28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

Şakran Cezaevi’nde Kimlik Kartı Dayatması: ‘Nazi Kampı’ Benzetmesi ve Açlık Grevi

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İZMİR — İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde 2025 Aralık ayından bu yana mahpuslara koğuş dışına çıkışlar için ‘kimlik kartı’ taşıma zorunluluğu getirilmesiyle başlayan kriz, 57 yaşındaki tutuklu Güzin Tolga’nın süresiz açlık greviyle derinleşirken, avukatı Veysi Çetin uygulamayı tarihi Nazi kampı uygulamalarına benzeterek sert bir dille eleştirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde mahpuslara yönelik koğuş dışına çıkışlarda ‘kimlik kartı’ taşıma zorunluluğu Aralık 2025’ten bu yana krize neden oluyor.
  • Uygulamayı kabul etmeyen 3 mahpus mart ayında süresiz açlık grevine başlarken, alerjik astım ve yüksek tansiyon hastası 11 yıllık tutuklu Güzin Tolga’nın eylemi devam ediyor.
  • Avukat Veysi Çetin, kimlik dayatmasının hukuki bir dayanağının olmadığını belirterek uygulamayı ‘psikolojik bir cezalandırma yöntemi’ ve ‘Nazi kampları’ benzetmesiyle eleştirdi.
  • Yaklaşık 5 ay boyunca avukat ve ziyaretçi görüş yasakları uygulanırken, açlık grevleri ve hukuki girişimler sonucunda sadece avukat ve vasi görüşlerinde kısmi esnemeler sağlandı.

Kimlik Kartı Dayatması ve Hak İhlalleri Zinciri

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde mahpusların yaşadığı hak ihlalleri zincirine bir yenisi eklendi. Cezaevi yönetimi tarafından 2025 Aralık ayından itibaren hayata geçirilen uygulama kapsamında, mahpusların koğuşlarından dışarı çıkabilmeleri için yanlarında ‘kimlik kartı’ taşıması zorunlu kılındı. Mahpuslar, kimlik kartı taşımayı temel haklarına ve onurlarına yönelik bir müdahale olarak değerlendirerek bu dayatmayı kabul etmedi. Yönetim ise bu direniş karşısında derhal disiplin cezaları uygulamaya koydu; mahpuslara avukat ve ziyaretçi görüş yasağı gibi ağır tecrit koşulları dayatıldı. Bu hukuka aykırı uygulamayı kabul etmeyen 3 mahpus, haklı taleplerini duyurmak amacıyla mart ayında süresiz açlık grevine başladı. Bu direnişin simge isimlerinden biri olan ve ‘örgütsel üyelik’ suçlamasıyla tam 11 yıldır tutuklu bulunan 57 yaşındaki Güzin Tolga’nın sağlık durumunun kritikliğine rağmen açlık grevi kararlılıkla devam ediyor. Güzin Tolga’nın vasisi Lezan Caner ve avukatı Veysi Çetin, yaşanan hak ihlallerine ve cezaevi yönetiminin uzlaşmaz tutumuna karşı kamuoyunu ve hukuki mercileri acil müdahaleye çağırıyor.

Avukat Veysi Çetin’den Çarpıcı ‘Nazi Kampı’ Benzetmesi

Güzin Tolga’nın hukuki sürecini ve sağlık durumunu yakından takip eden avukatı Veysi Çetin, Şakran Kadın Cezaevi’nde yaşanan kimlik dayatmasının ve buna bağlı olarak mahpuslara uygulanan disiplin cezası maskesi altındaki tecrit uygulamasının tamamen hukuksuz olduğunu vurguladı. Çetin, konuyu detaylandırarak şu değerlendirmelerde bulundu: ‘Tutsakların kimlik taşıması zorunlu kılındı ve kimliğini taşımayı reddeden tutsaklara ilişkin olarak koğuştan dışarı çıkarılmama cezası uygulandı. Yaklaşık 5 ay boyunca tutsakların avukatlarla görüşü dahi engellendi. Açlık grevleri ve çeşitli mücadeleler sonucunda ilk esnetilen yasak, avukat görüşünün kaldırılması oldu; eylül ayında da vasi görüşü yasağında bir esneklik sağlandı. Diğer kısıtlamalar ise hâlâ tüm ağırlığıyla devam ediyor.’ Avukatlar olarak defalarca cezaevi savcısı ve Cumhuriyet Başsavcısı Vekili ile görüşmeler sağladıklarını belirten Çetin, Adalet Bakanlığı’na da resmi başvurularda bulunduklarını ancak konunun hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını ifade etti. Şakran Cezaevi’nin ‘pilot cezaevi’ olarak seçildiğine işaret eden Çetin, kimlik kartı dayatmasını kabul etmemenin disiplin mevzuatındaki karşılığının en fazla uyarı ya da kınama cezası olabileceğini, ancak uygulanan tecrit ve yasakların tamamen keyfi olduğunu belirtti. Dayatmanın derin psikolojik boyutlarına dikkat çeken Çetin, şu tarihi ve sarsıcı tespiti yaptı: ‘Bu dayatma psikolojik bir cezalandırma yöntemidir. Nazi döneminde kamplarda Yahudiler sarı yıldız takarlardı. Kimlik dayatmasının kendisi aslında kimliksizleştirmenin de önünü açıyor. Geçmişte de benzer kimlik dayatması uygulamaları mahpusların onurunu zedelemek amacıyla sahnelenmiştir.’

Gelişmeler ve Beklentiler

Alerjik astım ve yüksek tansiyon gibi ciddi kronik rahatsızlıkları bulunan 57 yaşındaki Güzin Tolga’nın sürdürdüğü açlık grevi ve Şakran Kapalı Kadın Cezaevi’ndeki kimlik kartı dayatması krizi, hem hukuk örgütlerinin hem de insan hakları savunucularının yakın takibinde kalmaya devam ediyor. Avukatlar ve vasi Lezan Caner, Adalet Bakanlığı nezdinde başlattıkları yasal ve idari girişimleri kararlılıkla sürdürürken, cezaevlerindeki tecrit politikalarının son bulması ve mahpusların temel haklarına erişimi için kamuoyu baskısının artması bekleniyor. Pilot uygulama adı altında hayata geçirilen bu hak ihlallerinin yargı mercileri tarafından nasıl ele alınacağı ve Güzin Tolga’nın hayati risk taşıyan sağlık durumunun geleceği, önümüzdeki günlerde insan hakları gündeminin en üst sıralarında yer alacak.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın