30 Ekim 2026, Cuma
Haber

30 Yıllık Tutsak Kenan Altun’dan İktimara Çağrı: Oyalama Politikasına Son Verilmeli

🔍 DERİNLEMESİNE ANALİZ

İSTANBUL — 30 yılın ardından Maltepe 1 No’lu L Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen Kenan Altun, ANF’ye yaptığı değerlendirmelerde cezaevlerindeki uygulamaların sürece yönelik endişeleri artırdığını belirterek, iktidarın oyalama politikasına derhal son vermesi ve hızlı, güven verici adımlar atması gerektiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar:

  • 30 yıllık mahkumiyetin ardından Maltepe 1 No’lu L Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen Kenan Altun, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin halkta büyük bir coşku yarattığını ifade etti.
  • Cezaevlerindeki uygulamaların sürece dair kaygıları artırdığını belirten Altun, 84 yaşındaki Ali Rıza Yurtdaş örneği üzerinden Adli Tıp raporlarının ve infaz yakmaların keyfi bir nitelik taşıdığına dikkat çekti.
  • Binlerce tutsağın kaderinin cezaevlerinde oluşturulan ‘küçücük Milli Güvenlik Kurulları’ niteliğindeki keyfi kurulların kararlarına terk edildiğini belirterek acil çözüm çağrısında bulundu.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve Cezaevlerinin Rolü

Uzun yıllara yayılan cezaevi koşullarının ardından özgürlüğüne kavuşan Kenan Altun, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin toplumsal tabanda yarattığı devasa coşkuya dikkat çekti. Tutsakların da bu süreci son derece güçlü ve kararlı bir şekilde sahiplendiğini belirten Altun, Kürt halkının barış ve çözüm iradesine sahip çıktığını net bir şekilde ifade etti. Ancak bu toplumsal sahiplenmeye karşılık iktidarın sergilediği bazı yaklaşımların ve uygulamaların halkta ciddi kaygılara yol açtığını dile getirdi. Özellikle cezaevlerindeki mevcut tablonun, sürecin geleceğine dair duyulan endişeleri daha da tırmandırdığına işaret eden Altun, demokratik çözüm sürecinin selameti açısından cezaevlerindeki durumun ve infaz rejiminin hayati bir önem taşıdığını vurguladı.

Cezaevlerindeki Hak İhlalleri ve Keyfi İdare Kararları

Cezaevlerindeki uygulamaların yarattığı açmazlara dikkat çeken Kenan Altun, yaşananları şu çarpıcı sözlerle özetledi: “Hakikaten anlam vermek ve bunu halkımıza anlatmak kolay değil. Özellikle uzun yıllardır cezaevinde kalan tutsak arkadaşlar, yaşlı arkadaşlarımız hepimizi oldukça zorluyor. Örneğin, geldiğim cezaevinde Ali Rıza Yurtdaş bir örnek. 84 yaşında. Bu süreçte kaç kez Adli Tıp’a çıkmasına rağmen, raporları olmasına rağmen adeta keyfi bir şekilde ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verildi. Bu sadece bir örnek. Buna benzer birçok örnek var. Hasta arkadaşların dışında, ister beş yıl ister on yıl, en sonunda otuz yılın üzerinde yatan arkadaşlarımız var. Hiçbir neden, hiçbir mantıklı gerekçe olmadan, keyfi bir şekilde idarelerin, kurulların kararına bırakılmış gibi.” Bu durumun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Altun, infaz yakma ve tahliyeleri geciktirme politikalarının sistemli bir hâl aldığını ifade etti.

İnfaz Yakmalar ve ‘Küçücük Milli Güvenlik Kurulları’ Krizi

Hukuk sisteminin ve cezaevi idarelerinin mevcut yapısını eleştiren Kenan Altun, binlerce mahkumun geleceğinin belirsizliğe mahkum edildiğini belirtti. Altun, eleştirilerini şu sözlerle derinleştirdi: “Yani bugün ‘çözüm süreci’ nasıl Milli Güvenlik Kurulu açısından böyle bir karar mekanizmanın arasında kalmışsa binlerce arkadaşımızın kaderi, özgürlüğü de cezaevinde oluşturulan, ‘küçücük Milli Güvenlik Kurulları’ olarak adlandırabileceğimiz keyfi kurulların kararlarına bırakılmış durumdadır. Hakikaten halkımızda, çevremizde büyük bir endişeye ve tepkiye yol açmaktadır.” Bu idari kurulların yasaların ve evrensel hukukun ötesinde bir yetkiyle donatılarak tahliyeleri engellediğini belirten Altun, bu mekanizmaların tasfiye edilmesi gerektiğini kaydetti.

Gelişmeler ve Beklentiler

30 yıllık cezaevi mücadelesinin ardından tahliye edilen Kenan Altun’un aktardığı bu kritik gözlemler, Türkiye’deki infaz rejimi ve barış süreçlerinin hukuki altyapısı üzerine önemli bir tartışma alanı açmaktadır. Önümüzdeki dönemde siyasi iktidarın cezaevlerindeki hak ihlalleri ve yaşlı/hasta tutsakların durumu konusunda atacağı somut adımlar, toplumsal barışın ve güven ortamının tesis edilmesinde belirleyici bir eşik olarak durmaktadır.

Kaynak: ANF Türkçe

Bir Yorum Yazın