28 Ekim 2026, Çarşamba
Haber

IMF’den Türkiye Raporu: Mali Riskler ve Şeffaflık Uyarısı

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANKARA — Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Mali Şeffaflık Değerlendirme Raporu, Türkiye’nin mali şeffaflık alanında kaydettiği ilerlemelere dikkat çekerken, Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki büyük kamu varlıklarının raporlarda yer almadığına ve mali risk yönetiminde eksiklikler bulunduğuna işaret etti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki GSYİH’nin yüzde 29’u değerindeki kamu varlığı mali raporların dışında kaldı.
  • Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisinde iyi veya ileri uygulama düzeyine ulaşıldı.
  • Mali risk yönetimi Türkiye için en zorlu alan olmaya devam ederken, kapsamlı bir özet rapor henüz yayımlanmadı.

Mali Şeffaflıkta Kaydedilen İlerleme ve Reform Adımları

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Mali Şeffaflık Değerlendirmesi kapsamında Türkiye’ye ilişkin hazırladığı kapsamlı rapor kamuoyu ile paylaşıldı. Rapor, Türkiye’nin mali şeffaflık alanında son yıllarda gerçekleştirdiği reform hamlelerini ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Bu bağlamda, 2021 yılında program bütçesine geçilmesi, tahakkuk esaslı Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları’nın (IPSAS) uygulanmaya başlanması ve Devlet Mali İstatistikleri (GFSM) raporlamasının sürekli bir şekilde iyileştirilmesi gibi kritik adımların atıldığı vurgulandı. Ayrıca, kamu işletmelerine ilişkin raporlamanın zaman içinde iyileştiği kaydedilen raporda, bütçenin bütünleşik bir temelde sunulduğu ve kamu harcamalarının çok büyük bir bölümünün bütçe belgelerinde şeffaf bir biçimde yer aldığı ifade edildi. Hükümetin 2017 yılında vatandaş bütçesi yayımlamaya başlaması ve 2022 yılında ise başlangıç bütçe ödeneklerini önemli ölçüde aşan harcamalar için ek bütçe uygulamasına geçmesi gibi idari gelişmeler de raporda yer buldu. Bütün bu gelişmelerin, onlarca yıllık kurumsal ilerlemenin üzerine inşa edildiği ve Türkiye’nin Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisinde ‘iyi’ veya ‘ileri’ uygulama düzeyini karşıladığına dikkat çekildi. Bu oranın 2015 yılında gerçekleştirilen bir önceki değerlendirmede yaklaşık yarı seviyesinde bulunduğu hatırlatılarak, ‘Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte birinin değerlendirme düzeyi, 2015’ten bu yana yükseltilmiştir’ denildi.

Türkiye Varlık Fonu ve Rapor Dışı Kalan Kamu Varlıkları

Raporda olumlu gelişmelerin yanı sıra kritik eksiklikler ve uyarılar da art arda sıralandı. En dikkat çekici tespitlerden biri, Türkiye Varlık Fonu bünyesinde bulunan ve Gayri̇ Safi̇ Yurt İçi̇ Mi̇lla’t’ın (GSYİH) yüzde 29’u değerine ulaşan devasa kamu varlığının resmi mali raporlarda yer almadığı tespiti oldu. IMF, fonun sahip olduğu varlıklar, üstlendiği yükümlülükler ve merkezi hükümetle olan ilişkileri konusunda yeterli açıklık bulunmadığı uyarısında bulundu. Genel yönetim düzeyindeki borç ve yükümlülüklerin yanı sıra finansal ve finansal olmayan varlıkların neredeyse tamamının raporlama kapsamına alındığı, ancak kamu emeklilik sistemine ilişkin aktüeryal yükümlülüklerin kapsam dışında kalmaya devam ettiği raporda kaydedildi.

Mali Risk Yönetimi ve Uzun Vadeli Sürdürülebilirlik

IMF raporunun en çarpıcı bölümlerinden birini de mali risk yönetimine dair yapılan eleştiriler oluşturdu. Mali risk yönetiminin, Türkiye açısından mali şeffaflığın en zorlu alanı olmaya devam ettiği ve son 10 yıllık periyotta bu konuda yalnızca sınırlı düzeyde bir ilerleme kaydedildiği net bir şekilde vurgulandı. Makroekonomik risklere ilişkin değerlendirmelerin üst düzey hassasiyet analizleriyle sınırlı kaldığı, ülkedeki tüm mali riskleri tek bir çatı altında bir araya getiren kapsamlı ve özet bir raporun ise hala yayımlanmadığı ifade edildi. Öte yandan, Türkiye’de nüfusun hızla yaşlanmaya başlamasının uzun vadeli mali sürdürülebilirlik üzerindeki olası etkileri de raporda yakından incelenen başlıklar arasında yer aldı.

Gelişmeler ve Beklentiler

Uluslararası Para Fonu’nun yayımladığı bu kapsamlı değerlendirme, Türkiye’nin son yıllarda bütçe disiplini ve muhasebe standartları konusunda kaydettiği yapısal ilerlemeleri tescillemesine rağmen, özellikle varlık fonu şeffaflığı ve konsolide mali risk yönetimi gibi konularda atılması gereken daha çok adım bulunduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde, uluslararası standartlara tam uyum sağlanması ve yatırımcı güveninin pekiştirilmesi açısından IMF’nin bu uyarılarının ekonomi yönetimi tarafından nasıl ele alınacağı yakından takip edilecek.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

Bir Yorum Yazın