenmezse, önümüzdeki dönemde et arzında yaşanacak daralmaların tüketiciye çok daha ağır faturalar ödeteceği konusunda yetkilileri uyarıyor.
Kaynak: BirGün Manşet