İSTANBUL — Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı makam aracı olarak kullandığı iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Silivri’de görüldü. Büyükçekmece 21’inci Asliye Ceza Mahkemesince Marmara Cezaevi karşısındaki salonda gerçekleştirilen yargılamada mahkeme, dosyadaki rapor çelişkilerinin giderilmesi amacıyla 3 kişilik uzman bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmasına hükmetti ve davayı 12 Şubat 2027 tarihine erteledi.
- Ekrem İmamoğlu’nun şirketine ait aracı makam aracı olarak kullandığı iddiasıyla açılan davada 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildi.
- Büyükçekmece 21’inci Asliye Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısındaki 2 No’lu salonda görülen duruşmaya aile, avukatlar ve Yeni Partililer katıldı.
- Hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapis istenen İmamoğlu, davanın hukuki değil siyasi bir zeminde hazırlandığını vurguladı.
- Davanın bir sonraki duruşması 12 Şubat 2027 tarihinde görülecek ve o tarihe kadar yargı süreçleri takip edilecek.
Silivri’de Geniş Katılımlı Duruşma: Aileler ve Siyasi İsimler Salonu Doldurdu
Büyükçekmece 21’inci Asliye Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Cezaevi karşısındaki 2 No’lu salonda görülen duruşmaya Ekrem İmamoğlu, ailesi, avukatlar ve Yeni Partililer katıldı. Duruşmayı yakından takip etmek ve destek vermek amacıyla Silivri’ye gelen Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, mahkeme salonu dışında basına yaptığı kısa değerlendirmede, “Ne söylesek hikaye” diyerek yaşanan hukuki sürece dair tepkisini ve çaresizliğini dile getirdi. Kamuoyunun ve siyasi çevrelerin yoğun ilgi gösterdiği duruşmada, güvenlik önlemleri üst düzeyde tutulurken, savunma ve iddia makamları arasındaki hukuki argümanlar da mahkeme heyetine sunuldu.
Ekrem İmamoğlu’ndan Sert Savunma: ‘Rakibi Saf Dışı Bırakma Operasyonu’
“Görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla 6 aydan 2 yıla kadar hapsi istenen Ekrem İmamoğlu duruşmada söz alarak kürsüden çarpıcı açıklamalarda bulundu. İmamoğlu savunmasında, “Rakibini saf dışı bırakmak için hukuki zeminde hazırlanmayan bir davayla karşı karşıyayız” diyerek sürecin siyasi saiklerle yürütüldüğünü belirtti. Güncel ekonomik ve siyasi gelişmelere de değinen İmamoğlu, fon vurgununa dikkat çekerek, “Milletçe açık ve net bir vurgunla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı adaylığı sonrasında artan yargı baskısına ve tutuklanmasına özellikle işaret eden İmamoğlu, şu çarpıcı değerlendirmeleri kaydetti:
“Açıkçası böylesine hiçbir anlam ifade etmeyen ve bana göre hukuksuz bir mahkemeyle Türk yargısının meşgul edilmesini bir vatandaş olarak asla kabul etmiyorum. Muhatabı olduğum 20’ye yakın davanın son 2 yılda açılmasının yegane sebebinin, ülkemizin başındaki otoriter zihniyetin makamını korumak için yargıyı araçsallaştırdığını, rakibini devre dışı bırakmak, muhalifleri hapse atmak adına araçsallaştırılmış yargı düzeninin varlığını tekrar halkımıza hatırlatıyorum. Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir. Tümüyle hukuksuz düzenek içerisinde, aşama aşama muhalifleri gözaltına almak, mahkemelere taşımak, tutuklamak, hapse atmak… Bunun adı Cumhurbaşkanı adayı olabilir, mu…”
Bilirkişi Çelişkisi ve Yargılamanın Geleceği
Davanın bugünkü oturumunda ara kararını açıklayan mahkeme hakimi, daha önce dosyaya giren bilirkişi raporlarındaki belirgin çelişkinin giderilmesi gerektiğine hükmetti. Bu doğrultuda dosyanın 3 kişilik uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine ve kapsamlı bir rapor hazırlanmasına karar verildi. Raporun beklenmesi ve tarafların iddialarını bu doğrultuda yeniden şekillendirecek olması nedeniyle dava ileri bir tarihe ertelendi. Türkiye’nin yakın siyasi tarihi açısından kritik bir dönemece işaret eden yargılamanın sonraki celsesi, tarafların ve kamuoyunun gözü önünde gelişmeye devam edecek.
Gelişmeler ve Beklentiler
Bilirkişi heyetinden gelecek yeni raporun dosyaya sunulmasıyla birlikte davanın seyri açısından yeni bir aşamaya geçilmesi bekleniyor. Büyükçekmece 21’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bir sonraki duruşması 12 Şubat 2027 tarihinde gerçekleştirilecek. Bu tarihe kadar hem hukuki savunma stratejilerinin netleşmesi hem de Türkiye’nin siyasi ve yargı gündemindeki yansımalarının yakından takip edilmesi öngörülüyor.
Kaynak: Evrensel