İSTANBUL — Kanalların kapatılması, sitelerin engellenmesi, gazetecilere gözaltı ve tutuklamalarla derinleşen kriz ortamında basın meslek örgütleri, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşların katılımıyla “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganıyla bugün ülke genelinde eş zamanlı kitlesel eylemler ve basın açıklamaları düzenleniyor.
- Basın meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara karşı bugün ülke genelinde sokaklarda.
- TELE 1’e kayyum atanmasının birinci yılında; Halk TV’nin kapatılması, T24 ve çok sayıda internet sitesine getirilen erişim engelleri protesto ediliyor.
- Siyasi partiler, emek meslek odaları, sendikalar, barolar, kadın ve gençlik örgütleri ortak çağrıyla rejime karşı birlikte mücadele vurgusu yapıyor.
- Gazeteciliğin suç olmadığını belirten örgütler; kaçma veya delil karartma şüphesi olmaksızın uygulanan tutuklama ve elektronik kelepçe gibi baskılara tepki gösteriyor.
Saray Rejiminin Baskı Politikaları ve Medyaya Yönelik Kuşatma
Kanalların kapatılması, internet sitelerinin engellenmesi, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, ülkedeki demokratik hak ve özgürlükler tablosunun ne denli ağır bir kuşatma altında olduğunu gözler önüne seriyor. Zulmün kaynağı olarak gösterilen Saray rejiminin varlığı, ülkenin en temel hak arama hürriyetlerini hedef alırken, basına özgürlük ve adalet talebini yükselten tüm yurttaşlar bugün bu ablukaya karşı ülke genelinde sokaklarda ses yükseltiyor. Süreç içerisinde yaşananlar, yalnızca basın sektörünü değil, toplumun tüm kesimlerinin haber alma hakkını doğrudan tehdit eden sistematik bir politikanın ürünü olarak öne çıkıyor.
‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ Sloganıyla Yükselen Ortak Eylemler
Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara, medya kuruluşlarına kayyum atanmasına ve haber siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı başlattıkları ortak eylem çağrısını bugün zirveye taşıyor. “Sansüre hayır, habere özgürlük” diyen basın meslek örgütleri; gazetecilerin tutuklandığı, Halk TV’nin kapatıldığı, T24 ve çok sayıda internet sitesine erişimin engellendiği, binlerce sosyal medya hesabının sansürlendiği bu karanlık süreçte, TELE 1’e kayyum atanmasının birinci yılında, bugün çok sayıda kentte eş zamanlı eylemler ve kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriyor. Yapılan eylem çağrısına çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü, emek meslek odaları ve sendikalarla beraber barolar, kadın, gençlik örgütleri ve yurttaşlar da güçlü bir destek açıklamasında bulundu. Yapılan tüm çağrılarda, rejime karşı omuz omuza ve birlikte mücadele etmenin hayati önemi bir kez daha vurgulandı.
Halkın Haber Alma Hakkı ve Anayasal Güvence Altındaki Haklar
Halkın haber alma hakkının sistematik olarak engellenmesine ve gazeteciliğin açıkça suç sayılmasına tepki gösteren basın meslek örgütleri, gazetecilerin yaptıkları haberler, sordukları sorular ve ortaya çıkardıkları gerçekler nedeniyle gözaltına alınmasını, tutuklanmasını ve ev hapsine mahkûm edilmesini asla kabul etmediklerini ifade etti. Yapılan ortak açıklamada, herhangi bir kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı halde gazetecilerin keyfi bir şekilde tutuklanmasına ve ayaklarına elektronik kelepçe takılmasına şiddetle karşı çıkıldı. Gazeteciliğin kesinlikle suç olmadığını ve olamayacağını vurgulayan basın meslek örgütleri; haber yapmanın, soru sormanın, iktidarı ve yetkilileri eleştirmenin ve kamu adına denetim yürütmenin anayasal güvence altındaki devredilemez haklar olduğunu kaydetti. Televizyon kanalları ve haber sitelerinin susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve gazetecilerin hedef alınmasına karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla süreceği yinelendi.
Gelişmeler ve Beklentiler
Basın özgürlüğüne ve demokratik haklara yönelik baskıların ve yargı tacizlerinin artarak devam ettiği bu süreçte, meslek örgütlerinin ve yurttaşların sokaklarda başlattığı kitlesel direniş, gelecekteki toplumsal muhalefetin ve hak arama mücadelelerinin seyrini belirleyecek kritik bir eşik oluşturuyor. Resmi süreçlerin ve yargı kılıfına uydurulan baskı mekanizmalarının karşısında, dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütme kararlılığı önümüzdeki dönemin en temel gündemi olmaya devam edecektir.
Kaynak: BirGün Manşet