29 Ekim 2026, Perşembe
Haber

Astor Enerji’nin Sincan Fabrikasında İşçilere Çipli Takip Skandalı

📰 KAPSAMLI RAPOR

ANKARA — Transformatör ve anahtarlama ürünleri sektörünün öncülerinden Astor Enerji’nin Ankara Sincan’daki üretim tesislerinde çalışan işçilerin, mesai saatleri boyunca konum ve hareket bilgilerini anlık olarak takip eden cihazlar taşımaya zorlandığı ortaya çıktı. Yaklaşık üç ay önce kademeli olarak hayata geçirilen ve “çip” olarak adlandırılan kart biçimindeki bu elektronik takip sistemi, fabrikada yoğun bir üretim baskısı ve huzursuzluk yaratırken, çalışanlar temel insani ihtiyaçlarını gidermekte dahi zorlandıklarını ifade ediyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • Ankara Sincan’daki Astor Enerji fabrikasında işçilere boyunlarında taşımaları için konum ve hareket takip cihazları verilmeye başlandı.
  • İşçilere uygulamanın afet ve acil durumlarda güvenlik amacıyla başlatıldığı söylenirken, kartlar lavabo ve dinlenme alanlarına giderken bile çıkarılamıyor.
  • Çalışanlar, kameralı izleme sistemine eklenen bu elektronik takibin GPS işlevi gördüğünü ve gelecekte performans değerlendirmelerinde kullanılmasından endişe duyduklarını belirtiyor.
  • Üretim baskısının ve denetimlerin artmasıyla birlikte fabrikada çalışanların tuvalet ihtiyaçlarını giderme sıklığının dahi azaldığı vurgulanıyor.

Sincan Fabrikasında Üç Ay Önce Başlayan Elektronik Takip Uygulaması

Türkiye’nin önde gelen enerji ve transformatör üreticileri arasında yer alan Astor Enerji’nin Ankara Sincan’da faaliyet gösteren dev üretim tesislerinde, çalışma koşullarını doğrudan etkileyen yeni ve tartışmalı bir denetim mekanizması devreye sokuldu. Şirket bünyesinde mesailerini sürdüren fabrika işçileri, bir süredir boyunlarına takmak zorunda kaldıkları takip cihazlarıyla vardiyalarını tamamlamak zorunda kalıyor. Çalışanların aktardığı bilgilere göre, “çip” olarak tabir edilen kart biçimindeki bu cihazlar fabrikanın tüm üretim bölümlerinde aynı anda ve tek seferde uygulamaya konulmadı. Yaklaşık üç ay önce pilot olarak başlatıldığı belirtilen bu sistem, zaman içinde bölüm bölüm yaygınlaştırıldı. Bazı üretim hatlarında cihazların yaklaşık bir aydır kullanımda olduğu, kimi departmanlarda ise bu sürenin çok daha kısa olduğu ifade ediliyor. İşçilerin anlattığına göre, yönetim tarafından dağıtılan bu cihazlar mesai saatlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirildi.

‘Afet ve Güvenlik’ Gerekçesiyle Dağıtılan Cihazlar Boyundan Çıkarılamıyor

Şirket yönetiminin işçilere bu cihazları dağıtırken resmi bir gerekçe sunduğu, ancak bu gerekçenin sahadaki uygulamayla çeliştiği belirtiliyor. Güvenliğinin açıklanmasını istemeyen Astor işçilerinden biri, cihazların ilk dağıtıldığı gün kendilerine uygulamanın tamamen güvenlik amacıyla başlatıldığının aktarıldığını dile getiriyor. Yönetim kanadından kendilerine yapılan açıklamada, “Başınıza bir şey gelirse burada bir buton var, basıyorsunuz. Size ulaşmamız böyle daha kolay olsun afet durumlarında” denildiğini aktaran işçi, ancak pratikte durumun çok farklı işlediğini vurguluyor. Cihazların mesai boyunca kesintisiz olarak çalışanların üzerinde bulunması zorunlu tutuluyor. İşçi, lavaboya ya da dinlenme alanına giderken dahi bu cihazları üzerlerinden bırakamadıklarını şu sözlerle ifade ediyor: “Boynumuza asıyoruz, bırakamıyoruz. Mesai bitene kadar üstünde taşıyacaksın. İster boynuna tak ister cebine koy. Direkt senin hareketini algılıyor yani.”

Kamera Sistemlerinin Ardından GPS Mantığıyla Sıkı Denetim Başladı

Çalışanlar, üzerlerinde taşımak zorunda kaldıkları bu cihazların tam olarak hangi verileri topladığı konusunda kendilerine herhangi ayrıntılı ve şeffaf bir bilgilendirme yapılmadığını özellikle vurguluyor. Cihazın teknik özelliklerini ve kapsamını kendi imkânlarıyla araştırmak zorunda kalan işçiler, fabrikada halihazırda var olan denetim mekanizmalarının bu hamleyle bir üst seviyeye taşındığını düşünüyor. Fabrikada daha önce hem kameralarla hem de yöneticiler aracılığıyla fiziki bir denetim yapıldığını hatırlatan çalışanlar, bu sisteme elektronik takibin de eklenmesiyle durumun adeta bir GPS takibine dönüştüğünü belirtiyor. “Nereye gidersen peşinde yani” diyen işçiler, mahremiyet sınırlarının zorlandığına dikkat çekiyor. Öte yandan, sistem üzerinden anlık olarak herhangi bir çalışma arkadaşına doğrudan ve açık bir uyarı yapıldığına henüz tanık olmadığını belirten işçiler, asıl kaygının ilerleyen süreçte yaşanacaklar olduğuna işaret ediyor.

Gelişmeler ve Beklentiler

İşçilerin en temel endişesi, bu elektronik takip sisteminden elde edilen anlık verilerin ilerleyen dönemde performans ve ücret değerlendirmelerinde bir baskı unsuru olarak kullanılacak olması. Henüz açıktan yapılan bir uyarı bulunmadığını belirten çalışanlar, “Zam zamanında performans değerlendirmesi yapacaklar bunların üzerinden” diyerek tedirginliklerini dile getiriyor. Üzerlerindeki yoğun üretim baskısının ve aralıksız denetimin bir sonucu olarak fabrikadaki insani koşulların da olumsuz etkilendiğine dikkat çeken bir işçi, durumun vahametini şu çarpıcı cümleyle özetliyor: “İnsanlar artık daha az tuvalete gidiyor.” Mola ve dinlenme sürelerinde dahi yakalarından düşmeyen bu cihazların hukuki boyutu ve çalışma psikolojisi üzerindeki kalıcı etkileri merakla beklenirken, resmi kurumların ve sendikaların bu hak ihlali iddialarına karşın nasıl bir adım atacağı kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Kaynak: Evrensel

Bir Yorum Yazın