TAHRAN — İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin müzakere masasını hiçbir zaman terk etmediğini vurgulayarak, Washington yönetimini tek taraflı taleplerinde ısrar etmekle ve bunları dayatmaya çalışmakla suçladı.
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya’nın ARD televizyonuna yaptığı açıklamalarda ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını sert bir dille eleştirdi.
- Bekayi, İran’ın İngiltere’deki hava üslerine yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen operasyonlarla hiçbir ilgisinin bulunmadığını net bir şekilde ifade etti.
- Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunlarının nedeninin Tahran olmadığını savunan Bekayi, bu stratejik su yolunun ABD ve İsrail tarafından kötüye kullanıldığını belirtti.
- İran’ın toprak bütünlüğünü, ulusal güvenliğini ve halkını korumak için gerekli tedbirleri almaktan başka seçeneği olmadığını kaydeden Bekayi, yasa dışı tutumların sürmesi halinde adımların atılacağını yineledi.
İran Müzakere Masasında mı? ABD’nin Tutumu Ne?
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Almanya’nın tanınmış medya kuruluşlarından ARD televizyonuna verdiği özel demeçte, ülkesinin dış politikası ve uluslararası müzakerelere yaklaşımı hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. Bekayi, son dönemde artan diplomatik ve askeri gerilimlerin gölgesinde, İran’ın müzakere masasını hiçbir şekilde terk etmediğini ve diyalog kapısını açık tuttuğunu özellikle belirtti. Ancak Tahran yönetiminin masada olmasındaki en büyük engelin Washington’ın tavrı olduğunu dile getiren Sözcü Bekayi, ‘Sorun, ABD’nin tek taraflı taleplerinde ısrar etmesi ve bunları karşı tarafa dayatmaya çalışmasıdır’ diyerek asıl krizin kaynağına işaret etti. Bağımsız gazetecilik perspektifiyle ve uluslararası ilişkiler uzmanlarının yakından takip ettiği bu açıklamalar, Tahran-Washington hattındaki diplomatik tıkanıklığın temel nedeninin ABD’nin dayatmacı politikaları olduğu tezini bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.
İngiltere’deki Hava Üsleri ve Hürmüz Boğazı İddiaları Nelerdir?
Uluslararası basında geniş yankı uyandıran bir diğer başlık ise İngiltere’deki üslere yönelik iddialar ve stratejik su yollarının güvenliği oldu. Sözcü İsmail Bekayi, hakkındaki iddialara net bir yanıt vererek, ‘İran’ın, İngiltere’deki hava üslerine yönelik gerçekleştirildiği öne sürülen bu tür operasyonlarla hiçbir ilgisi yok’ açıklamasında bulundu. Öte yandan, küresel enerji ticareti ve deniz nakliyatı açısından hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın mevcut güvenlik durumu da mülakatın ana eksenlerinden biriydi. Hürmüz Boğazı’nın güvenli olmadığını kabul eden ancak bunun sorumlusunun kesinlikle İran olmadığını savunan Bekayi, ‘ABD ve İsrail bu su yolunu kötüye kullandı. Çünkü İran’a yönelik askeri saldırılarını ve yasa dışı, saldırgan tutumlarını sürdürmek için tüm bölgeyi kullanmaya devam ediyorlar’ değerlendirmesinde bulundu. Bu ifadeler, bölgedeki askeri hareketliliğin ve stratejik geçiş noktalarındaki denetim mücadelesinin ne denli büyük bir gerilim yarattığını gözler önüne serdi.
Gelişmeler ve Beklentiler
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin açıklamaları, Tahran yönetiminin bölgedeki askeri ve siyasi baskılara karşı ulusal güvenlik reflekslerini en üst seviyede tutacağını açıkça ortaya koydu. Bekayi, söz konusu yasa dışı ve saldırgan durumlar devam ettiği sürece, İran’ın toprak bütünlüğünü, ulusal güvenliğini ve halkını korumak için gerekli tüm tedbirleri almaktan başka seçeneğinin kalmadığını kaydetti. İlerleyen süreçte ABD ve İsrail’in bölgedeki tutumlarına karşılık İran’ın alacağı diplomatik ve operasyonel kararların, uluslararası diplomasi trafiğini ve Orta Doğu’daki güç dengelerini doğrudan şekillendirmesi bekleniyor.
Kaynak: BirGün Manşet